SEYAHATNAME–Ahmet Belada – Sabah Harem Gündüz İrşad Akşam Kâbe

Bugün de günümüz gecenin üçünde başladı. Buraya ibadet maksadıyla geldiğimden, her anı en iyi şekilde değerlendirmek istiyorum.
Bugünkü sohbetimi Diyarbakır kafilesine yapacağım. Okuyucu olarak da okul arkadaşım, Düzce Kız İmam-Hatip Lisesi Müdürü Zekeriya Güzeldal. Zekeriya hocayı, ikizi Ali’den ayıran tek özelliği sakalıydı. Zekeriya hoca da sakal bırakınca ayırt etmek epeyce zorlaştı. Nitekim değerli dostum Mustafa Karataş her iki kardeşin fotoğrafını WhatsApp grubumuza koyarak sormuş; hangisi Zekeriya, hangisi Ali diye. O kadar birbirlerine benziyorlar.
Zekeriya hoca, konuşmasından önce okuduğu Kur’an ve söylediği ilahilerle dinleyicileri manen epeyce etkiledi. Böyle bir atmosferde konuşmak da bir ayrı oluyor. Bizde hacı adayı kardeşlerimize dilimiz döndüğünce Mekke’nin güzelliklerinden ve Haccın menasiklerinden bahsetmeye çalıştım.
Görevden geldikten hemen sonra Harem’e gittim. Gittim diyorum, zira eşimi yanıma alamadım. Çünkü her fırsatta o derhal Kâbe’ye gidiyor. Sohbetten geldiğimde zaten o yoktu. Çoktan gitmiş.
Daha önce kısık sesle de olsa şöyle bir şey duymuştum; “Fetva ve İrşad ekibinden olanlar hanımlarını getirdiklerinde görevlerini ihmal ediyorlar.” Eşime bundan bahsetmiştim. Bunu bildiğinden yapacağım faaliyetler engellenir düşüncesiyle benden ekstra bir talepte bulunmadı. Kendilerine çok teşekkür ediyorum. Zaten geldiği günden gideceği güne kadar Mekke’de Harem’den, Medine’de Ravza’dan çıkmamaya çalıştı. Hep ibadetle meşgul oldu.
Otelimize bugün bir konuğumuz geldi. Yeğenimiz Meryem. Meryem, kayınbiraderimin kızı. Türkiye Finans’ta çalışıyor. Finans’ın Arabistanlı büyük ortağı tarafından alınan özel vizeyle geldi. Bundan böyle halasıyla sık sık görüşecek olan Meryem, kendi çocuklarımızdan birisi gibidir.
Gündüzün dışında bugün Kâbe’ye gece saat onda gittim. Çanakkale müftümüzün imametinde kıldığımız yatsı namazının akabinde gene onun delaletiyle yaptığımız tavafı bitirip otele geldiğimizde saat biri gösteriyordu.
Bugün de sabah ve akşam günlük rutinimizi yerine getirdik. Yani sabah Harem’e, gündüz irşada, akşam da gene Kâbe’ye giderek vazifelerimizi ifa ettik.
Başkanımızın dün akşam itibarıyla Medine’den Mekke’ye geldiğini öğrendim. Onunla gelen değerli kardeşim Mustafa Karataş, değerli hocam Hüsrev Subaşı ve Zekeriya Güzeldal’la birlikte kahvaltı eşliğinde muhabbet ettik.


Hüsrev Subaşı, Mustafa Karataş, Zekeriya Güzeldal
Akşam da aynı ekiple Diyanet İşleri Başkanı ve sınıf arkadaşımız Ali Erbaş’ı ziyarete gittik. Ataşeliğe gitmişken Hac ve Umre işlerine bakan başkan yardımcısıyla birlikte Hac Umre Hizmetleri Genel Müdürü’nü de ziyaret ettik.
Ekonomik Savaş
10 Ağustos, ABD’nin Türkiye’ye başlattığı ekonomik savaş! Her ne kadar fazla haber dinlemesek de yansımalar hepimizi etkiledi. Çünkü döviz bir anda yukarı doğru çıkarken, borsa düşmeye başladı.
Tüm dünyevi gailelerden sıyrılmaya gayret edilse de doğrusunu söylemek gerekirse bu durum hepimizin keyfini kaçırdı. Zaten hükümetimiz ve memleketimiz için dua ediyorduk ama bugünden sonra dualarımızı daha bir artırdık. İnşallah bu durum çok sürmez ve kısa sürede biter.
(Epeyce devam eden ekonomik savaş, hükümetin aldığı sıkı önlemlerin ardından kontrol altına alındı. 10.11.2018 tarihi itibarıyla yaklaşık yedi liraya çıkan dolar, sekiz liraya varan avronun ardından bu tarihte dolar; beş kırk beş, avro altı on dokuz lira oldu.)
