KAPAK-Orhan Yücel – En Büyük Günah “Şirk”

Allah kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamaz; bunun dışındaki günahları affeder. Allah’a ortak koşan kimse büyük bir günah işleyerek Allah’a iftira etmiş olur.
Kur-an’ı kerim “Allah, bütün günahları bağışlar’’(39 /53) buyuruyor. Ancak bunun tek bir istisnası var. O da Allah’a ortak koşmak(ŞİRK). Nisa suresi 48. Ayette, Allah’ın şirki asla kabul etmeyeceği net bir şekilde bildirilmiştir. Kişi tövbe edip kelime-i şehadet getirmediği takdirde bu böyledir.
Şayet kul ölüm gelip çatmadan önce, hala hayatta iken nefes alıp veriyor iken Allah’a ortak koşmaktan vazgeçer Allah’a bir olarak iman ederse cenabı Allah inşallah bu günahı bağışlar.
Peki, Allah kendisine ortak koşulmasını niçin bağışlamaz?
Bu sorunun cevabını da başka bir ayetle verelim.
“Allah size kendinizden örnek veriyor: Elinizin altında bulunan köleleriniz arasında size verdiğimiz rızıklardan, sizinle eşit haklara sahip ve birbirinizden çekindiğiniz gibi kendilerinden çekindiğiniz ortaklarınız var mı? İşte aklını kullanacak kimseler için ayetlerimizi böyle açıklıyoruz.’’
Örnek verecek olursak kendinizi binlerce çalışanı bulunan bir iş yerinin sahibi olarak düşünün. Sabah iş yerine geldiğinizde, bir bakıyorsunuz iş yeriniz çalışanlar arasında paylaşılmış. Şoförler arabaları, muhasebeci yazıhaneyi, bekçi kulübeyi, garsonlar mutfağı, diğer çalışanlar da kendi bulundukları birimlere sahip çıkmış buralar da bizim de payımız var diyorlar, fakat size saygıda kusur eden yok koridorlardan geçtiğinizde yerlere kadar eğilerek sizi selamlıyorlar hatta iş yerinin en işsiz, en güzel, en yüksek yerdeki büronuza hiç dokunulmamış oraya rahatça girip çıkabiliyorsunuz. Fakat sizi dinleyen yok. Onlarla sizin aranızda bir problemin bulunmaması tamamen size bağlı eğer onların işine karışmazsanız onlar da size aynı seviyede saygı göstermeye devam edecekler.
Böyle bir paylaşıma razı olur muydunuz?
Yahut başka örnek verecek olursak, basılmak üzere matbaaya gönderdiğiniz bir kitabınız basılmış. Basılan kitaba bir bakıyorsunuz ki sizin adınızın yanına birkaç isim de yazar olarak eklenmiş.
Böyle bir paylaşıma razı olur muydunuz?
Bu örneklerin hepsinin ortak yönü gözden kaçmamalıdır.
Bize Allah tarafından verilen nimetleri yine bizim gibi Allah kulu olan hemcinslerimiz ile paylaşmaya razı olmuyoruz.
Bu durum ayeti kerimede elinizin altındaki kimselerden size verdiğimiz rızkı olup da sizinle eşit hale gelebilecek ve birbirinizi sayar gibi sayacağınız kimseler olur mu? İfadesiyle dikkat çekmektedir.
Konu Allah’ın iradesine mülküne gelince;
Atom parçalarından galaksilere kadar her şeyi sonsuz bir ilim ve hikmetle düzenlemiş gökyüzünü yıldızlarla donatmış zemini rengârenk çiçeklerle süslenmiş sema da ve yerde hesapsız rızıklarla doldurulmuş her tarafından taklidi imkânsız sanat eseri sergilemiş her noktasında çeşit çeşit hayatlar var etmiş her an sayısız sofralarla milyonlarca tür canlının sayısız bireylerine ikramlarda bulunan bir âlemin her hangi bir zerresi Allah’tan başkasına istinat edilebilir mi?
Kaldı ki Allah’tan başkası dediğimiz zaman Hâşâ onun bir benzerinden değil onun yarattığı şeylerden söz ediyoruz demektir. Kendisine kısacık bir süre için emanet olarak verilmiş bir mülkü kendisi gibi kullarla paylaşmaya razı olmayan insan, Allah’ın iradesini ve mülkünü, şurası tabiatın, şurası filan dünya büyüğünün, şunu doğa yarattı, bunu tesadüf yaptı, şurada filanın sözü geçer diye Allah’ın kulları arsında taksim etmeye kalkarsa kendisi en ağır cezayı hak etmiş olmaz mı?
Allah’ü Teâlâ’nın şirke izin vermeyişi bunun kendisine bir noksan getireceğinden değildir. Yıldızlar arasında bir toz zerresi bile etmeyen bir güneşin peşine takılmış bir gezegen üzerinde kâinatın ömrüne nispetle bir saniye bile etmeyen insanlık ömrü içinde gelip geçiveren bir küçücük insan, o sayılı nefesleri arasında Allah’ın mülkünde bir kısmını başkalarına nispet ettiği zaman âlemlerin rabbi bundan ne zarar görür?
Allah’a ortak koşmaya verilen ceza suçun büyüklüğü ile kendisine karşı suç işlenen Allah’u Teâlâ’nın büyüklüğüne orantılıdır. Onun büyüklüğü ise en küçük bir şeyin dahi kendi irade ve kudretinin dışında kalmasına müsaade etmez. Toplum olarak küçük şeylerle uğraşmayı büyüklüğe aykırı görürüz, lakin bu bizim acizliğimizdendir. Cenabı Allah’ın büyüklüğü karşısında büyük küçük fark etmez. Allah için bir atom parçasını yaratmakla en büyük gezegenleri yaratmak arasında önem bakımından hiçbir fark yoktur. Cenabı Hak en küçük zerreyi kâinatı yaratır gibi yaratır, en büyük şeyi ise en küçük şeyle beraber kudret ve iradesi altında tutar.
Allah’a ortak koşmak günahların en büyüğü olduğu ve hiçbir surette bağışlanma ihtimali bulunmadığına göre bu dünyada bir kulun en önemli meselesi imanını titizlikle korumak ve ona en küçük bir şirk gölgesi düşürmemeye çalışmak olmalıdır.
Yine tarihte yaşananlardan ders alarak hayatımıza yön vermeliyiz. En zenginin bile ameli dışında eli boş göçtüğü bu fani dünyada, kendimizi geliştirmeli, Allah’ı seven ahlakı güzel nesiller yetiştirme yolunda çaba sarf etmeli, büyük küçük demeden dünyanın şirk batağından kurtulup düzelmesi adına elimizden ne geliyorsa yapmak için harekete geçmeliyiz. Ki Allah bize ‘ey kulum sana verdiğim ömrü nasıl geçirdin?’ diye sorduğunda söyleyebilecek sözümüz olabilsin.
Selametle…
