SÖZ MEYDANI-İbrahim Çiftçi – Müslümanların İmtihanı

SÖZ MEYDANI-İbrahim Çiftçi – Müslümanların İmtihanı

2026 yılının son aylarına giriyoruz. Dünya ve Türkiye büyük belalarla baş etmeye çalışıyor. Avrupa yandı ve halen yanıyor. Yağmur, beklenmedik güç ve yoğunlukla gelince yıllardır alt yapılarının sağlamlığı ile övünen Batı ülkelerini perişan ediyor. Sıcaklıkların şiddetiyle ölenlerin sayısı binlerle ifade ediliyor. Yağmurun meydana getirdiği hasar da çok büyük. Hem aşırı sıcaklıklar hem aşırı yağmurların meydana getirdiği felaketlerin en büyük mağduru yaşlılar ve yoksullardır. Asya, Afrika ve Güney Amerika’da meydana gelen her türlü felakette garibanlar, yoksullar, yaşlılar, çocuklar, kadınlar…ölür ve büyük mağduriyet yaşarken, Batı tarafından hiç önemsenmezken, Batı ve ABD’deki afetlerden meydana gelen mağduriyetler gündemden düşmüyor.

Yani biraz önce saydığım coğrafyalarda insanın hiçbir değeri yoktur. Buna halkı Müslüman ülkeler de dahildir. Sanki analar çocuklarını ölsün diye doğuruyor. Doğurdukları ölürken analar da ölüyor. Ama kutsalların arkasına sığınan ve ölüm makinası olanlar yani kendilerinin tanrı tarafından özel yaratıldığına inanan üst kesim, ölümü kutsallarla teşvik ediyor. Bu da garibanların sığındıkları inançlarının istismarına ve sömürülmesine mazeret teşkil ediyor.

Vietnam Savaşı’ndan beri ABD hiçbir yerde tek başına savaşa girmiyor. II. Dünya Savaşı’ndan beri Batı coğrafyasında savaş yok. Ama dünyanın her yerinde savaş var ve insanlar ölüyor. Güney Amerika ülkeleri sürekli iç karışıklıklarıyla, mafya, uyuşturucu baronlarının köleleri, devletle, olmadı birbiriyle savaşırken ölenler insan, gariban, yoksul ve genç. Bu topraklar yıllarca sosyalizm uğruna savaştı. Sosyalizm masalıyla uyutuldu ve birbirlerini boğazladılar. Che Guevara, sosyalizmin sahte cennet yalanına inanarak mücadele etti, Küba’da Fidel Castro ile devrim yaptı. Ölenler, öldürülenler ise sosyalist mücadelenin önderi ve kahramanı oldu. O da öldürüldü. SSCB (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği) onu savaştırdı ve ölümüyle kutsadı, kahraman, öncü, sembol isim oldu. Nice fakir, gariban genç onun ideali uğruna öldü. Şimdi onca sosyalist devrimciden geriye bir Küba kaldı. O da can çekişiyor.

Doğu Asya’da Kuzey ve Güney Kore, Kuzey ve Güney Vietnam, Kamboçya, Laos iç savaşlar yaşayan ülkeler. Bunlar Rusya (SSCB)’nın desteklediği komünistlerle onlara karşı çıkanların grup oluşturmasıyla çok şiddetli iç savaş yaşamışlardır. Akan kan kırmızı ama hep kardeş kanı. Bu kandan beslenen iki kutup, kan içtikçe semirmiştir. Nitekim Kore iç savaşına bizim askerlerimizi de kattılar. (ABD) Dünya; bir zamanlar sosyalizm ve komünizmin kuracağı cennet düzenini kuramayınca “Özür dileriz, vadettiğimiz dünya cennetini kuramadık, gerçekleştiremedik.” dediler ve Sovyetler (SSCB) yıkıldı. Bu uğurda 70 milyon insan öldü ve bir özürle iş bitti. Bitti mi, bitmedi.

Afganistan ayrı bir alem. Rusya işgal etti. Afganlar kardeşlerine değil, Rusya’ya/süper güce karşı savaştılar. Bütün Müslümanları birleştiren ve cihad okulu olan Afganistan’da Müslümanlar, Rusları ülkelerinden püskürttüler. Rusya önemli bir yenilgi yaşadı. Afganlılar taraf olmadan kendi kıt imkanlarıyla savaştılar. Sonra ne mi oldu? Düşman gidince taht (aşiret) kavgaları yani iç savaş başladı. Birbirini öldürenler ve ölenler Müslümandı. Afganistan bu iç savaştan yeni yeni kendini kurtarmaya çalışıyor (Taliban hakim oldu). Temennimiz kurtulmalarıdır.

Orta Doğu’ya (Kime göre Orta Doğu ise) bakalım. Ölümler, ölümler… Kardeş kavgaları, iç savaş, Sosyalist Baasçılık uğruna. Orta Doğu’da cahiliye ırkçılığının modern söylemi Baasçılık ve Baas partileri ölüm makinası oldu ve Orta Doğu’yu kana buladı. Bir kere düşmanlık tohumu ekildi mi artık kardeş kavgalarını durduramazsınız. Burada da öyle oldu. Sağcı Hristiyanlarla solcu Müslümanlar’ı(!) savaştırdılar Lübnan’da. Şii Emel Örgütü, Şii Hizbullah’la çatıştı Lübnan’da. Olmadı, Filistinliler birbiriyle savaştılar. Döktükleri kardeş kanının üzerinden kahraman, öncü, lider, alim oldu; ölen de öldüren de. (Savaş muhabiri Çoşkun Aral’ın kitabını okuyunca hafızamı tazeledim ve kısır döngünün içinde olduğumuz fark ettim.)

Yemen, Kuzey ve Güney Yemen diye ikiye ayrılmıştı o zamanlar. Biri solcu, sosyalist, komünist (Güney Yemen); biri sağcı, cumhuriyetçi (Kuzey Yemen). Kardeş savaşı. Bir tarafta Mısır, bir tarafta Suud desteği ile ölenler Yemenli. Sonra Biri Batıcı biri Rusçu. SSCB yıkılıp silah desteği kesilince birleştiler. 1990’da tek olan Yemen 1994’te tekrar iç savaşa girdi ve yine ölen ve öldüren kardeşler. 1990-2012 arasında tek Yemen vardır. Ama gerçekte ekilen nifak tohumlarının sonucu gönülde birleme olmamıştır. Sonra devreye Suud ve BAE girer yine iç savaş başlar. Hanefi mezhebine en yakın Zeydiler, İran etkisine girmeye başlar. Yine kışkırtmalar ve Zeydiler, Caferi İran’ın desteği ile olur Husi. Olay İran – Suud rekabetine dönüşür. Yemenliler birbirine girer. Yine kardeş kavgası. Şu anda devam eden mücadelede her ne kadar Kızıldeniz’deki ABD ve destekli gemileri hedef almasıyla Müslümanları mutlu etseler de kardeş kavgasını, iç savaşı unutturmaz. Yapılan bu güzel eylemler ABD ve Batı’nın hoşuna gitmese de Müslümanların hoşuna gidiyor. Ama kardeşler de ölmeye ve öldürmeye devam ediyor.

Afganistan ve Yemen iç savaştan, kardeş kanı dökmekten bir türlü kurtulamadı. Afganistan, dışarıdan müdahale olmazsa bundan kurtuldu gibi. Darısı Yemen’e.

Kalın sağlıcakla.

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.