HADİS İKLİMİ-Mahmut Aveder – Rahmet Ayı: Ramazan

HADİS İKLİMİ-Mahmut Aveder – Rahmet Ayı: Ramazan

Enes b. Malik ‘ten rivayet edildiğine göre, Receb ayı girdiği zaman Resülullah (sav) şöyle dua ederdi: “Allah’ım! Receb ve Şaban aylarını hakkımızda mübarek eyle, bizi Ramazan ayına ulaştır!” (Taberani)

Ramazan ayının, diğer aylardan ayrıcalıklı olduğu açıkça ifade edilmektedir. Çünkü

Ramazan; oruç ayıdır, Kur’an ayıdır, takva ayıdır, Allah’ı yüceltme ayıdır, şükür ayıdır, doğruyu bulma ayıdır, tevbe ayıdır, itikâf yani tefekkür ve taabbüd ayıdır, Allah’ın koyduğu sınırları gözetme ayıdır, bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesini içinde saklayan bir aydır.

Mübarek Ramazan ayı, Müslümanlara Allah’ın emirleri karşısında sorumluluk bilincine yani takvaya erişme fırsatı sunuyordu. Böylece toplumsal dayanışma ve paylaşma şuurunu aşılayarak, bir anlamda “irade eğitimi” vermek suretiyle, müminlere kişilik kazandırıyor, “kâmil bir mümin” olmanın yollarını gösteriyordu.

Kur’an-ı Kerim’de adı anılan tek aydır, Ramazan ayı. Yüce Allah onu sadece anmakla kalmamış, çeşitli ayetlerle aynı zamanda onu oruç ayı olarak belirlemiştir. İşte bütün bu ayrıcalıkları sebebiyle kültürümüzde Ramazan, “on bir ayın sultanı” olarak kabul görmüştür.

Ramazan ayı boyunca Müslümanlar, toplum olarak ibadet yoğunluğu ve heyecanı içinde olurlar. Çünkü Ramazan, ilmin, inancın, ibadetin, ahlakın, dayanışmanın, kardeşliğin daha da olgunlaştırılabilmesi için Müslümanlara ikram edilmiş bereketli bir eğitim mevsimidir. Müslüman bu zaman diliminde Rabbiyle, kardeşleriyle, nefsiyle ve şeytanla olan ilişkilerini gözden geçirir, gece gündüz tam bir ay süren yoğun bir eğitim faaliyetinden güçlenerek, arınarak çıkar.

Peygamber Efendimiz, Ramazan günlerinde bol bol Kur’an okur, hayır ve hasenatta bulunurdu. Cebrail (as), Ramazan sonuna kadar her gece kendisine gelir ve Hz. Peygamber (sav) ona Kur’an okuyup dinletirdi. Nitekim halen günümüzde yoğun bir şekilde uygulanan bu “karşılıklı okuyuş”, “mukabele” geleneğimizin dayanağını oluşturur.

Ebu Hüreyre’nin haber verdiğine göre, Resülullah (sav) kesin emir vermeksizin insanları Ramazan gecelerini ibadetle değerlendirmeye teşvik ederek şöyle derdi: “Kim inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır.” Ramazan’ın son on gününe, ayrı bir önem verir, mescid-i saadette itikâfa girer, ibadet ve taatle meşgul olurdu. Peygamberimizin bu uygulaması, vefat edinceye kadar devam etmiştir. Her yıl on gün itikâfa girerken, vefat ettiği yılın itikâfı yirmi gün sürmüş, o yıl Ramazan ayında Cebrail’e (as) Kur’an-ı Kerim’i iki defa arz etmişti.

Ramazanı mübarek kılan en önemli unsurlardan biri de Kadir gecesidir. Bu geceye çok önem veren Rahmet Peygamberi, Ramazan ayı içinde gizlenmiş olan Kadir gecesini “Ramazan ayının son on günü içinde arayın!” buyururdu. Ashabına fıtır sadakası vermelerini söyleyen Allah Resulü, bunun insanlar bayram namazına çıkmadan önce ödenmesini isterdi. Ayrıca Ramazan ayında verilen sadakayı daha üstün görürdü.

Her ne kadar Ramazan ayı, Allah tarafından mübarek kılınmışsa da onun bereketinden istifade etmek Müslüman’ın iradesine bırakılmıştır. Değerlendiren için Ramazan bulunmaz bir hasat mevsimi, maddi ve manevi bir arınma iklimidir. Ramazan’a yetiştiği halde onun kadrini ve kıymetini bilmeyen biri içinse, kaçırılmış bir fırsat, hatta bir vebal olacaktır. Hem de Rahmet Elçisi’ne, “Ramazan ayına girdiği halde günahlarını affettiremeden bu ayı tamamlayan kişinin burnu yerde sürünsün! ” dedirtecek kadar!

Evet, Ramazan ayı, berekettir, ziyafettir, zarafettir. Ramazan ayı, ibadettir, rahmettir, mağfirettir. Ramazan ayı ruh ve nefis için, birey ve toplum için takvadır, korunmadır. Ramazan ayı selamdır, esenliktir, sükûnettir, sekinettir, dinginliktir, olgunluktur. Ramazan ayı, kardeşliktir, dayanışmadır, paylaşmadır. Ramazan ayı zenginin oruç tutarak yoksulu anlaması, kısmen de olsa onun halini yaşamasıdır.

Ramazan ayı, geçici olarak yeme-içmeden uzak kaldığı nimetlerin kadrini bilmek ve onları veren Rezzak olan Allah’a karşı şükür görevini hatırlamaktır. Ramazan ayı, kötü alışkanlıklara son verme, iyiden, güzelden yana yeni sayfalar açma fırsatıdır. İşte bu bilinç içerisinde dolu dolu yaşanan Ramazan, sonrasında gelen ayların hatta bütün bir yılın verimli geçirilmesini sağlayacaktır.

Ramazan, bir medeniyettir, bir dünya görüşüdür. Sadece, nefsimize gem vurulan günler değil; yoksulların, düşkünlerin, açların, muhtaçların, kimsesizlerin hatırlandığı ve korunduğu yoğun bir seferberliktir. Rabbim bizleri, istifade edenlerden eylesin.

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.