KAPAK-Orhan Yücel – Kalabalığı Ümmet Yapan Ruh: Cami ve Cemaat Birlikteliği

KAPAK-Orhan Yücel – Kalabalığı Ümmet Yapan Ruh: Cami ve Cemaat Birlikteliği

Taşın, tuğlanın ve kubbelerin tek başına bir cami oluşturmaya yetmediğini en güzel anlatan kavramlardan biridir cemaat. Bir yapının fizikî varlığı ona cami vasfını kazandırsa da o mekâna hayat veren, onu canlı bir ibadet ve kardeşlik yuvasına dönüştüren insanlardır.

İslam medeniyetinde cami, yalnızca namaz kılınan bir mekân değildir. Müminlerin buluştuğu, dertlerin paylaşıldığı, sevinçlerin çoğaldığı ve insanların aynı kıbleye yönelerek bir araya geldiği mübarek bir mekândır.

Bir caminin değeri yalnızca kubbesinin ve minaresinin ihtişamıyla ölçülmez. Asıl güzellik, o kubbenin altında saf tutan insanların samimiyetindedir. Çünkü cami, insanlarla birlikte anlam ve ruh kazanır.

Cemaat olmak, yalnızca aynı yerde bulunmak değildir. Aynı safta omuz omuza durmak, makam ve mevki farklarını geride bırakmak, birbirini kardeş bilmek ve Allah’ın huzurunda kul olmanın ortak paydasında buluşmaktır.

Peygamber Efendimiz aleyhisselam şöyle buyurmuştur:

“Cemaatle kılınan namaz, tek başına kılınan namazdan yirmi yedi derece daha faziletlidir.”

Bu birliktelik namazla sınırlı değildir. Hastamızı ziyaret etmek, cenazemizde kardeşimizin yanında olmak, ihtiyaç sahibine destek vermek, komşumuzun hâlini sormak ve birbirimizin sıkıntılarına ortak olmak da cemaat şuurunun bir parçasıdır.

Günümüzde insanları birbirinden uzaklaştıran ve yalnızlaştıran birçok unsur bulunmaktadır. İnsanlar kalabalıklar içerisinde bile kendilerini yalnız hissedebilmektedir. Böyle bir zamanda cami, insana “Sen yalnız değilsin.” duygusunu yaşatan önemli bir buluşma noktasıdır.

Camiye atılan her adım, sadece fizikî bir mesafe değildir. Aynı zamanda dünyanın telaşından sıyrılıp Allah’ın huzuruna yönelmektir. Düzenli olarak camiye devam etmek, insanın hayatına disiplin, gönlüne huzur ve çevresiyle ilişkilerine sıcaklık kazandırır.

Bu sebeple camilerimizi yalnızca cuma günlerinde veya özel günlerde hatırlamamalıyız. Beş vakit namazla hayatımızda canlı tutmaya gayret etmeliyiz.

Özellikle çocuklarımızı ve gençlerimizi camiyle buluşturmak büyük önem taşır. Onların camiyi sevmesini ve kendilerini bu ortamın bir parçası olarak hissetmesini sağlamalıyız. Çünkü bugün camiyle gönül bağı kuran gençler, yarının toplumunu şekillendirecektir.

Cami aynı zamanda güzel ahlakın, dayanışmanın ve ümmet bilincinin öğrenildiği bir mekteptir. Burada kurulan dostluklar, namaz vaktinin ötesine geçerek hayatın farklı alanlarına yansır.

Öyleyse camilerimizi boş bırakmayalım; namazlarımızı mümkün olduğunca cemaatle kılmaya, birbirimizle ilgilenmeye ve aramızdaki bağları güçlendirmeye gayret edelim.

Cami cemaatsiz, cemaat camisiz eksik kalır.

Camiyi ayakta tutan yalnızca taş ve duvarlar değil, Allah’ın huzurunda buluşan gönüllerdir.

Rabbimiz bizleri camilerinden, ibadetlerinden ve güzel kullarından uzaklaştırmasın; gönüllerimizi birlik, muhabbet ve kardeşlik üzere birleştirsin. Âmin.

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.