MAVERADAN MACERAYA-Hamdi Öz – Elma Dersem Çık Armut Dersem Çıkma!
Tabipler elmanın kalbe iyi geldiğini, bu sebeple sabah aç karına bir adet elma yemeyi tavsiye eder. Makalemizin başlığı, çocukluk yıllarında uzun kış geceleri oynadığımız “sin sin ve ay gördüm” oyunlarında ebeye yakalanmamak için ortağımıza verdiğimiz parola ve işaretidir. Ne de olsa asker bir milletin çocuklarıyız. Ne var ki zamanla böylesi parola ve işaretler modern hırsızların ve nimet azgınlarının sanal alemde kare kodları ve gerçek hayatta şifreleri olmuştur. Elma dersem gelirsin armut dersem gidersin gibi. Dikkat et! Elmayı say ye, armudu soy ye. Dünya güzeli Yusuf’u sahnede gören eski Mısır’ın sosyetesi gibi dalgınlık ve hayranlıkla elini kestirme! Rüzgâr nereden eserse essin elma da armut da dibine düşer. Her evlat kendi ailesinin cinsine çeker. Elmayı armuda kabağı karpuza aşılamak doğru değildir. Genetiği değiştirmeye yeltenmek bilimsel aklı fıtratın önüne geçirmektir.
Kur’an-ı Kerim’de Arapça tüffah kelimesi isim olarak zikredilmese de elma, semavi dinlere göre cennetteki mutluluk ağacının meyvesidir. Elma, aslında insan hürriyetinin sınır ağacıdır. Allah, ilk insan Âdem (as)’ın yalnızlıktan şikâyet etmesi üzerine onun yalnızlığını gidermek ve cinsel arzularını tatmin etmek amacıyla Hz. Havva’yı aynı özden yaratmış ve onu Hz. Adem’e emanet etmişti.
Cennetteki yasak ağacın meyvesi elma, mecazi aşkın kendisidir. Zira Allah (c.c) Âdem ve eşine “Cennette yiyin için ancak israf etmeyin, bir de (benden destur almadan) şu ağaca yaklaşmayın!” Sakın benden izinsiz birbirinize yaklaşıp habersiz karı-koca olup baltayı taşa vurmayın diye telmih sanatı ile tembih etmişti.
Buna rağmen Şeytan geçici vizeden sonra oturum hakkının doğması için Âdem ile Havva’nın gizlice gerdeğe girmesini başarmış ve onların da kendisi gibi cennetten çıkarılması için ön ayak olmuştu. Adem’in yaratılışına canı sıkılan İblis, kibir ve gururu engel olup Rabbinin kudreti karşısında onu kıble edinmemiş ve Allah’a secde edip saygı duruşunda bile bulunmamıştı. İblis; cennetten kovuluşuna sebep olan bu insan çiftinden çaktırmadan intikamını almıştı. Onlara bir de yalan yere Allah adına yemin ederek elmayı dişletmiş, ruhlarını kirletmiş ve onları takva elbisesinden çıkarmıştı.
Hâlbuki Allah (cc), Âdem ile Havva’ya kendi adını anarak nişanlanmaları için zaman tanımış, onlar için melekler eşliğinde cennet düğünü yapmayı planlamıştı. İşte İblis bu ilahi düzeni bozan şeytan emre isyan etmekten, Âdem ve Havva ise nehyi işlemekten dolayı dünyayı boyladı. Evlatları da zamanla Mina nerede, Müzdelife nerede öğrendiler, Arafat’ta buluştular. Hatta zamanla Hıristiyanlar Adam ile Eva’nın evvelemirde işlediği sözde bu asli günaha kefaret olarak canını kurban eden Jesus’u (haşa) tanrının biricik oğludur diye inanmaya ve onun doğumunu Weihnacht/Kutlu Doğum olarak kutlamaya devam ettiler.
Yeni mucitler tarafından üretilen Apple marka cep telefonlarındaki dişlenmiş elma figürü işte bu yasak aşk hikâyesinin logosudur. İngilizcede Apple Almancada Apfel elma demektir. Almanya’nın Bodensee bölgesinde golden marka beyaz elma yetiştirilmektedir. Alman toplumu elmanın suyunu saf olarak içer lakin bahçesindeki elmaları toplayıp yemez ve dibinde çürütür.
Misket elmasının Türkiye’deki resmi adresi Amasya’dır. Amasya elmasının aroması içinde sakladığı yıldız işaretinde saklıdır. O kadar tatlıdır ki kabuğunu soymadan eşeğine kadar yersiniz hatta çekirdeklerini bile yutarsınız. Nitekim büyüklerimiz güzden kalma su arkı dibinde yetişmiş iri ekşi elmalardan deve bile yapardı.
Diş tedavilerinde uygulanan implant döneminden önce ikinci baharını yaşamak isteyen ihtiyar delikanlılara ferik adayları damadın Kırıkhan modeli takma diş kullanıp kullanmadıklarını denemek için kertikli sahan ile ekşi elma ikram ederler, bilerek elmanın yanına bıçak koymazlardı.
Bodur elmanın toprağı bozkır; Kızılelma’nın semalardaki uçuş noktası Anadolu’dur. Isparta ve Niğde’nin bahçelerinde güzel elma çeşitleri yetişmekte ve ihraç edilmektedir.
“Alma-ata” olarak da bilinen ve elmalık anlamına gelen Almatı, Kazakistan’ın en büyük şehri ve eski başkentidir. Şehre Almatı denmesinin nedeni ise bölgede yetişen elmanın çok meşhur olmasıdır.
İbadet dirisi ihtiyar delikanlıların, Kur’an ile yüzleri ve gözleri nurlanmış, Hacı Nenelerin elmacık kemikleri ile olgun kadınların-ergen kızların yanaklarına nakış nakış işlenmiş pembecik güzellikleri Amasya misket elmasına benzetilmiştir.
İstanbul’un Anadolu yakasına verilen suyun kaynaklarından birisi de Beykoz ilçesi sınırları içinde bulunan Elmalı barajıdır. Elmalı barajı, İstanbul’da bulunan barajlardaki su seviyesinin sürekli azaldığı günümüzde yine bir ümit kaynağı olarak değerini korumaktadır.
Elmalı; Antalya’nın şirin bir ilçesidir ve Cumhuriyet döneminde yazılan Hak Dini Kur’an Dili isimli tefsirin müellifi merhum Muhammed Hamdi Yazır’ın doğum yeridir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin sekizinci Diyanet İşleri Başkanı İbrahim Bedreddin merhum da bu ilçede doğduğu için Elmalı soyadını almıştır.
Elmalı aynı zamanda Azerbaycan’da yaşayan Nakşibendi tarikatının Halidi Şeyhi Mahmud bin Muhammed ed Dağıstani’nin ata yurdudur.
İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin kadınlara özel haller ile ilgili bir soru soran hatuna elmayı ortadan kesip elmanın içindeki akını göstermesi temiz olduğuna işaret eden sessiz bir fetvası olmuştur.
Elmadağ, yüzölçümü bakımından başkent Ankara’nın 14. ilçesidir. Elmadağ’da MKE, Roketsan, Çaykur, Çimsa, Yataş ve Yibitaş vb. önemli tesis ve firmalar faaliyet göstermektedir. Elma; pembe ve beyaz çiçek açan bir ağaç, kabuğu parlak-sert-kırmızı-sarı- beyaz ve yeşil renkli, kokusu ve aroması hoş, dokusu gevrek, tadı ekşi ve tatlı, ufak çekirdekli bir meyvedir. Elmayı çayıra, armudu bayıra dikmek gerekir. Elmanın dibi göl armudun dibi yol olmalıdır.
Elma deyip geçmeyelim. Pamuk, yeşil, beyaz, misket, fil, kiraz, kabak, bodur, ekşi, tatlı, yaz, kış, Japon, dağ ve saksı elması çeşitleri vardır. Elmanın sirkesi, çayı, şekeri, tatlısı, pastası, kompostosu ve maalesef şarabı da meşhurdur. Bir çürük elma bir kasa elmayı çürütür. Hatta bir kasa elma bir elma deposunu çürütür.
Müslüman alma demesini de bilir elma yemesini de bilir. Atalarımız menfaatine çok düşkün otlakçı ve hasis insanlar için bakın ne demişler! Alma ağacının dibinde mi bittin be adam! Bir de sen ikram etsen ne olur! Yarım elma gönül almadır. Elmayı neden kurtlar, armudu neden ayılar yesin! Acılarımızı da elma ve armut gibi bölüşelim. Adımız armut bölene çıksa da paylaşmak güzeldir. Yalnız kodamanın armut bölüştüğü gibi olmasın!