İLKADIM KİTAPLIĞI-M. Selçuk Özdoğan – İlk Bahar & Wadah Khanfar

İLKADIM KİTAPLIĞI-M. Selçuk Özdoğan – İlk Bahar & Wadah Khanfar

Kıymetli İlkadım Kitaplığı okuyucularımız! Bu ay sizlerle Vadi Yayınları’ndan çıkan, Wadah Khanfar’ın kaleme aldığı İlk Bahar isimli kitabı inceleyeceğiz.

Kitabın ismine bakarak kitapta ne anlatılıyor olabilir diye bir soru sorsak, çoğumuzun cevabı içerikle alakalı olmayacaktır. Kitabımız bir siyer kitabı. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin hayatını inceleyen bir kitap. Gerçekten inceleyen bir kitap ama. Alışageldiğimiz siyer kitaplarından farklı bir tarzı var yazarımızın. Daha önce Fıkhus Siyre kitabını okuyan kardeşlerimiz var ise bu kitap Fıkhus Siyre tarzına yakın bir kitap.

Kitabımız aslında Efendimiz dönemini anlamak için Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem öncesi dönemin fotoğrafını çok ayrıntılı bir şekilde bizlere gösteriyor. Perslerin, Romalıların, Sebe Krallığı’nın siyasi durumlarını bizlere çok iyi kavratıyor ki Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem dünyaya geldiğinde dünyadaki güç dengeleri nasıldı, nasıl oldu, Müslümanlar, adı sayılan devletleri nasıl yendi konularını anlamamızı kolaylaştırıyor. Olaylarla bağlantılı bir şekilde verilen ilgili ayet-i kerimeler gerçekten çok isabetli olmuş.

Özelde ise Mekke’nin siyasi, ekonomik, dini yapısı ile Kabe’nin durumu çok ayrıntılı inceleniyor ki bu inceleme zihnimizde çoğu eksik bilgilerin dolmasına vesile oluyor (İlaf kavramı gibi). Kabe’nin çevresinin yerleşim alanı olmasını sağlayan Kusay önemli bir karakter. Kusay, Peygamber Efendimizin dedelerinden birisi. Mekke’deki siyasi yönetim Kureyş oğullarına Kusay ile birlikte geçiyor. Kusay’dan sonra çok akıllıca ve stratejik bir yönetim sergileyen Abdülmenaf ve Haşim, Kureyş’in yönetimdeki kudretini pekiştiren iki önemli isim olarak karşımıza çıkıyor.

Burada şuna dikkat etmek gerekiyor. Efendimizin soyu Mekke’de itibar edilen bir soy. Kabe’nin muhtelif hizmetlerini layıkıyla yerine getiren bir soy. Efendimiz peygamber olduğunda Mekkeli müşrikler dindar oldukları için Peygamberimize karşı gelmiyorlar. Kendi kurdukları sistem bozulacağı için karşı çıkıyorlar. Değilse karşı çıkanların dinle diyanetle bir alakaları yok. Mesela Ebu Cehil siyasi çekişme nedeniyle, sırf peygamberin Kureyş’ten çıkmasını kabullenemediği için Peygamberimize itiraz ediyor. Çünkü Peygamberimizden önce her olayda Kureyş’in yaptığının bir benzerini getirebiliyorlardı ama peygamberliğin karşısına çıkarabilecek kimseleri olmadığı için aciz kaldılar. Toptan reddetme yoluna gittiler.

Mekke dönemindeki kurumsal yapıların içeriği de güzel incelenmiş. Mesela Darun Nedve’nin kuruluş amacı, sonraki yıllarda kazandığı fonksiyon ayrıntılı bir şekilde okuyucuya açıklanmış.

Peygamber Efendimiz’in siyasi dehası, olaylara seri bir şekilde çözüm bulması, liderlik vasıflarının hepsini üzerinde taşıması, dünyayı okuyabilmesi ve mesajı evrenselleştirerek o zamanın krallarına mektuplar göndermesi gibi üstün özelliklerini gördükçe Efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme ümmet olduğumuz için Rabbimize sonsuz teşekkürler ediyoruz.

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.