SOSYOLOJİK SİYER-Ömer Faruk Özcan – Kendimize Zaman Ayırmak – 2
Bir önceki ay bu köşede, kendimizi tanımakla ilgili yazıyı kaleme almıştık.
Zira insan, kendisini tam anlamıyla tanımadan zaman da ayıramaz. Ya da nasıl bir vakit planlaması yapması gerektiğini bilemez.
Bu yazımızda ise kendini tanımış birey, kendine nasıl vakit ayırır, başka bir ifadeyle zamanı kendi adına nasıl verimli hale getirir sorularını cevaplamaya gayret edeceğiz.
Vaktin Kıymetini Bilmek
“Zaman su gibi akıp gidiyor.” deyimini kullanmayan kimse neredeyse yok gibidir.
Burada bir soru sormak neredeyse zorunlu hale geliyor. Hatta bir soru değil, birkaç soru dahi sorulabilir.
1- Akan su nereye akıyor? Hayır yoluna mı yoksa şer yoluna mı?
2- Su gibi akan zaman bizden neleri götürüyor?
Soruları çoğaltabiliriz.
Hayat pınarımızdan akan sular hangi ağacın meyve vermesine katkı sağlıyor? Hangi bataklıkta yeni rengârenk güllerini açmasına vesile oluyor?
Bu sorduğum iki soru aslında soru değil. Vaktin kıymetini bilmekle alakalı iç muhasebenin dışa yansıması diyebilirim. Bizleri yaratan, yaşatan, rızıklandıran Rabbimizin bize tahsis ettiği ömür sermayesinde kar zarar hesaplaması yapmak mecburiyetimiz vardır.
Akıllı ve ergenlik çağına gelen her kişi, kendisi için ecel gelene kadar, kendi defterini düşünmek mecburiyetinde.
Zamanın bizden yana hep hayır için şehadet etmesini istiyorsak gayreti kuşanmamız gerekiyor. Belki şikâyet edilecek yönlerimiz de olabilir ama hayattayken tövbe silgisine sımsıkı sarılıp ahirette aleyhimize konuşacak kişileri ve nesneleri azaltmamız gerekiyor. Daha güzel bir ifadeyle, dünyadayken yapılan hata, kusur ve günahların affı için zamanı hayra kullanmamız gerekiyor.
Şer işlerden ve şer insanlardan, hatta şer düzenlerden olabildiğince uzaklaşmamız gerekiyor. Şer insanlara söyleyecek sözlerimiz muhakkak olmalı, Rabbimizin emri gereğini yerine getirme adına tebliğ çalışmasında muhakkak bulunmalıyız ama onlar gibi düşünmemeli ve yaşamamalıyız.
Soru ikiyi de biraz konuşalım.
Zaman bizden neleri götürüyor?
Gençliğimizi, sağlığımızı, maddi imkânlarımızı ve ömrümüzü götürüyor diye bir cevap vermeyeceğim. Bunlar zaten olması gereken şeyler.
Zaman yürürken biz de koşmalıyız.
Geleceğe, geleceğimize güzel mektuplar göndermeliyiz.
Kamil bir iman belki de birinci önceliğimiz olmalı.
Hüsnüniyet bütün amellerimizin başına konmalı.
Salih amel; günümüzü, haftamızı, ayımızı, yılımızı, ömrümüzü doldurmalı.
Güzel ahlak bizi tehlikelere karşı korumalı.
Tövbelerimiz bizi hep karlı çıkarmalı.
Vakit bizi sevmeli, fakat bunun şartı bizim vakti sevmemizle doğru orantılı.
Ömrü Ramazan gibi yapmanın gayesi ve gayreti bedenimizi, ruhumuzu sarmalı.
Anlık haz ve hız yerine az da olsa istikrarlı ve temiz eylemler bizimle olmalı, biz de onunla olmalıyız.
Hizmet binasının inşaatında çalışıp biz de taş üstüne taş koymalıyız.
Enerji zamanı diyebileceğimiz gençlik dönemi başta olmak üzere, hayatımızın tamamında mazlumun yanında, zalimin karşısında net ve sert bir duruşumuzun olması gerekmektedir. Aslında bu bölümün hamuru daha çok su götürür ama zamanı değerlendirmek, bu yazı için de geçerli.
Biz ve Zaman
Başkalarına yapılan iyiliklerin daha da verimli ve kapsamlı olabilmesi için bizim de zamandan hep alacaklı kalmak yerine peşin ticareti tercih etmemiz gerekmektedir.
1- Ertelemek yerine zamanı kendimize doğru çevirmeyi deneyelim. Çok ertelemek, yapmamanın yolunu açar, zamanla da o yol prensip haline gelir.
2- Başkalarının bizlere takdim ettiği hediyelerle mutlu olurken, kendimizi ödüllendirmeyi de ihmal etmeyelim.
Seyahat etmek, özellikle umre ibadetini yerine getirmek, ülkemizin değerlendirebileceğimiz sayısız mekânlarına seyahat; dinlerken, dinlenirken dahi kazanabilmenin yollarını aramak kazandırır Allah’ın izniyle.
3- Helal kazanmak için çalışmamız önemli fakat birikim yaparken kendimize ve ehlimize de ikramda bulunmayı ihmal etmemeliyiz. Helal ve temiz yiyecek, güzel ve yakışan kıyafet, kaliteli binek ve geniş ev hediyemiz olabilir kendimize.
4- Ruhumuzun manevi istikbaline katkı sağlayacak sosyal ve bireysel faaliyetler de sunalım kendimize.
5- Kendimizi ödüllendirmeyi de ihmal etmeyelim. Kitap almak ve sevdiğimiz, sevindiğimiz hediyelik eşyalarla da buluşabiliriz.
En son kendimize ne aldık?
Hediye paketi yaptırdık mı?
Liste uzar gider ama uzatmadan ifade edeyim.
Biz önemliyiz.
Allah azze ve celle için.
Efendimiz aleyhisselam için.
Kendimiz için.
Ümmet-i Muhammed için.
Rabbim yolundan ayırmasın.
Selam ve dua ile.