KUR’AN İKLİMİ-Abdulkadir Yılmaz – Şüphesiz ki Müminler Kurtuluşa Ermiştir

KUR’AN İKLİMİ-Abdulkadir Yılmaz – Şüphesiz ki Müminler Kurtuluşa Ermiştir

Bizleri yoktan var eden, varlığından haberdar eden, alemlerin rabbi, sonsuz merhamet, lütuf ve ikram sahibi Rabbimiz celle celalühü, eşref-i mahlukat olarak yarattığı biz insanlara, ebedi saadetin yollarını da göstermiştir. İnsana, sadece yaratıcısının sözünü dinleyip, O’nun tavsiyelerine uymak kalmıştır. Rabbini tanıyıp O’nun sözünü dinleyenler için dünyada ve ebedi alemde sonsuz mutluluğu yakalamak çok kolaydır. Çünkü O (Allah CC), bize yüce kitabında bunları açık ve anlaşılır bir şekilde haber vermiştir.

Hz. Ömer (r.a), Peygamberimiz’in (s.a.v.) “Bana on âyet indirildi. Kim, onların gereğini yaparsa cennete girer.” buyurduğunu ve ardından Mü’minûn sûresinin ilk on âyetini okuduğunu nakleder. (İbn Kesir, Tefsiru’l-Kur’âni’l-Azim). Şimdi bu ayetleri hatırlayalım.

1-) “Müminler kurtuluşa, mutluluğa ermişlerdir.”

Kurtuluşun olmazsa olmaz şartı imandır: “İmandır o cevher ki, İlâhî ne büyüktür. İmansız olan paslı yürek, sinede yüktür” (M. Akif Ersoy)
Rabbini tanıyıp, O’nun sonsuz güç ve kudretini bilip O’na kayıtsız şartsız teslim olmadan kurtuluş mümkün değildir. Kayıtsız şartsız Allah’a bütün varlığını, benliğini teslim eden insan için, Allah’a kulluk (onun emirlerini yerine getirmek) çok kolay, hatta çok tatlı ve zevkli olacaktır.

2-) “Onlar ki, huşu içinde namaz kılarlar.”

Kurtuluşun imandan sonraki en büyük reçetesi, Allah’a kulluğun en güzel ifadesi olan namazdır.
Namaz, Allah’a imanın ve teslimiyetin en güzel göstergesidir.
Namaz, insanı dünyada kötülüklerden ve hayasızlıklardan uzak tutarken, ahirette de cehennemden kurtararak selam yurduna (sonsuz mutluluk yurdu olan cennete) kavuşturur.

3-) “Onlar ki, boş ve yararsız şeylerle ilgilenmezler.”

“Zaman gösterdi ki; Cennet ucuz değil, Cehennem dahi lüzumsuz değil” şeklinde Bediüzzaman Said Nursi’ye ait bir söz vardır.
Çok kıymetli olan cenneti kazanmak için, güzel bir gayret ve çalışma gerekir. Rabb’inin rızasına, cennetine odaklanan mümin için hayatında boş işlere ayıracak yer ve zaman yoktur. O, bütün gücünü ve zamanını Rabbinin rızasına ayırır. Bu gayret de onu kurtuluşa erenlerden kılar.

4-) “Onlar ki, zekâtı aksatmaksızın, tam olarak verirler.”

Rabb’inin rızasına odaklanan mümin, Allah’ın ona bahşettiği vücut ve sağlık başta olmak üzere bütün nimetleri yaratanın istediği gibi ve O’nun yolunda kullanarak şükrünü eda etmiş, bu nimetlerin zekatını da vermiş olur.

5-) “Onlar ki; edep yerlerini sakınırlar.”

Kurtuluşa erdirmek için, başta Allah’tan, sonra da insanlardan haya etmek gerekir. Hayasızların kurtuluşa ermesi mümkün değildir.

6-) “Onlar yalnız eşleri ve cariyeleri dışında mahrem yerlerini herkesten korurlar. Bu iki durumda ayıplanmaları söz konusu değildir.”

Müminler, kendi nikahlı eşleriyle nikahlı, şerefli, hasiyetli, onurlu, namuslu bir hayat yaşarlar. Hayvani duygulardan uzak durur, başkalarının namusuna yan gözle bakmazlar.

7-) “Bunların ötesine geçmek isteyenler, yasal sınırı aşmış olurlar.”

😎 “Onlar ki, uhdelerine verilen emanetleri korurlar ve sözlerini tutarlar.”

Rabbü-l âlemin, başta vücudumuz, göz, kulak, el, ayak gibi organlarımız olmak üzere, bize çok sayıda emanet vermiştir. Bu emanetleri korumak demek onları emanet olarak verenin istediği ve izin verdiği şekilde kullanmak demektir. Bu emanetleri, verenin emrine muğayyir kullanırsak emanete ihanet etmiş oluruz. Yine O yüce yaratıcı, hem Elest Bezmi’nde hem de dünyaya geldikten sonra (Müslüman olurken), “sadece ona kulluk edip, yalnız ona yalvaracağımıza” dair söz almıştır. Kurtuluşa erebilmek için, işte bu emanetlere ihanet etmemek ve verilen sözde durmak gerekir.

9-) “Onlar ki, namazlarını aksatmaksızın kılarlar.”

Namaz namaz namaz… Kurtuluşa ermenin, vazgeçilmez şartı!

10-) “İşte onlar “varis”lerdir.”

11-) “Yani “Firdevs” cennetinin mirasçılarıdırlar, sürekli olarak orada kalacaklardır.”

Mevlamız, saydığı bu şartlara uyan kimseler için “Cennet varisi” diyor. Yani, onlar babalarının malı gibi bu cennete varis sormuşlardır, buyuruyor.

Kur’an, kurtuluşa erecek müminleri birçok yerde farklı özellikleriyle tanıtır. Bunlardan bazıları:

“Mallarını gece ve gündüz, gizli ve açık olarak hayra sarf edenler için Rableri nezdinde ecirleri vardır; onlar için ne korku olacak ne de üzüleceklerdir.” (Bakara, 2/2)

“Onlar (takvâ sahipleri) bollukta da darlıkta da Allah yolunda harcarlar, öfkelerini yenerler, insanları affederler. Allah işini güzel yapanları sever.” (Âl-i İmran, 3/134)

“Nefsini günahlardan temizleyen muhakkak kurtulmuştur.” (eş-Şems, 9)

“Temizlenen kimse şüphesiz kurtuluşa ermiştir.” (el-A‘lâ, 14)

Mevlamız, Yüce Yaratıcımız, Rabbimiz olan Allah celle celâlühü, bizleri cennetle, kurtuluşla müjdelediği müminlerden eylesin.

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.