KAPAK-Mustafa Toprak – İyilikler Kötülükleri Yok Eder İyilikleri Çoğaltalım

İnsanoğlu yaratılışından bugüne kadar bir mücadelenin içerisinde olmuştur. Bu mücadele iki kavram üzerine kurulur. İyilik ve kötülük. İnsan hayatında vazgeçilmez olan bu iki kavram bildiğimiz üzere Habil ile Kabil’e kadar dayanmaktadır. Onlardan günümüze kadar iyiler ve kötüler dünya üzerinde hep var olmuştur.
İyilik ve kötülük kavramını biz nasıl anlayacağız, tanımını nasıl yapacağız, nelerin iyi nelerin kötü olduğunu nereden bileceğiz, akıl gerçekten iyi ve kötüyü ayırt edebilir durumda mıdır? Soruları zihnimizi meşgul ederken iman devreye girmektedir. Bizi yaratan ve her şeyin bilgisi kendisinde mevcut olan Rabbimiz kullarının fiillerini belirlemiş nelerin yapılınca mükâfat nelerin ceza gerektireceğini kitabımız Kur’an-ı Kerim de net bir şekilde açıklamıştır. Hadisi Şerifte ise Peygamber efendimiz (sav) konumuz hakkında net bir açıklama yapmıştır. “ İyilik gönlünü huzura kavuşturan ve içine sinen şeydir, kötülük ise insanlar sana fetva verseler bile gönlünü huzursuz eden ve içinde kuşku bırakan şeydir”(Dârimî, Büyû”, 2)
Rabbimiz bizleri dünya nimetlerine karşı uyarmaktadır. İnsan imandan ve istikametten uzaklaştıkça dünya nimetlerinin kölesi haline gelir. Köle olan insan kötülükleri peşinde koşma olasılığı daha yüksektir. Çünkü hesabı unutmuştur, ahireti zihinden çıkartarak dünyalık kazan kazan anlayışıyla kötülükler âlemine dalmıştır. İmanına sahip çıkan istikamet üzere yaşamaya çalışan kişi ise yaratanın rızasını kazanmayı hedefler çünkü bizleri yaratan iyiliği emreder.
“İyilikle kötülük bir olmaz. Sen (kötülüğü) en güzel olan davranışla sav; o zaman bir de göreceksin ki seninle aranızda düşmanlık bulunan kimse kesinlikle sıcak bir dost oluvermiş” (Fussilet/34) ayetinin ışığında iman eden kişinin en güzel davranışlarla insanların gönüllerine hitap ederek kötülüğü savması ve iyilik peşinde olurken aralarında düşmanlık bulunan kişiyle dahi problemlerin biteceği anlatılır.
Bizler iyilik peşinde topluma faydalı işlerle uğraştıkça elbette ki karşılığını hem dünyada hem ahirette göreceğiz, iyilik peşinde koşmanın en huzurlu yanı ise ilahi mükâfatı kazanırken bir gönle girmek bir tebessüme sebep olmak, bence benzeri olmayan mutluluktur.
Her Müslümanın çok önemli bir görevi vardır emri bil maruf nehyi anil münker yani iyiliği emretmek kötülükten nehyetmektir. Toplumlar her devirde değişim ve dönüşüm içerisindedir iyiler kaybediyor gibi gözükse de tarih sayfasında unutulmayanların hayırla yâd edilenlerin iyiler olduğu görülür. Müslüman olarak bizler topluma, çevreye duyarlı olmalıyız başta kendimiz olmak üzere ailemizi yakınımızdan uzağımıza doğru insanlığa iyiliği anlatıp uygulayıp örnek olmamız gerekir bir kötülük gördüğümüzde onu düzeltmek için en güzel metotlarla mücadele etmeliyiz.
Olaylar karşısında “bana ne” ifadesi kullanılan toplumlar yok olmaya mahkûmdur.
Bizler iyi bir insan olduğumuzda zaten çok iyi bir Müslüman olacağız kötülüklere karşı iyilikle mücadele edip kötülükleri yok edeceğiz elbette bu kolay olmayacaktır. Dünya kuruldu kurulalı var olan bu mücadele de bütün imkânlarımızla iyiliği yayarken imkânımız yoksa bile iyilik mücadelesi verenleri maddi manevi desteklemek gerekmektedir
“Kim bir iyiliğe aracılık ederse onun da o iyilikten bir payı olur kimde bir kötülüğe aracılık ederse onun da kötülükten bir payı olur” (Nisa/85) ayeti ışığında iyiliğe(hayra) aracılık, önderlik edeceğiz ki insanların hep şikâyet ettiği ancak ortaya bir fiil koymadığı kötülükleri karşısında iyilik peşinde koşup hem kötülüğü yok edeceğiz hem de Allahın rızasını kazanacağız.
Son olarak şikâyet eden değil çözüm üreten olmalıyız kötülükler karşısında eleştirdiğimiz kadar onu durdurmak için bir gayretimiz olmalıdır.

