TATİLDE TA’DİL YAPMAK
İnsan hayatında en önemli hususların başında eğitim gelmektedir. Eğitim deyince de sadece okul hayatı gelmemelidir.
Hele hele günümüzde eğitim alabileceğimiz ve verebileceğimiz alanların sayısı oldukça fazladır. Özellikle yaz tatili diye adlandırılan haziranın üçüncü haftası başlayıp eylül ayının üçüncü haftasına kadar olan süre muhakkak değerlendirilmelidir.
Eğitim hayatına verilen üç aylık ara, uzmanları tarafından enine boyuna değerlendirilmelidir.
Madem böyle bir ara var hizmet eden kişi, kurum ve kuruluşlar da bu arayı muhakkak değerlendirmek zorundadırlar.
İçeriği sosyal etkinliklerle zenginleştirilmiş eğitim öğretim programları hazırlanmalı eğitimcilerimiz de bu donanımla yetiştirilmelidir.
Yaz ayları ticaret zamanı. Ticaret deyince sadece esnaflık olarak anlamamak gerekir.
Yani bir dükkân açıp içini ihtiyaç malzemeleriyle doldurup bir şeyler alıp satmak, ya da arıcılık- komisyonculuk yaparak kar elde etmek değildir ticaretten anladığımız.
Saf Sûresi’nin 10. ve 11. ayetleri bizlere ticareti öğretiyor.
“Ey iman edenler! Sizi pek acı bir azaptan kurtaracak çok kârlı bir ticâretin yolunu size bildireyim mi?
Allah’a ve Rasûlü’ne gerektiği gibi inanır, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihâd edersiniz. Eğer bilirseniz, sizin için hayırlı olan budur.
Burada üzerinde titizlikle durulması gereken konu Cihad.
Allah yolunda çalışmak, çabalamak, gayret göstermek ve insanlarla Allah arasındaki engelleri kaldırmak anlamında kullanılan bu kavram hayatiyet derecesinde önemlidir.
Hayırlı Olmak İçin Çalışmak
“Sizin en hayırlınız Kur’an’ı öğrenen ve öğretendir” buyurdu yeryüzüne gelmiş en güzel insan Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem.
Yaz ayları da bu hayırlı olma yolunda büyük bir fırsattır. Üç ay boyunca okula gitmeyecek yavrularımızı zenginleştirme zamanı.
Okudukça sevap kazanacakları “insanlığın kurtuluş reçetesi” mübarek kitabımız anlaşıldığında ise dünyaya huzuru getirecektir. Asr-ı saadette olduğu gibi.
Yaz gelince Akdeniz, Karadeniz, Ege Sahilleri ile dolu hayaller kuranlar olduğu gibi, Kur’an okyanusunda yüzme hayali taşıyan erlerimiz de var.
Sakın ha memleketimizin denizlerini gezmeyelim, görmeyelim, istifade etmeyelim gibi bir sonuç çıkarılmasın bu yazdıklarımdan. Sadece sıralamayı iyi yapalım yeter. Belki de iyi hazırlanan bir yaz kursuyla beş yılda yedi bölgemizin güzelliklerini gezmekte mümkün.
Burada ifade etmeye çalıştığım konu, önce Kur’an-ı Kerim hizmetinde bulunalım, sonra da ülkemizin maviliklerine açılalım. Tabi yeşilliklere ya da bozkırlara da olabilir. Tercih sizin.
Çocuklarımızın önce manevi ihtiyaçlarını onların seviyelerine uygun hazırladığımız eğitim öğretim programlarıyla giderelim sonra da gerçekten istifade edebilecekleri sosyal etkinliklerle geleceğe hazırlayalım.
Artık neredeyse çok az olan yatılı yaz programlarını uygun mekânlarda özellikle lise öğrencilerine yönelik olarak yapabilirsek kazanımımız daha da fazla olacağı kanaatindeyim.
Kısa zamanda öğrencilerimizle çok büyük mesafeler alabilir onları Sahabe Efendilerimizle buluşturabiliriz. Suffa gibi bir eğitim ve günümüz sosyalliği ile gençlerimizi donanımlı yetiştirebiliriz.
Buraya kadar yazdıklarımı toparlayacak olursam aslında hem eğitimciler, hem talebeler eksikliklerini giderdikleri bir yaz dönemi ile tatil değil tadil yapabilirler.
Yaz kurslarında görev alarak hizmet halkasını geniş tutan herkese teşekkür ederiz. Kur’an okuma aşkı ve heyecanıyla kurslara koşan gençlerimizi de tebrik ederim. Rabbimiz bizleri hayırlı olanlardan eylesin.
Rümeysa ÖZCAN