BAŞYAZI-Nureddin Soyak – Kurban Teslimiyetle Kurbiyettir

BAŞYAZI-Nureddin Soyak – Kurban Teslimiyetle Kurbiyettir

İslam’da kurban ibadeti, yalnızca belirli günlerde hayvan kesmekten ibaret bir uygulama değildir. Kurban; kulluk bilinci, Allah’a teslimiyet, fedakârlık, paylaşma ve toplumsal dayanışmayı içinde barındıran çok yönlü bir ibadettir. İnsanlık tarihinde farklı toplumlarda çeşitli kurban uygulamaları görülmüş olmakla birlikte İslam’da Kurban, şirk unsurlarından arındırılarak yalnızca Allah rızası için yapılan bir ibadet haline getirilmiştir. Kur’an’da kurbanın amacı, şekli ve hikmetleri açıklanmış; Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin uygulamalarıyla pratiğe aktarılmıştır. Özellikle İbrahim aleyhisselamın ve ailesinin gösterdiği teslimiyet, kurban ibadetinin manevi temelini oluşturmuştur.

“Kurban” kelimesi Arapça “k-r-b” kökünden gelir. Ve “yaklaşmak, yakın olmak anlamına gelir. Dini anlamda ise Allah’ın rızasını kazanmak amacıyla belirli şartları taşıyan hayvanların usulüne uygun şekilde kesilmesini ifade eder.

İslam’da ibadetlerin tamamı insanın Allah ile irtibatını güçlendirmeye yöneliktir. Kurban da insanın sahip olduğu malı, nimetleri ve sevdiği şeyleri Allah’ın emrine tabi kıldığını gösteren bir ibadettir.

Kur’an-ı Kerim’de kurban ibadeti farklı yönleri ile ele alınmıştır. Rabbimiz; “Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.” (Kevser/2) buyurmaktadır. Burada kurbanın namaz ibadeti ile birlikte anılması, kurbanın ibadet yönünün önemine işaret etmektedir.

Diğer bir ayette ise Rabbimiz; “Her ümmet için Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine O’nun adını ansınlar diye bir kurban ibadeti koyduk.” (Hac/34) buyurmaktadır.

Bu ayet-i celileden de anlaşıldığı üzere kurban ibadeti yalnızca İslam ümmetine has bir ibadet değildir. Önceki ümmetlerde de farklı biçimlerde uygulanmıştır.

Rabbimiz; “Onların ne etleri Allah’a ulaşır ne de kanları; fakat ona sizin takvanız ulaşır.” buyurarak kurbanın ruhunu ve asıl amacını açık şekilde belirtmiştir.

İslam şekilden çok niyet ve samimiyete önem verir. Kesilen hayvanın büyüklüğü, değeri veya maddi karşılığı değil, kişinin Allah’a bağlılığı önemlidir. Takva Allah’a karşı sorumluluk bilincini, samimiyeti, itaati ve kulluğu ifade etmektedir.

Kur’an’da ilk kurban hadisesi Habil ve Kabil kıssasında anlatılır. “Onlara Âdem’in iki oğlunu gerçek olarak anlat…” (Maide/27). İki kardeş kurban sunmuş, birinin kabul edilmiş, diğerinin edilmemiştir.

Kabul edilen kardeş şöyle demiştir; “Allah ancak takva sahiplerinden kabul eder.” Buradan da anlaşılmaktadır ki ibadetin değeri sadece dış görünüşle değil, kişinin kalbi ve niyeti ile ilgilidir.

Kurban ibadetinin en güçlü örneği İbrahim ailesidir. Kur’an’da anlatıldığı üzere İbrahim aleyhisselam rüyasında oğlunu kurban ettiğini görmüştür. Peygamberlerin rüyaları vahiy niteliğinde olduğu için bunun üzerine oğluna şöyle demiştir; “Yavrucuğum! Rüyamda seni boğazladığımı görüyorum; düşün, ne dersin?”

Oğlu İsmail şu cevabı vermiştir; “Babacığım emrolunduğun şeyi yap. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın.” (Saffat/102)

Bu olayda üç büyük teslimiyet görülmektedir. İbrahim aleyhisselamın sevdiği evladını Allah için feda etmeye hazır olması. İsmail aleyhisselamın Allah’ın emrine gönüllü boyun eğmesi. İbrahim ailesinin Allah’ın emrini her şeyin üzerinde tutması. Bu samimi teslimiyetten dolayıdır ki İbrahim ailesi hem beş vakit namazda hem de hac ibadetinde ümmeti Muhammed’e hatırlatılmaktadır.

Bu samimi teslimiyet üzerine Rabbimiz; “Biz ona büyük bir kurbanlık fidye verdik.” (Saffat/107) buyurmaktadır.

Bugün Müslümanların kurban kesmesi, bu samimi teslimiyet mirasının devamı olarak görülmektedir.

Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz, kurban ibadetini hem sözleri hem de uygulamaları ile açıklamıştır. Her yıl kurban kesmiştir. Rivayetlerde iki koç kurban ettiği belirtilmiş, bunlardan birine kendisi ve ailesi, diğerine ümmeti adına niyet edilmiştir (İbn Mace). Bu uygulamadan anlaşılan o ki kurbanın toplumsal yönü vardır. Müminler arasında dayanışmaya vesile olur. Kardeşlik bilincini güçlendirir.

Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz; “Âdemoğlu Kurban bayramı günü Allah katında kurban kesmekten daha sevimli bir amel işlememiştir.” (Tirmizi) buyurmuştur.

İnsanoğlu çoğu zaman malına, servetine ve sahip olduklarına bağlanabilir. Kurban malın gerçek sahibinin Allah olduğunu hatırlatarak Allah’a teslimiyeti güçlendirir. İnsanın tabiatında biriktirme eğilimi vardır. Kurban paylaşmayı öğreterek bencilliği azaltır. İbrahim ailesi örneğinde olduğu gibi, insanın Allah için fedakârlık yapmasının ve sabrın önemini öğretir.

Kurban sadece bireysel bir ibadet değildir. Zengin ve fakir arasındaki mesafeyi azaltarak kardeşliği geliştirir. Özellikle maddi imkânları sınırlı kişilerin et tüketebilmesine katkı sağlayarak toplumsal denge oluşturur. İnsan, paylaşmanın ve başkalarının ihtiyaçlarını gözetmenin önemini daha güçlü şekilde hissederek merhamet duygusunu geliştirir.

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.