REFİKİM
“Evvel refik, badel tarik.”
(Önce yol arkadaşı, sonra yol)
Arapça kökenli “refik” kelimesi; aynı yolu paylaşan, dertte, sevinçte ve zorluklarda yan yana olan, kader ortaklığı eden kişi anlamındadır. Hayat yolculuğunda bizimle birlikte yürüyen, dost olan destek veren, aynı hedefe yürüdüğümüz kişiler refiklerimizdir.
Bizim refiklerimiz kimler? Sık sık kendimize sormamız gereken sorulardan…
Doğduğumuz andan itibaren, bizi büyüten, her zaman yanımızda maddi ve manevi ihtiyaçlarımızı karşılayan anamız, babamız, kardeşlerimiz yani ailemiz. Kendisinde huzur bulduğumuz göz aydınlığımız eşimiz, dünya meyvelerimiz yavrularımız çocuklarımız hayatımızdaki birinci derece refiklerimizdir. Aile bu hayattaki en büyük zenginliğimizdir. Dünyadaki en güvenli yer ailemizin yanıdır. Aile, sevginin, şefkatin ve anlayışın en yoğun yaşandığı yerdir. Hayatta karşılaştığımız her zorlukta yanımızda olan, sevinçlerimizi ve üzüntülerimizi paylaştığımız en değerli hazinemizdir. Satılık Adam kitabında rahmetli Bülent Akyürek ne güzel ifade etmiş; Seni bekleyecek, özleyecek, kapıda karşılayacak birisi yoksa yanında, yaşadığını söylemek gerçekten çok saçma…
Hz. Hatice gibi bir eşi – refiki olan Hz. Peygamber(sav) in ümmeti olmak ne güzel bir şey. İlk vahiy geldiğinde ‘Korkma Allah seni utandırmaz, sen doğruyu söyler, akrabalarını gözetir, yoksullara yardım edersin’ diyerek eşini teselli eden, malını son kuruşuna kadar İslam davası için harcayan, en zor günlerinde ona daima destek olan bir eş en güzel refik değil midir?
‘Görünce mutlu olduğun insanlar vardır, onlar ne güzeldir’ sözü de arkadaşlarımız, can dostlarımız için söylenmiştir. Dostları olmalı insanın; Samimi, yüreği güzel, yoluna ışık tutabilen. Arkadaşları olmalı insanın; iyiliğe yöneltebilecek, hayatımıza anlam katabilecek, güvenebileceğimiz ve yanında rahat hissedebileceğimiz…
Hz. Peygamber(sav) in ‘Bana malı ve arkadaşlığı hususunda en güvenilir kişi Ebubekir’dir. İnsanları hakka davet ettiğim zaman herkes tereddüt etti, ama Ebubekir hemen kabul etti’ dediği dostunda da bizim için ne güzel bir örneklik vardır.
Arkadaşlıklar, insanların kişiliğini, itibarını ve yaşam kalitesini doğrudan etkiler. Doğru arkadaş seçimi hayatı kolaylaştırıp başarıya ulaştırırken, yanlış seçimler pek çok olumsuzluğun yaşanmasına yol açabilir. Hayırlı dost ve arkadaşlar, insanın dünyadaki en güzel nasibidir. Hayra çağıran arkadaşlarımızın olması, inşallah bizim ahirette de en güzel makamlara ulaşmamıza vesile olur. Peygamber Efendimiz (sav) “Kişi dostunun dini üzeredir. Bu yüzden her biriniz, kiminle dostluk ettiğine dikkat etsin.” (Tirmizî, Zühd, 45) buyurmuştur.
’Kim Allah’a ve peygambere itaat ederse işte onlar, Allah’ın kendilerine lütuflarda bulunduğu peygamberler, sıddıklar, şehidler ve sâlih kişilerle beraberdirler; bunlar ne güzel arkadaşlardır! (Nisa suresi 69. Ayet)
Peygamber Efendimizin (s.a.v.) vefat etmeden önceki son sözü, Hz. Âişe (r.anha) validemizin kucağında, “Allah’ım, beni affet, bana merhamet et ve beni Refîk-i Âlâ’ya (en yüce dosta/makama) kavuştur” şeklinde olmuştur. Bu sözle birlikte “maa’r-refîkil-a’lâ” (en yüce dosta) diyerek ruhunu teslim etmiştir.
Rabbim bizlere de dünya da hayırlı refikler nasip eylesin.
Ahirette de Refîk-i Âlâ’ya kavuştursun.