MAVERADAN MACERAYA-Hamdi Öz – Boş Kile Boş Ambar

MAVERADAN MACERAYA-Hamdi Öz – Boş Kile Boş Ambar

Mevsim itibarıyla cevizler çırpıldı kurutulup ambara konuyor. Maşaallah bu sene bereketli bir dönem geçiriyoruz. Ceviz alırken ve yerken dikkat etmek gerekir. Zira bazı fıs cevizlerin görünüşü güzel olsa da içi boştur. İçi kurtlu cevizlerin tadı nahoştur. Münafıklar da öyledir.

İnsanın sevmek, ağlamak, acımak, korkmak, utanmak gibi duyguları doğru bilgiler ile örülmesi gerekir. Talim terbiye ile beslenmeli, eğitim öğretimle süslenmelidir. Zira; insan yazılımına kodlanan bu duygular dışında zihnen boştur. Allah’ın yeryüzündeki halifesi akıl, nakil ve duyu organları vasıtasıyla verilen bilgiyle donatılmıştır. İlahi kitaplar bunun için vahiy edilmiş, kutlu elçiler bunun için görevlendirilmiştir. Eşya boşluk kabul etmez. İnsan da başıboş bırakılmaya gelmez. Zaten insan başıboş yaratılmış gayesiz bir yaratık değildir. Halık-ı Zül Celal evrensel kitabında “insanoğlu yalnız ve sorumsuz bırakılacağını / keyfe keder başıboş yaşayacağını mı zanneder?” diye sormuştur. İnsan Rabbinin sürekli gözetimi altındadır.

TDK güncel sözlüğünde “boş” kelimesi içinde, altında, üstünde, yanında hiçbir şey olmayan, canlı varlık, eşya ve kimse bulunmayan haldir, mekân, zaman, insan veya eşyalara verilen sıfattır. Boşluk, herhangi bir iş yapmadan, çalışmadan, dünyadan habersiz, ilgisiz, gayesiz, kaygısız, hazırlıksız, avare ve azat olmaktır. Uzay ve zaman boşluğu Allah’ın el Bedi (cc) isminin eseridir.

Trafikte hareket halindeki motorlu araçların vitesini boşa almak tehlikelidir. Devletin dönen tekerine çomak sokmak da böyledir. Zira, araba çoğu defa atı ürkütenlerin üzerine devrilir. Fos oda tipli adamdan azma şeytanların boyunları devrilir, tekerin altında kalır. Yapılan hayırlı hizmetleri engellemek ve bütün çabaları boşa çıkarmak kanunen suçtur. Devlet ile aşşık atanların kötü düşünceleri boştur. Besmelesiz işlerin sonu yoktur. Umutlar söner, harcanan vakit, nakit ve imkanlar boşa gider. İhanet çetesinin hevesleri kursaklarında, pislikleri bağırsaklarında kalır. Bu kripto varlıklar için ne deseniz azdır. Boşuna koysan dolmaz, dolusuna koysan almaz. Silahı boş atıp dolu tutmanın vatana, millete ne faydası vardır? Yel değirmenlerine karşı mücadele etmek boşu boşuna zaman harcamaktır. Ne yapsanız nafiledir!

Pitbul ve doberman cinsi köpeklerini sokağa salanlar ve okul yolundaki çocukları yaralayıp sakat bırakanlar memleketin başıboş olduğunu zannetmesinler. Böyle giderse bir gün gelir zabıtalar Allah’ın dinine ve diyanetine, devletin hazinesine ve fonuna, milletin namusuna ve donuna saldıranları, sürekli boş işlerle etrafa zarar verenleri toplayıp kuduz olmuş patili dostlarıyla beraber barınaklara götürebilir. Madem hayat ormanda alın size orman kanunları ve doğal hayat! Özgürce, doyasıya yaşayabilirsiniz denilebilir.

Boş vere boş vere ne hale geldik! Terazi lastik jimnastik! Biz size geldik bitlendik! Hamama girdik terledik! Borsaya daldık fırladık! Arkadaşlar! Lütfen aşağıda boş bırakılan bölümü uygun cümlelerle dolduralım. Arkada kalan koltukları dörtleyelim. Safları sık tutalım cemaat! Boşlukları doldurmadan namaza durmayalım! Boş bulunup karanlığa taş atmayalım. Elimiz, eteğimiz ve emeğimiz boşa çıkmasın. Unutmayalım ki boş başak dik durur lakin boş çuval ayakta durmaz! Boş laf karın doyurmaz! Zamanı ve serveti boşa harcamak israftır ve günahtır. Cahil, kadın, öğrenci, asker, at ve silah boş bırakılmaya gelmez. Ne olur ne olmaz, her an şeytan bunları doldurabilir.

Okudum bildim deme, çok itaat kıldım deme, eğer hakkı bilmez isen abes yere yelmektir. Boş tarla ekilmiyor ise icara, boş ev oturulmuyor ise kiraya vermek gerekir. Aksi takdirde tarlayı ot basar, eve hırsız girer.

Bizim dergahımıza boş gelen boş gider, hoş gelen hoş gider. Hesap gününe heybesi boş gidilmez. Öyleyse hoşça kalın boşta kalmayın dostlarım! Abese suresini bir daha okuyalım. Toplumun hidayetine vesile olacağız derken elimizdeki değerleri kaybetmeyelim. Hatta kalalım havalar yatta kalmayalım. Rabbimizin divanına abus bir çehre, asık bir surat ve bomboş bir defter ile dönmemek için çaba sarf edelim. Hz. Ömer (ra) bir sefer dönüşünde tamamen avare, eli kolu boş, çalışmayan, hazır yiyici kesimine selam dahi vermemiştir. Kim kazanmaz ise bu dünyada bir ekmek parası, dostunun yüz karası düşmanını maskarasıdır.

Nitekim vaktiyle evine heybesi boş dönen adama nankör hatunu; “beyim senin gözün de görmüyor meğer!” diye körlüğünü yüzüne vurmuştur. Yazın gölgesi hoş olanın kışın çuvalı boştur. “Kafa büyük beyin boş, tut kulaktan çifte koş!” sözüne muhatap ve müstahak olmak ne hazin bir durumdur. İşte bu sebeple dinimizde çalışmadan kazanma yollarından biri olarak dilencilik kınanmış ve yasaklanmıştır. Bir fakire hazır fitre ve zekât verip onları hazineden beslemek yerine eline bir ip verip işini kurmasına yardım etmek tercih edilmiştir. Borç vermek faiz belasından kurtulmanın en güzel çaresidir.

Müslüman uyanık insandır, boşa konuşmaz. Sesi kulağa hoş geliyor diye boş kümeyle oturup gıybet etmez, boş küpe yelleyip abdestini bozmaz. Boşuna nutuk atmak, düğün evinde havaya kurşun atmak kadar tehlikeli olabilir. Eziyet edilerek ve başa kakılarak yapılan iyilik ve sadakanın sonunda kişinin eli boşa çıkabilir. Erenlerin “hani Ali hani Osman, onlar oldu hepsi yeksan, çorak yere ekme bostan, elin boşa çıkar bir gün!” ikazı boşuna değildir.

Boş, dolunun zıddıdır. Boşalma ayrı, boşanma ayrıdır. Hayat bir doldur boşalt istasyonudur. Hacı Safa’da dolar, Merve’de boşalır. Hayat boşu boşuna geçirilecek kadar ucuz ve lüzumsuz değildir. Ömür boş vermeye gelmez. “Bilmem ki bu dünyaya ben niye geldim?” diyecek kadar cahiller ile böyle dağınık yaşayan derbederler Mahzun-i Şerif’in bestelediği boşu boşuna türküsünü ara sıra dinlemelidir. “Su akar deryaya varır, el alem dostunu bulur, Mahzun-i garip yorulur, ölmüşüm boşu boşuna!” Reklam olmasın amma Arçelik varken Bosch’a takılmak yerli ve milli değildir.

Nadasa bırakılmış tarla, kısır kalmış canlı, gerçeğe dayanmayan yalan söz, faydası olmayan ilim, karşılığı olmayan inanç ve ibadet kısaca gaflet ile geçen dünya hayatının tümü boştur. İman esasları bir yana, dünyada ölümden başkası yalandır. Bir sabah hafıza kaybına uğrayıp saksımız boşalmadan Cennetin münhal kadrosuna talip olmak hoştur.

Eskiden atalarımız her sene güz mevsiminde ambarları kışlık katık ve nevale ile doldururdu. Salça, turşu, pekmez, kuru üzüm, buğday, arpa, tahıl ve unluk temin edemeyenler “boş kile boş ambar” diye kınanırdı. İçinde halis iman, salih amel, güzel ahlak, besmele, hamd, şükür, kanaat, vicdan, tevekkül, kadere rıza olmayan bir ömür boşuna geçmiş bir hayattır.

Boş gezenin boş kalfası olur. Boş gezmekten bedava çalışmak yeğdir. Boş torba ile at tutulmaz. Şimdi söyle bakalım Azizim! “Hele Dadaş hoş musan? Dolu musan boş musan? Ayakların yan basir, yoksa sen serhoş musan?”

Açıktan söyle bütün boşboğazlar duysun!

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.