Aşırılığın Panzehiri; İtidal – Beytullah Aydın
Rabbimiz Teâlâ insanlara kendi rızasını kazanması için emir ve yasaklar getirmiştir. Bu emir ve yasakların amacı Rabbimiz içindir, sonuçları da gözle görülür ve kişi üzerinden topluma yansır. İbadetlerimiz Allah için yapılır sonuçları da insan üzerinden diğer insanların düzelmesi için ve tefekkür etmesi için inkişaf eder. Nasıl ki namaz insanı fuhşiyattan korur ve insanlar namaz kılanı gördükçe ibadetin ve sonuçlarının önemini anlar. Biz kötülüğün ne olduğunu buradan anlarız, yani iyilik kavramına ters düşen ne varsa kötülük kavramında yer almaktadır. İyilik Rabbimizin rızasını kazanmayı ve insanlara faydalı olmayı sağlar, kötülük ise bunların karşısında olmak demektir. Peki, kötülük kadar kötülüğün yolu yani kötülüğe götüren süreci hiç düşünüyor muyuz? Nasıl zina haramken zina yolları haram oluyorsa, kötülüğe giden yollarda kötü sayılmaktadır. Peki, bu kötülüğün yolu nedir? İnsanların kötülüğe, yanlışa düşmesinin sebebi kötülüğe giden yolu en başından kesmeme sebebidir.
İnsanoğlu da her yaptığı işin öncesinden aklını ve vicdanını belli olgular üzerine dayandırarak oluşturmaya başlar. Örneğin namaz kılacak insan namazı erteliyorsa şeytan onu oyalıyorsa kılmaz ve bahane üretebilir veya namaz kılanları da görüyoruz diyerek namazın etki etmediğini kendine dayanak gösterenler tefrite düşer ki bu kılmadığı namaz kadar kötüdür. Bunun tam tersi ise bazıları namaz kılar ve kılmayanları da kâfir olarak görür. Buna ise ifrat denilir. İfrat ve tefrit dediğimiz aşırılıklar kötülüğe giden yollardır ki kötülük kadar kötüdür. Bunun zıttı ise iyiliğe giden yoldur ki buna da itidal yani orta yol denilir.
Müslümanlar için yaptığı iş kadar yaptığı işin yolu da çok önemlidir. Kaş yapayım derken göz çıkarmak bunun karşılığıdır. Çünkü insanların niyeti halis olsa da yanlış yollar niyetin iyiliğinin ötesine geçerek olumsuz durumlar oluşturur. Onun içindir ki Rabbimiz bizi orta yollu bir ümmet kılmıştır. Bunun için de Peygamberimiz aleyhisselam da bu itidal üzere nasihatlerde ve emirlerde bulunmuştur.
Üç sahabenin örneği bu olayı çok güzel anlatmaktadır. Hani biri ben sürekli oruç tutacağım diyordu da Peygamberimiz aleyhisselam ona ben oruç da tutarım iftar da ederim buyurmuştu. Biri ben sürekli gece ibadet edeceğim demişti de ona ben gece uyurum da ibadet de ederim buyurmuştu. Diğeri ise ben aile hayatı geçirmeyeceğim ibadet edeceğim demişti de o sahabeye de ben aile hayatı da geçiririm ibadet de ederim diyen Peygamberimiz aleyhisselam bizi ifrat ve tefriti yanlış olduğunu bildirerek itidal yani orta yolun doğru olduğunu bildirmiştir. Aslında bu üç sahabenin niyeti tamamen halisane ve Allah için yapılsa da yol ve yöntemin doğru olmadığı için ve sonuç da kendi bünyelerine ve ailelerine eza ve cefa verebilecektir.
Onun içindir ki başta niyetin halis olması ile sonucunda hayır olmasını istiyorsak yol ve yöntemin Peygamberimiz’in yöntemi gibi olması gerekir. Yani ifrat ve tefrit değil itidal üzere olması gerekir.
Şu anda her Müslümanın bildiği sorunları çözmeye herkes gayret ediyor, fakat elimize geçen yine bir hiç. Sebebi nedir? Nasıl çözülecek bu çıkmaz yol? Tabii ki Peygamberi yolu ile yani itidal üzere olarak. Günümüzde Müslümanlar birbirini kardeş sayamamalarının sebebi de budur. Kimisi şalvar, cübbe giymeyenleri veya kendilerinden olmayanları dışlar, diğer cenah ise dinin temellerini yaşamak ve hatta dinini yaşamayı da hafife alarak diğer grupları küçümsemeyerek onları kardeş olarak görmez. İtidal üzere yaşayan Müslümanlar ise Müslümanları kardeş olarak görür. Onları sorgusuz sualsiz sever ve korur. En ufak durumda yardımlarına koşar. Yanlışları varsa kırarak dökerek değil gönül alıcı sözlerle nasihat eder. Yanlışlarında tek kalemde silerek değil Peygamberimiz’in yaptığı gibi düşenleri kaldırarak, elinden tutarak, nasihat ederek, maddi ve manevi yanında olarak kardeşliğini gösterir. İşte bu günümüzün problemi olan ifrat ve tefrit hastalığının reçetesi olan itidaldir ki, bu ilacı kullanmayanlar hastalığın esiri olur ve Peygamberi yolda tutunamazlar. Rabbim ayaklarımızı dini üzere sabit kılsın ve bizleri itidalden yani orta yoldan ayırmasın.