SOSYOLOJİK SİYER-Ömer Faruk Özcan –Rasulullah’ın İzinde Hikmeti Aramak

SOSYOLOJİK SİYER-Ömer Faruk Özcan –Rasulullah’ın İzinde Hikmeti Aramak

Allah’ın “en güzel şekilde yarattığı” varlık olan insan, kendisini terbiye eden Rabbinin yolundan ayrılmasın diye Allah (cc) yeryüzünde elçiler görevlendirmiştir.

Bu ilahi görevin son temsilcisi Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’dir.

İslam’ı yaşamamız için hem teorik hem de pratik olarak bizlere örnek olan “son elçi” bize öyle güzel kavramlar öğretmiş ki hayatımız o güzel kavramlarla renkleniyor.

Hikmet’e Hikmetle Bakmak

İslam’ın önemli kavramlarından bir tanesi de hikmettir.

İslam alimleri, hikmet için çeşitli tarifler yapmışlardır. Fakat çoğunluğun üzerinde ittifak ettiği tarif şudur: “Hikmet, faydalı ilim ve salih ameldir.” (Elmalılı M. Hamdi Yazır, Hak dini Kur’an Dili, I, 915).

Altı harfli bir kelimeden ötedir hikmet kavramı.

Neredeyse hayatın tamamını kapsayacak kadar özel bir kavramdır hikmet.

Ama çok çok iyi kavranması gereken de bir kelime.

İlimsiz yapılan amel, faydalı da olsa hikmet olamayacağı gibi, amelsiz olan, tatbik edilmeyen ilim de ne kadar cazip görünürse görünsün hikmet ismini almaz.

Hikmeti; nazari hikmet ve ameli hikmet olmak üzere ikiye ayıranlar da olmuştur.

Nazari hikmet; kâinatta cereyan eden ilahi kanunları (sünnetullah, tabiat kanunları değil de tabiata ait Allah’ın takdir edip var ettiği kanunlar) tefekkür ve muhakeme etmek yoluyla elde edilir. Kâinat, akıl sahipleri için bir kitaptır, şuurlu kimseleri hayretlere sevk eden hikmetlerle dolu bir kitaptır.

Bazı alimlere göre hikmet, Kur’an-ı Kerim’de dört manada kullanılmıştır:

1. Kur’an’ın nasihatleri: “Allah’ın üzerinizdeki nimetini ve size öğüt vermek için indirdiği kitabı (Kur’an-ı) ve Kur’an’daki hikmeti düşünün …” (el-Bakara, 2/231). Bu ayetteki hikmet, nasihat ve öğüt manasındadır. Bu manayı ayetin siyak ve sibakından anlamaktayız.

2. İnce anlayış ve ilim. Lokman suresinin 12. ayetinde şöyle buyuruluyor: “And olsun biz, Lokman’a hikmet verdik.” Yani ince anlayış ve ilim verdik.

3. Nübüvvet-Peygamberlik. Bakara Suresinin 251. ayetinde şöyle buyurulmaktadır: “Allah (c.c) Davud’a saltanat ve hikmet verdi.” Bu ayetteki “hikmet” Peygamberlik manasındadır.

4. Kur’an’ın incelikleri ve sırları: “Allah hikmeti, kime dilerse ona verir. Kime de hikmet verilirse muhakkak ki ona çok hayır verilmiştir” (el-Bakara, 2/269).

“İnsanları Rabbinin yoluna hikmetle, güzel öğütle davet et.” (en-Nahl, 16/125).

Meallerini arz ettiğimiz ayetlerdeki hikmet kelimesi Kur’an’ın incelikleri ve sırları manasınadır denilmiştir (Muhammed H. Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, I, 928).

Farklı Yönleri ile Hikmet

Bazı İslam bilginleri, akıl gücünün vasat (itidal) mertebesine de hikmet demiştir. Bu noktada hikmeti şöyle tarif etmişlerdir: “Hakkı hak bilip ona uymak, batılı batıl bilip ondan sakınmak.”

Kur’an-ı Kerim’in bazı ayetlerinde geçen hikmet kelimesini müfessirler sünnet olarak tefsir etmişlerdir. Mesela: Âl-i İmran suresinin 164. ayetindeki: “Kitap ve hikmeti onlara öğretir…” Kitaptan maksat Kur’an, hikmetten maksat da sünnettir (bk. Kadı Beydavi ve Celaleyn Tefsirleri).

Rasulullah’ın Hikmetle İlgili Hadisleri

“Hikmet, müminin yitiğidir (kayıp malıdır). Onu nerede bulursa alır.” (Tirmizî, İlim, 19). Bu hadis bizlere son derece önemli bir işimizi öğretiyor. Gayret sarf ederek yitiğimize ulaşıp, insanlık için hizmete koyulmamız gerekir.

“Hikmetin başı Allah korkusudur.” (Tirmizî; Feyzu’l-Kadir, 3/ 574; Beyhakî; Deylemî; Keşfu’l Hafâ, 1/421; İbn Merduyeh; İbn Kesir, 1/242). Müslümanın gayesi Allah ve rızası olduğu için takva da her işinde olmazsa olmazıdır.

“Yalnız iki kişiye hased (gıpta) edilebilir: Bir adam ki Allah kendisine hikmet vermiştir, o adam bu hikmet gereğince hareket ediyor ve bunu başkalarına da öğretiyor ve bir adam ki Allah kendisine mal vermiştir, o da malı Hak yolunda infâka/harcamaya koyulmuştur.” (Müslim, Salâtu’l-Müsâfirîn 47, hadis no: 267, -815-; Buhârî, İlim 15).

İlim ve hikmeti anlamak, bizi hayatta güçlü kılacak kavramları da anlamayı kolay kılacaktır.

İbn Abbâs (r. anhümâ) anlatıyor: “Rasûlullah (s.a.s.) beni göğsüne bastırdı ve ‘Allah’ım, (bunu dinde fakih kıl,) buna hikmeti ve Kitab’ın te’vilini öğret!’ dedi.” (Buhârî, Fezâilu’l-Ashâb 24).

Kendimiz ilim ve hikmetin peşinden koşup, evlatlarımıza da bu yolda gayret etmeyi öğretmeliyiz.

Hayata Allah ve Rasulünün bak dediği yerden bakmak ve gör dediği gibi görmek bizi ebedi saadete eriştirecek adımların mühimlerinden olacaktır.

Rabbimiz hikmeti anlayanlardan eylesin. Amin.

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.