GÖNÜL FREKANSIMIZ NEREDE AYARLI?

GÖNÜL FREKANSIMIZ NEREDE AYARLI?

Çocukluk yıllarımda dedemin dünyadan ve ülke gündeminden tek haber alma aracı olan bir radyomuz vardı. Dedem başından kalkar kalkmaz hemen radyonun başına oturur yanındaki düğmeyi kıvırarak ibreyi sayılar arasında götürüp getirirdim.  Bazen kulağı tırmalayan bir cızırtı bazen su sesini anımsatan bir hışırtı bazen bir şarkının melodileri bazen de bir konuşmaya denk gelen ibre çocuk dünyamda beni hayalden hayale sürükleyen bir oyuna dönüşürdü. Çocuk aklımla bu konuşanlar bu küçük kutunun içine nasıl girmiş diye düşünürdüm. Hışırtı ve cızırtı sesleri gelince biraz korkar ürkerdim. Radyo bozuldu mu acaba diye düşünürdüm. O yıllarda fazla radyo kanalı olmadığı için bir iki noktada normal bir konuşma ya da şarkı ya da bir radyo tiyatrosuna denk gelmek frekansı tutturmak da çok kolay değildi. Çocuk aklımla milim milim hareket ettirerek ibreyi yayın yapan bir radyo kanalının frekansını ayarlamaya çalışırdım. Çocukluğumdan kalma bir alışkanlık mıdır bilmem ama hâlâ radyo dinlemek benim dünyamda farklı bir yerde durur. Çocukluğumun en sevdiğim oyunu olarak o frekanslar arasında dolaşıp hayaller kurarken bir gün o frekanslardan birinden; bir radyodan İnsanlara sesleneceğim hiç aklıma gelmezdi. Rabbime şükrediyorum ki çocukluğumun o küçük oyununu gerçekte bana yaşamayı nasip etti. O gün bugündür hayatın insanların mekanların bir frekansı olduğunu düşünürüm. Bazı insanların yanında gönlünüz bir başka huzur yaşar, bazı mekanlar vardır girdiğiniz anda hatta gördüğünüz anda bambaşka bir havayı soluduğumuzu hissedersin. Bazı kitapları okurken ruhunuzun iyileştiğini düşünürsünüz.

Şemsi Tebrizi’ye affedilen bir sözde der ki; Göz hoşuna gideni sever.

Akıl kendisini anlayanı sever.

Ama ruh kendine benzeyenden başkasını sevmez. Başka bir sözde insan en çok kendine benzeyeni sever; ruhu ruhuna, yüreği yüreğine, yarası yarasına benzeyeni sever der.

İlk defa Kur’an-ı Kerim dinleyen ilk defa ezan duyan insanların tepkilerine bir bakın. Ya da bir camii ziyaretinde yaşadığınız manevi atmosferi bir düşün. Eğer ki yaratılış kodlarımız ağır hasar almamışsa gönüllerimizin güzel bir frekans yakaladığını hemen hissederiz.

Bazı insanlar da vardır ki yanlarında canınızın sıkıldığını ruhumuzun daraldığını hissederiz. Bazı mekânlarda duvarlar üzerimize gelir, ne kadar cazibeli görünseler de bir soğukluk vardır bir an önce terk etmek isteriz ruhumuz huzursuzdur. Çünkü gönül frekansımız tutmamıştır.

Bugün gençler diyorlar ya elektrik alamadım ya da frekansımız uyuşmadı diye. . Peki Hiç düşündük mü? Bizim gönül frekanslarımız nerede ayarlı?

Aslında hayatın frekansı bu hayatı bize bahşedeni tanıdığımızda bildiğimizde varoluş amacımızı idrak ettiğimizde ruhumuzu besleyen melodiler sunar. Nitekim Rabb’imiz Rad Suresi 28 ayeti kerimede “Kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur” buyuruyor.

Hayatın bize sunduğu nimetlerde ya da mahrum bırakıldıklarımızda bizi Yaratanın muradını hissedebiliyorsak ya da beni yaradan benim için hayırlı olanı en iyi bilendir teslimiyetini gösterebiliyorsak inanın hayatın bize sunabileceği en güzel frekansı yakalamışızdır. Ve bu dünyanın en güzel melodisini dinleyerek ebedi hayatımıza doğru ilerlediğimiz bir yolculuğun sükunetini yaşıyoruzdur. Peki Hiç düşündük mü? Önümüzde apaçık frekanslar verilmişken gönül ibrelerimiz hangi boş frekansların, ruhu tırmalayan ruhu hırpalayan, ruhu yoran cızırtıları arasındaki git geller yapıyor?

Bu dünyadan ebedi dünyamıza doğru giderken gelin gönül frekanslarımıza ince bir ayar verelim. Hayatımıza ruha huzur veren melodilerin tınası yayılsın. Öncelikle dünyevileşme hastalığımızdan kurtulmak adına; Hz Ali radıyallahu anh’ın dediği gibi “Rabbim senin bana Rab oluşun bana övünç olarak yeter. Benim sana kul oluşum bana şeref olarak yeter.” diyelim.

Gönül frekansımızı iyiliğe güzelliğe öyle bir ayarlayalım ki; mükâfatın en güzelini en yüce olan, en güzel olan verir teslimiyetimiz hiç sarsılmasın.

İyilik yolunda koşarken nefsimizin oyuncağı olup kibrin, enaniyetin gözleri kör eden yanılgısıyla kardeşlerimizin ayağına çelme takıp;” müminler ancak kardeştir “ayetini çiğnemeyelim.

Gönül frekansınızı öyle bir ayarlayalım ki; oradan yayılan güzellikler hor görmeden, hoş görerek her gönüle dokunsun her başı okşasın.

Gönül frekansımızı öyle bir ayarlayalım ki dünyalık hırs ve intikamların peşinde koşmayalım. Allah’ın adaletinin kendi İntikam duygumuzdan daha büyük olduğuna iman ettiğimiz gün nefs kuyusundan ve dünya zindanından kurtulup Yusuf olduğumuz gündür bunu sakın unutmayalım

Velhasılıkelam insan olmanın ve insan kalmanın onurunu çiğnemeden gönüllere dokunabilmek duasıyla… Peki, sizin gönül frekansınız nerede ayarla?

Selam sevgi ve dua ile…

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.