KUR’AN İKLİMİ-Abdulkadir Yılmaz – İlâhınız Bir Tek İlâh Olan Allah’tır
‘’Hepinizin ilâhı, tek ilâh olan Allah’tır. O’ndan başka ilâh yoktur. O, Rahmân ve Rahîm’dir.’’(Bakara, 163)
Göklerin, yerin, insanların, bitkilerin, hayvanların, canlı ve cansız bütün varlıkların ilahı bir ve tek olan Allah’tır. Bütün bu varlıkların içinde ‘’Eşref-i Mahlukat’’ olarak yaratılan insanla, alemlerin rabbi olan Allah Teala diyalog koymuş, onunla konuşmuş, ona kâinatı idare yetkisi vermiş ve bu yetkiyi de kendisine veren Rabbü-l Alemin’in istediği gibi kullanmasını emretmiştir.
Yeryüzünde ve Allah’ın katında geçerli tek din İslam’dır.“Kuşkusuz Allah katında din İslâm’dır.”(Âl-i İmrân, 19). Bu dinin yüce kitabının ilk cümlesi de “Elhamdülillahi rabbil alemin”dir. Yani bütün alemlerin yaratanı, yaşatanı ve tek idarecisi Allah Teala’dır. O insanların da cinlerin de bitkilerin de nebadatın da cemadatın da Rabbidir. Türk’ün deKürt’ün de Arap’ın da İngiliz’in de Rabbi O’dur. Bütün insanlar, Allah’ın katında yaratılış olarak eşittir. Sadece bu cümle (Elhamdülillahi rabbil alemin), İslam’ın hak din olduğunu ispata yeterlidir.
Yine sadece bu cümle, adaletin sağlanması, zulmün yer yüzünde yok olması için yeterli bir hükümdür. Bunu bilen ve buna inanan insan hiçbir varlığa haksızlık yapamaz. Bırak bir insana zulmetmeyi, bir çocuğu değil binlerce çocuğu katletmeyi, kendisi Kanuni Sultan Süleyman kadar güçlü de olsa haksız yere bir karıncayı dahi öldüremez. Çünkü o karıncanın Rabb’inin Allah olduğunu ve o karıncanın hakkını kendisinden alacağını bilir. İşte bu inanç yeryüzünde adaletin tek garantisidir. Bugün insanlık bu inanca ve bilince muhtaçtır. Bu inancın yeryüzünde hakim olması, insanlığın ve kainatın kurtuluşunun yegane hakikatidir.
Allah’ı Rab olarak tanıyan, İslam’ı hak din olarak kabul eden, Hz. Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem’e Allah’ın kulu ve Resulü olarak inanan ve bunlardan razı olan bir insan, hayatın bütün güzelliklerini kendi hayatında yaşadığı gibi, insanlığın hayatına da hakim olması için var gücüyle çalışır. O bütün güzelliklerin Allah’a ait olduğunu bilir ve bu bilinçle hayatını devam ettirir. Kainatın yegane yaratanı, yaşatanı, rabbi ve meliki olan Allah Teala, kâinatta kurduğu mükemmel nizamla müthiş bir huzur ve güven ortaya koymuştur. Sonsuz sayıdaki gezegenlerin, yıldızların müthiş bir uyumla uzayda hareket etmesi, nasıl insanlık ve bütün varlıklar için harika bir güvene vesile oluyorsa, O yüce yaratıcının, insanlar için koyduğu kuralların da insanların dünyada ve ahirette sonsuz mutluluğuna ve huzuruna vesile olacağı kesindir.
İşte bunun farkında olan insan, Allah’ın hükümlerinin kendi nefsinde, ailesinde, mahallesinde, beldesinde, ülkesinde ve tüm dünyada hâkim olması için gece gündüz gayret eder. O bilir ki eğer Allah’ın toplumlar için koyduğu kurallar yeryüzünde hâkim olursa gece ile gündüzün peş peşe gelmesinden nasıl endişe duymuyorsa, hayatındaki bütün olaylar (adalet, kardeşlik, güven, huzur, mutluluk…) için de endişesiz bir ömür sürer. Ahireti de sonsuz cennet olur.
Rabbim, bizlere;“Rab olarak Allah’tan, din olarak İslam’dan, Peygamber olarak hazreti Muhammed Mustafa’dan” razı olmayı ve yeryüzünde Allah’ın hükümlerinin hâkim olması için gece gündüz gayretle çalışmayı nasip etsin.