İLKADIM KİTAPLIĞI-M. Selçuk Özdoğan – Dil ve İşgal / Taha Kılınç

İLKADIM KİTAPLIĞI-M. Selçuk Özdoğan – Dil ve İşgal / Taha Kılınç

Kıymetli İlkadım Kitaplığı okuyucularımız! Bu ay sizlerle Ketebe Yayınlarından çıkan Taha KILINÇ’ın kaleme aldığı Dil ve İşgal Eliezer Ben-Yehuda ve Modern İbranicenin Doğuşu isimli kitabı inceleyeceğiz.

Dil, milletleri birbirine bağlayan en önemli kültür ögesidir. Yurt dışına giden biri kendi dilini konuşan biriyle karşılaştığında yaşadığı sevinç tarif edilemez.

Milletlerin tarihinde dilleri çeşitli evrelerden geçer. Dil, yaşayan bir öge olarak kabul edilir. Dolayısıyla dillerde çeşitli değişimler olmuştur. İbranice de zamanla değişikliğe uğrayan hatta unutulan dillerden biridir. İbranice Tevrat’ın dilidir. Yahudilerin azgınlıklarının neticesinde tarihlerinde iki defa Kudüs’ten dünyanın farklı bölgelerine sürüldükleri ve sürüldükleri bölgelerde de şu an Filistinli kardeşlerimize yaptıkları muameleleri gördükleri için dillerini unutup bulundukları ülkelerin dillerini konuşur hale gelmişlerdir. (Zulme uğramış bir kavmin zalim olması kadar acayip bir durum olabilir mi?)

Yahudiler için İbranicenin yeniden kullanılır hale gelmesi neden önemlidir? Çünkü Filistin topraklarını işgal etmenin kültürel boyutu hazırlanmış ve Yahudiler arasındaki bağlar daha kuvvetli hale gelmiştir. Yazarımızın ifadesiyle:

“Kitap boyunca, bir yandan İbranicenin diriltilmesine, bir yandan da bu projenin başrol oyuncusu Elizer Ben-Yehuda’nın hayat hikâyesine odaklanırken, eminim, dikkatli gözler başka birçok ayrıntıyı da yakalayacaktır. Bilhassa, kadim Filistin coğrafyasında İsrail’in kuruluşuyla neticelen Siyonist işgalin, katliam ve savaşlarla süreci tamamlamadan önce, kolonileşme ve yerleşimlerle işe başladığına, ardından da eğitim ve kültürü kurumsallaştırdığına, işgalin ancak bu yollarla taban bulup kök saldığına işaret edebilmiş olmayı ümit ediyorum.”

Burada şuna dikkat etmek gerekiyor. Yazarımızın amacı Elizar Ben-Yehuda’ya övgüler dizmek değildir. Peki, nedir? Ey Müslüman! Tembelliği bırak artık. Dünyanın en mükemmel davası senin ellerinde. İslam davası. Sen de kendine ümmetin birliği için bir ödev ver ve bunun için yılmadan çalışmalıyız. Elimizden bir şey gelmeyen olumsuzluklara takılıp kalma malı ve sadece işimize yoğunlaşmalıyız. Gayretle ve dava şuuruyla Hz. Nuh misali gece demeden gündüz demeden çalışmalıyız.

Ne zaman ümmetin fedakâr yiğitleri ortaya çıktıysa Rabbimiz ümmeti ve o yiğitleri hiç yalnız bırakmadı. Ama ne zamanki Müslümanlar olarak aktif konumdan pasif konuma geçtik, o zamandan beridir de elimizdeki nimetleri birer birer kaybettik. Uyuma, uyuşukluk zamanı değil. Toparlanmalı, gayret kuşağını kuşanmalı ve İslam’a susayan gönüllere İslam’ı ulaştırmalıyız.

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.