BİR GÜN DEĞİL HER GÜN

BİR GÜN DEĞİL HER GÜN

8 Mart Dünya Kadınlar gününün çıkışı 1857 yılında New York’ta bir tekstil fabrikasında çalışan kadınların uzun mesai ve az maaş gibi zor çalışma koşullarından ötürü fabrikaya grev uygulamasıyla başladı. Bul grev polisin kadınları fabrikaya kilitlemesi ve fabrikanın içinde yangın çıkarak 129 kadının can vermesiyle ülke genelinde ses getirdi. Aslında bu kutlamanın arkasında trajik bir olay yatıyor ayrıca böyle acı bir günün kutlamaya çevrilmesinin altında yatan bazı art niyetler var. Bu niyetlerden bahsetmeden önce, eğer bu fabrikada çalışan kadınlar İslami kaidelere göre muamele görselerdi durum nasıl olurdu bundan bahsetmek istiyorum.

Kadına para kazanma zorunluluğu veya ev geçindirme sorumluluğu da yüklenmiştir. Bu sorumluluk ailede erkeğe verilmiştir. Kadın dahil tüm insanlara ilim öğrenmek farz kılınmıştır. Yani İslam kadınların eğitim görmelerine de karşı değildir. Aksine bu farzdır. Çalışmayan bir kadın eğer ev hanımlığı yaparsa bu onun sadakasıdır. Bu kadının ya da annenin fedakarlığı ve nezaketindendir. Hıristiyanların, insanın cennetten çıkmasının müsebbibi olarak gördüğü kadın, İslâm’da anne olmasıyla ayaklarının altına cennetin serildiği, güzide bir şahsiyete dönüşmüştür. Ayrıca İslam’da kadının kıymet gördüğünü Peygamber Efendimiz (sav) hayatında onca çile ve eziyet görmüş olmasına rağmen sadece Hz. Hatice Validemizin vefat senesine hüzün yılı denilmesinden, cahiliye devrinde doğmuş olan kızlarını, toplumun aksine büyük bir kıymet ile büyütmesi ve yeri geldiğinde sırtına alarak oyunlar oynatmasında görüyoruz.

Sıra geldi kapitalist sistemin biz kadınlar üzerindeki niyetlerine. Kadınlara dişiliğiyle önceleyen bu kapitalist sistemin niyeti tabii ki kadının kişiliğine kıymet vermek değildir. Bu sistem kadını kendi çıkarları doğrultusunda masraf ve israfa yönelterek içine çekmektedir. Ve Kadınlar Günü de bu sistemin insanlardan para koparmak için uydurduğu bir kılıftan ibarettir.

Müslüman bu sisteme karşı uyanık olmalıdır. Elinde Asrı Saadet’in örnek hayatı gibi bir servet taşırken, gözü dışarıdaki çakıl taşlarına takılmamalıdır. İslam insana kıymet vermek için yüceltir. Bu kıymeti ‘’Eşrefi mahlûkat’’ diyerek insanın hal ve hareketleriyle en şerefli mahlûkat konumuna eriştirir yükseltir. Peygamberimize nübüvvetin geldiği yıllar pek tabii biliyorsunuz ki Arap toplumunda cahiliye devri idi. Bu sebeple kadınlara ve kız çocuklarına yapılan adaletsiz muameleler had safhadaydı. Kadın erkeğin mülkiyetinin bir parçası sayılır mirastan pay almayan bir meta olarak görülürdü. Kız çocuğu sahibi olmak utanç sayılır ve diri diri toprağa gömülürdü. Bu günkü sistemin kadına yüklediği sorumluluk kadının fıtratına aykırıdır. Bu sistem ise kadın hakları ve özgürlüğü adı altında fıtrata aykırı sorumlulukları dayatmaktadır. İslam ise kadına bir gün değil her gün kıymet verir.

 Ecrin KALELİ

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.