MAVERADAN MACERAYA-Hamdi Öz – Sürme Kalemi ile Divan Yazılmaz
Doğum günü anısına kaleme aldığım makalemi okuma zevkinize arz ediyorum.
Akıl, kalem ve cevher aynıdır. İman ve hikmet nimetinden yoksun çıplak akıl ve bilim yoluyla icat edilmiş adına teori denilen bazı yalanlar vardır. Mesela; yazının Sümerler tarafından icat edildiği gibi. Gerçek şu ki; ilk insan ve ilk peygamber Hz. Âdem cahil değildir. O vahiy ile donatılmış, yazılımı bütün eşyanın isimleri ile kodlanmış yeryüzünün halifesidir. Ebul Beşer Âdem (as)’a 10 sahife ilahi kitap indirilmiş ve o şeriat üzerine oğullarına hükmetmiştir. Eğer Âdem (as) kalem oynatmayı ve okuma yazmayı bilmeseydi sade çivi yazısıyla evlatlarını nasıl irşat edebilirdi?
İlkokul yıllarında bize öğretilen Taş Devri’nin insanları Âdem ve Havva’nın yarı çıplak resimleri ile tanıtılmıştı. Geçenlerde dünyayı yönetmeye çalışan yaşlı kovboy da İran’a Taş Devri yaşatacağını söyleyerek 5000 yıllık bir medeniyetin üzerine kurulan devlet özelinde bütün köyü tehdit etmişti. Hürmüz’ün Kör-Fez Seyyidleri suspus olsa da Pakistan Devlet Başkanı Şahbaz Şerif, İkinci Sadabad Paktı’nı dünyaya ilan etti. Bir tütün sarımı müddetince ateşkes ilan edildi. Çakar çakmaz çakan çakmaklar yanacak mı? Kader ne der, peder ne der bakacağız! Vaziyet misket bombaları ile karışık havai fişek atışlarını, füze rampaları ile harabeye çevrilmiş hayalet şehirlerin korku dolu sokaklarını, izli mermilerin yağmurunda ıslanan çocukların feryatlarını, saçları ve başları ağarmış anaların ağıtlarını izlemeye devam edeceğiz maazallah! Ya da Haydutların Kızıldeniz sahillerinde denize nazır mezarlıklara törenle defnedildikleri günü yahut köpek balıklarına yem oldukları anı göreceğiz inşallah!
Kur’an-ı Kerim’in 68. kalesi Kalem Suresinin giriş kodu olan “Nun” harfi; balık, hokka ve mürekkep anlamındadır. Surede Hz. Muhammed Mustafa’ya vahyedilen Kur’an ayetlerinin etkileyici davet ve üslubu karşısında ezilen Velid bin Muğire vb. bazı müşriklerin inatçı bir tavırla ona mecnun/deli-divane demeleri kınanmıştır. Hatta haklarında sayılan on tane kötü sıfattan birisinde damgalı soysuz oldukları ifşa edilmiştir. Allah Teâlâ, surenin başında dikkat çekmek için nurdan yarattığı ilk nesne olan kaleme ve kalemle yazılan ilahi kelam üzerine yemin eder. Bu yemin Allah’ın okuyup öğrenmeye, bilime ve yazılı kültüre geçmeye çok önem verdiğinin bir göstergesidir.
İnsana bilmediğini kalemle öğreten Allah; ilahi ilmin sonsuzluğunu yeryüzündeki ağaçların kesilerek kalem, denizlerin de yedi kat artırılarak mürekkep olmasının yetersiz geleceğini belirtir. Kur’an-ı Kerim’de İsrailoğullarından hangisinin Hz. Meryem’i himayesi altına alacağını belirlemek için kura çekildiği, kalemlerinin suya atılması sonucu Hz. Zekeriya’nın kaleminin su yüzünde kalması sonucu onu mabedin mihrabında ağırladığı anlatılmıştır.
Kalem, düşünce ve tecrübe paylaşımında önemli bir etken ve araçtır. Kalem sayesinde yayılan ilim ve irfan ile fert ve toplum aydınlanır. Kültür ve medeniyeti imar etmek için kaleme ihtiyaç vardır. Bugünün kalemi bilgisayar tuşlarıdır. Yeryüzünde kâğıdın icat edildiği ülkeye işaret eden Peygamberimiz; “ilim Müslümanın yitik malıdır, Çin’de de olsa gidiniz, alınız!” buyurmuştur.
Kalem Suresinin son iki ayeti isabetü’l aynin tesirinde kalan müminler için okunması bir şifa kaynağıdır. Nazar haktır, vefk de haktır. Bakmadan bakmaya fark vardır. Kimi rahmet ve meveddet nazarıyla, kimi de şehvet veya nefret amacıyla bakar. Zira; kalemin göze kelamın gönüle tesiri vardır. Şom ağızdan çıkan iki laf bir büyü yerine geçer.
Psikolojik ve psikiyatrik rahatsızlık geçiren müminler nazardan korunmak için şifa ayetlerini okumalı ve Allah’ın hıfz-ı emanına sığınmalıdır. Değilse nazar adamı cendereye deveyi tencereye sokar. Nazar ile devenin üstündeki hacıyı kuduz dalar. Mezarlıklarda medfun olanların üçte ikisi ölüm sebebi nazar ile ordadır.
Arapça “ka-le-me” mazi fiilinden ismi alet olan kalem; ucu yontularak bir miktar kesilmek suretiyle yazı yazmaya elverişli hale getirilen araçtır. Ney ile aynı kadere sahip olan kalemin ilk icadı sulak Hint kamışından olmuştur. Kalemi neyden ayıran fark kalemin üzerinde alttan ve üstten delikleri yoktur. Kalem el ve dil ile yazar, ney ise nefes ile ses verir. Kalem isterse adamı asar veya gerekirse Mısır’a sultan eder. Ney ise mey ile karışırsa kişiyi keder ile heder eder. Bulunmaz Hind kumaşı gibi ucu kesik Hind kalemleri de meşhurdur. Bugün bile Hindistan’ın yapay zekâ, bilgisayar yazılım ve donanımında geldiği mevzi yadsınamaz.
Kalem deyince akla kâğıt, hokka, divit ve hat gelir. Güzel yazı yazma sanatına hat denir. Kalem güzeli hat eserleri yazan sanat erbabına hattat denir. Eğer bu yazı bir kitabe ve hece taşı üzerine çekiç ucu ve keski ile yazılırsa hak adını alır. Yani hat başka hak başkadır. Hattat ile hakkak aynı değildir.Barış Manço “su üstüne yazı yazsan kalır mı?” diye boşuna sormamıştır. Hülasa; taşa yazı yazmak kâğıda yazmaktan zordur. Taşın çopurunu okumak derin bir ilmin semeresidir. Nasreddin Hoca, eline tutuşturulan Farsça bir metni okumakta zorlanınca “Bir de Hocasın!” diye itham edilince kavuğunu muhatabının başına geçirmiş, “Keramet bu kavukta ise buyur sen oku!” diyerek dersini vermiştir. İslam hat sanatında aklam-ı sitte denilen şeş kalem; rika, tevki, muhakkak, reyhani, sülüs ve nesih hatlarıdır. Camilerimiz bu hüsn-ü hat örnekleri ile tezyin edilir. Kur’an en güzel İstanbul’da yazılmıştır.
Vatan sevdası ile yanıp tutuşan şairler ciğerlerinden kalemlerine kan çekerek yazar. Kalem odası resmi evrak odasıdır. Peygamber Efendimiz miracında mukarreb meleklerin yazılarının sesini duyduğunu haber vermiştir. Dönemin şairi Hasan bin Sabit’e münkirlere karşı köşesinde reddiyeler yazmasını istemiştir. Kalemdar olanlar kalender olmuştur. Kalem oynatmak, resmi evrak üzerinde sahtecilik yapmak suçtur. İdam kararı veren hâkim kalemini kırmıştır. Hak ve hakikat üzere yazmayan kalem neye yarar? Kimse kimsenin kalem kaşına aşık değildir.
Kalem kutusundaki her kalem aynı değildir. Renklisi, pasteli, kopyalı, tükenmezi, dolması, hatırası vardır. En etkilisi kurşun kalemdir. Sürme kalemi ile divan yazılmaz. Müslümanın harcama kaleminde israf olmaz. Kalemtıraş kalem pilini açmaz. Muska kalemi ile kalem aşısı yapılmaz. Bağın yaprağı kütükten üzümü kalemden toplanır. Kalemin ucu kılıcın ucundan keskindir. Kalem erbabı hacegan, kılıç kuşanan seyfiye sınıfından üstündür. Alimin mürekkebi şehidin kanına eş değerdir. Maşaallah gençler kalem gibi dizilmişler, kışlanın okulun ve caminin bahçesinde halay çekiyorlar, ilahi ve kaside okuyorlar. Al eline kalemi yaz Allah’ın adını. Çekmeyenler ne bilsin zikrullah’ın tadını. Aman hu illa hu gani gani gani Mevla’m hu!
Kul azar Hak yazar. Allah yazmadıkça hiçbir kişi ya da devlet başka bir toplum ve ülkeye zarar veya fayda veremez. Hepsi de kudret kaleminin yazgısıdır. Yaşanılan bunca musibet, savaş, acı ve zulmün hepsi de hak edilmişliğin bir cezası değildir. İmtihanın bir parçasıdır. Bunun yazılısı var, sözlüsü var uygulaması var, özel yeteneği vardır. Torpil bunun neresindedir? Uyanıncaya kadar uyuyandan, ergenlik çağına kadar çocuktan, akıllanıncaya kadar bunaktan, uğradığı musibetten kurtuluncaya kadar mazlumdan kalem kaldırılmıştır.
Allah’ım bizi Saidler divanına yaz!