GEÇMİŞİN SÖZLERİYLE KONUYA BAKIŞ: BİR DEYİM BİR ATASÖZÜ

GEÇMİŞİN SÖZLERİYLE KONUYA BAKIŞ: BİR DEYİM BİR ATASÖZÜ

Sevgili Baciyan dergisi okurları, dergimizin bu sayısının konusu ruhunu bedeninde taşımaya devam ede her kişiye hitap eden bir konu: Gönül Frekansı. Allah cc. bu konuda nasibi geniş olan kullarından etsin âmin. Yazması yaşamasından zor olan gönül ve kalp üzerine aklıma gelen ilk cümle, kalbin frekansı kime ya da neye ayarlıysa o kadarsın aslında; bir kula, bir nesneye, mesleğe… Yani Allah katında da insanlar nezdinde de değerini belirleyen şey kalbinde değer verdiğin şeyler. Ulvi ve yüce olan Yaradan’a ayarlıysa kalbin frekansı insan olarak gerçek değerinin farkındasın ve farkındalığının da farkındalar…

Seçtiğim atasözü: Gönül ferman dinlemez. Seçtiğim deyim: Gönül rahatlığı

Gönül ferman dinlemez yazdığımızda herhangi bir arama motoruna; insanın sevdiği kişiden ne kadar engel, yasak veya kural konulursa konsun vazgeçmeyeceğini, gönül işlerinde mantığın değil duyguların üstün geldiğini ifade ettiği yazar. Bu açıklama ile konumuzun alakasını ilerleyen satırlarda göreceğiz. Diğer yazılarımda da değindiğim üzere Türkçe anlam bakımından geniş bir dil. Bu bağlamda atasözüne iki çerçeveden bakabiliriz. Ama öncesinde küçük bir uyarı açıklamadaki sevgiyi sadece bir şahıs için değil insanın gönlünü vereceği her şey olarak düşünelim. İlk olarak gönlün ferman dinlememesi fermanı verenin kim olduğuyla alakalıdır. Manevi olarak gönüllere huzur ve sükûnetveren ve organ olarak bilfiil kalbini yaratan Allah ise fermanı veren, gönül razı olmasını bilmeli. Bu da senin kalbinin yaratıcısını bağlayıcı kabul edip etmemesiyle ilgilidir. Mesela manevi iklim deryasını geride bıraktığımız ve tesirini bir yıl görmeyi temenni ettiğimiz üç ayalar özellikle Ramazan ki içerisinde barındırdığı Kadir Gecesi ve ardından bayram, bu yazdığım cümle anlam dünyanda bir yankı uyandırmadıysa senin uydu frekansın Allah’ın seni yönlendirdiği şeylere mi diye bir sorgulama yerinde olacaktır. Yazılan cümle seni şükre yönelttiyse bu zamandan istifade etmiş ol ya da olma veya istifade konusunda pişmanlıkların olsun, frekans sinyali zayıfta olsa doğru yerde. Burada çabamız sinyali kaliteli alıp frekansı doğru ayarlamak olmalı o zaman radyoda net çalan şarkı misali gönül ritmimizde net olacak ve bu sayede dengeli,tutarlı Müslümanlardan olacağız biiznillah. İkinci çerçevemiz ise fermanı veren Allah ise gerçekten gönül ferman dinlememeli. Müslümansak gözümüz Allah için Onun dini için cennet için bu vatan için kara olmalı. Şecaat en çok Müslümana yakışır. O şecaat için yakıt ne onu siz okurlara bırakıyorum. Tıpkı Gazze’deki frekansı Allah olan o cesur müminler gibi. Onların yakıtı dünyadan bir şey olamaz zira dünyaları başlarına yıkılıyor, evlatları, anneleri, babaları olamaz hepsi vefat ediyor… Siz, ben buna ister frekans ister yakıt diyelim şu fani dünyanın anlam bulması için olmazsa olmaz o şeyi bulalım.

Seçtiğim deyime gelecek olursak; kişinin içinde hiçbir kuşku, endişe veya korku barındırmadan vicdanen huzurlu ve sakin olma durumudur gönül rahatlığı. Gönül rahatlığını şöyle betimleyelim; bir yolculuğa çıkacaksınız ve seçtiğiniz ulaşım aracı için önceden bilet satışı yok ve hareket saati de net değil öncesinde gidip beklemelisiniz ve boş olan bir yer bulmalısınız. Böyle bir yolculuk sizi diğer insanlarla yer tutmak için itişmeye, ayakta yolculuk stresine, rahatsızlığa sebep olacaktır. Bilet aldığınız ve saati belli olan yolculuk öncesi huzur ve rahatlık birinci örneğin karmaşasıyla anlaşılabilir.

Siz olsanız hangisini seçersiniz? Ve biz diğer dünya için hangisini seçiyoruz? “ Kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur “ Rad Suresi/ 28 bu ayeti kerime dünya sınavında Allah cc. bize verdiği formüldür. Gönül huzuru Allah’ı anmakla yani zikretmekle yani Allah’ı hatırda tutmakla olur. En zor en sıkıntılı günde veya en güzel en mutlu günde, herhangi bir şeye reaksiyon vermeden önce Allah ne olsun isterdi… Bu kıvama gelmek için gönül frekansının neye bağlı? Geçtiğimiz zaman diliminde 8 Mart Dünya Kadınlar günü kutlandı. İslam dininde değerli şeylerin bir güne indirgenmesi mantığı yoktur. En değerli gün olan Kuranı Kerimin dünya semasına indiği günü bile otuz gün içerisinde aramamızı emrediyor rahmet Peygamberi (sav) ama insanoğlu kadına da gün biçmiş ve 8 Mart demişti. O günde insanlar sevdiklerine hediyeler aldılar kutlamalar yapıldı, bunu neden yaptılar dersek sevdiklerinin frekansıyla hareket ettikleri için. Biz de Allah’ı seversek ancak o frekans kendiliğinden, cebren değil gönüllü olarak ayarlanır. Allah’ı seven huzur bulur ve gideceği yer için önceden hazırlık yapar da gönül rahatlığıyla basamak olan bu dünyadan ebedi diyara gider.

BİR ŞİİR

SULTAN

Seçkin bir kimse değilim

İsmimin baş harfleri acz tutuyor

Bağışlamanı dilerim

Sana zorsa bırak yanayım

Kolaysa esirgeme

Hayat bir boş rüyaymış

Geçen ibadetler özürlü

Eski günahlar dipdiri

Seçkin bir kimse değilim

İsmimin baş harflerinde kimliğim

Bağışlanmamı dilerim

Sana zorsa yanmaya razıyım

Kolaysa affı esirgeme

Hayat boş geçti

Geri kalan korkulu

Her adımım dolu olsa

İşe yaramaz katında

Biliyorum

Bağışlanmamı dilerim

Cahit Zarifoğlu

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.