SOSYOLOJİK SİYER-Ömer Faruk Özcan – Gelin Hicret Edelim
Dünya, belirlenmiş bir zamana kadar üzerinde yaşayacağımız geçici mekânımızdır. Kalıcı ikamet yerimiz ise ahiret yurdudur. Orada da rahat ve huzurlu yaşayabilmenin adresi ise geçici dediğimiz dünyadır. Geçici olması, önemsiz anlamı taşımamaktadır. Bilakis çok önemsememiz gereken bir yerdir dünya. Bizim ebedi geçerliliği olan takdirnameyi alabileceğimiz okulumuzun adıdır dünya. Kâinatı ve âlemleri yaratan Allah’a itaat etmemiz gereken bir geçici konuttayız ve hepimiz hicret edeceğiz.
Ayetlerle Hicret
“İman edenler, Allah yolunda hicret edip savaşanlar var ya işte Allah’ın rahmetini umacaklar onlardır. Allah bağışlayandır, merhamet edendir.” Bakara Suresi, 218.
Hicreti anlamak için “en güzel örnek” Efendimizin (sav) ve iman edenlerin Mekke’de yaşadıklarını derinlemesine tefekkür etmek gerekir. İslam’ı yaşamak ve tebliğ etmek için terlerinin ve imkanlarının son damlasına kadar mücahede edenler çareyi hicrette buldular.
“Kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer ve genişlik bulur. Kim Allah ve Resulü uğruna hicret etmek amacıyla evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse, şüphesiz onun mükâfatı Allah’a aittir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.” Nisa Suresi, 100.
Yeryüzünde gidilecek yerler çok. Ama Allah için yolda olmak ve gücümüzü İslam için harcamak ilk önceliğimiz. Bize ölüm ulaşıncaya kadar vazifelerimizi hakkıyla yerine getirmeliyiz.
“İman edip hicret edenler, Allah yolunda cihad edenler; onlara kucak açıp yardım edenler var ya! İşte onlar gerçek müminlerdir. Onlar için bağışlanma ve büyük bir lütuf vardır.” Tevbe Suresi, 20.
Bu ayeti kerime hem muhacirin hem de ensarın ne kadar değerli bir iş yaptığını göstermekle beraber, bizlere de gerçek mümin olanların vasıflarını hatırlatıyor. Biz İslam yolunda olacağız. Muhacir durumuna düşenlere de ensar olacağız. Aynı anda ikisini birden de yapabiliriz.
Aslında konuyla alakalı daha çok ayeti kerime yazabilir, tefsirine bakabiliriz. Fakat konu bu üç ayeti kerime ile dahi anlaşılmaktadır.
Hadislerde Hicret
Niyet ve Hicret: “Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Kimin hicreti Allah’a ve Resul’üne yönelikse onun hicreti Allah’a ve Resul’ünedir. Kimin de hicreti elde edeceği bir dünyalığa veya evleneceği bir kadına ise onun hicreti, hicret ettiği şeyedir.” (Buhârî, Bed’ü’l-vahy, 1)
Önce niyet sağlam olacak ki, amelimiz salih ve sahih olsun. Her ibadetin başı ve özü niyette. Hicret gibi hayati meselede de niyet hem eylemin Allah katında kabulü hem de istikbali açısından fevkalade önemlidir.
Hakiki Muhacir: “Hakiki muhacir, Allah’ın yasakladığı şeyleri terk eden (kötülüklerden uzak duran) kimsedir.” (Buhârî, Îmân 4)
Bu nebevi öğreti hepimizin muhacir olmak ve mücahede etmek zorunda olduğumuza delil teşkil etmektedir. Hele kötülüklerin dijitalleştirilerek anında hepimizi sarıp sarmaladığı şu günümüzde hicret etmek ne kadar da önemli hale geldi.
“Hicret, yasakları terk etmektir: Müslüman, diğer Müslümanların elinden ve dilinden güvende olduğu kimsedir. Muhacir de Allah’ın yasakladığı şeyleri terk eden kimsedir.” (Buhârî, Îmân 4)
Emin olmak İslam’ın en önemli makamlarındandır. Peygamberlerin sıfatlarından olan güvenilir olmak, sadece resullerin sıfatı olmaktan ötedir. Her Müslüman aynı zamanda Emin olmak durumundadır. Güvene sahip olabilmek de yasaklardan uzak durmak ve hatta kaçmakla mümkün olacaktır.
Hicretin Sonu: “Tövbe etme kapısı kapanmadıkça hicret sevabı da sona ermez.” (Ebû Dâvûd, Cihâd 2)
Rabbimiz dışında her şey ve herkes fanidir. Geçici olduğunun bilincinde olan herkes, her gününün son günü olduğu şuuruyla dünyadaki tövbeye olan hicretini samimiyetle tamamlamalıdır. Rabbimizden niyazımız, tövbeye olan hicretin bizi ahirete tertemiz bir şekilde götürmesidir.
Güzel Sözlerle Hicret
“Hicret, kulun kendi eksikliklerinden, kemale doğru yaptığı en kutlu yolculuktur.”
Kemale doğru yapılan yürüyüşte hicret etmek bir yenilenme görevi de görür.
“İnsanın kendi nefsinin sınırlarından, Rabbinin rızasına doğru firar etmesine hicret denir.”
Kâinatın sahibine sığınmak emin olma adına atılmış anahtar adımdır.
“Hicret bir kaçış değil; inancı, umudu ve aydınlık bir geleceği yeniden inşa etmektir.”
Hicret Yesrib’i (zarar vermek, kınamak, bozmak) Medine’ye (medeniyet ve şehirleşme) dönüştürmektir.
1448. Hicri senemiz mübarek olsun.