KUR’AN İKLİMİ-Abdulkadir Yılmaz – Âl-i İmran Suresi 143. Ayet

Bismillahirrahmanirrahim
“Siz, insanlar için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emredersiniz, kötülükten alıkoyarsınız ve Allah’a inanırsınız. Ehl-i kitap da inanmış olsalardı elbette onlar için hayırlı olurdu; içlerinden inananlar da var, fakat çoğu yoldan çıkmıştır.” (Âl-i İmran, 143)
Bizleri Peygamberlerin Sultanı, iki cihan güneşi, liderimiz, örneğimiz, değişmeyen tek önderimiz, Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem’e “ümmet” kılan Rabbimize sonsuz hamdü senalar olsun.
Konumuz olan Âl-i İmran suresi 143. ayette Rabbimiz, bizleri insanlık için ortaya çıkarılmış en hayırlı ‘’Ümmet’’ olarak tanımlıyor.
Bu hayırlı ümmetin en büyük özelliği ise “Emr-i Bil Maruf Nehy-i An’il Münker” yapması (iyiliği emretmesi kötülükten men etmesi)dir.
Başta bu ümmetin örneği ve önderi olan Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem olmak üzere, bu ümmetin her ferdinin en büyük özelliği, iyiliğin hakim olması, kötülüğün yok olması için mücadele etmesidir.
Ümmet-i Muhammed adeta kötülüğe karşı tepki göstermek için kodlanmıştır, onun genlerinde kötülüğe tepki göstermek vardır. Bu ümmet kötülüğe, günahlara, olumsuzluklara karşı hiçbir zaman duyarsız kalmayan bir ümmettir. Kötülüğe karşı elindeki her türlü imkanla; gücü yetiyorsa eliyle -devletiyle, milletiyle, ordusuyla- karşı koyar. Hatipleriyle, şairleriyle, hocalarıyla, imamlarıyla anlatarak (diliyle) kötülüğe karşı mücadele eder. Hiçbir şeye gücü yetmediği zaman ise, kötülük karşısında kalbî rahatsızlık duyar, üzülür, kızar ama asla kayıtsız kalmaz.
Yine bu ümmet devletiyle, ordusuyla “Hakk’ın Hakim Olması”, iyiliğin yayılması için cihad eder. Tebliğcisi ile eğitim öğretimiyle, okullarıyla; güzellikleri, iyilikleri insanlara, gelecek nesillere öğreterek, iyiliğin hâkim olması için mücadele eder. Onun hayat anlayışı, ilkesi: “Hayat; iman ve cihattır.” sloganında gizlidir.
Bu özelliklerini kaybeden ümmetler, insanlık için örnek olabilme, lider olabilme özelliklerini de kaybederler. Nitekim yukarıda zikrettiğimiz ayet-i kerimenin devamı buna işaret ediyor, Yahudi ve Hıristiyanlar bu özelliklerini kaybettiği için örnek olma, hatta Ümmet olma özelliklerini de kaybetmişlerdir.
Yine başka bir ayet-i kerimede şöyle buyruluyor:
“İşte böylece, siz insanlara şahit olasınız, peygamber de size şahit olsun diye sizi aşırılıklardan uzak bir ümmet yaptık.” (Bakara, 143)
Yine insanlığa örnek olacak Muhammed Ümmeti’nin en büyük özelliklerinden biri de aşırılıklardan uzak durmasıdır. Ümmet-i Muhammed, ne Hıristiyanlar gibi ruhban hayatına özenir ne de Yahudiler gibi dinlerine karşı hile içerisinde olur.
Bu ümmetin özelliği, hayatı bütün gerçekliği ve realitesiyle yaşaması, hayatında Hakkı hâkim kılması, Rabbine, Peygamberine ve tüm insanlığa karşı samimi olmasıdır.
Onların bu özelliğini Rabbimiz şöyle tarif ediyor: “Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü’minler de iman ettiler. Hepsi Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine inandılar da ‘O’nun peygamberleri arasında hiçbir ayırım yapmayız.’ dediler. Sonra da: ‘İşittik, itaat ettik, ey Rabbimiz bizi bağışlamanı isteriz, dönüşümüz ancak sanadır.’ diye niyazda bulundular.
Rabbimiz buyuruyor:
“Biliniz ki sizin şu ümmetiniz bir tek ümmettir, ben de sizin rabbinizim. Onun için yolumdan çıkmaktan sakının.” (Muminun, 52)
Yani siz Allah’ı Rabb kabul etmiş, sadece O’na kulluk eden, O’nun emir ve yasaklarını hayatınızın ilkesi kılan, O’ndan başkasına boyun eğmeyen bir ümmetsiniz.
Renklerimiz, dillerimiz, ırklarımız farklı olsa da;
Rabbimiz bir, Peygamberimiz bir, kıblemiz bir, dinimiz bir, hayat anlayışımız, ahlak anlayışımız, örneğimiz ve önderimiz bir. Biz Ümmet olarak tek bir vücut gibiyiz. Çok büyük bir potansiyele sahibiz. Mazlumun, mustazafın, gurabanın, hatta zalimin (tüm insanlığın) ümidiyiz.
İnşallah en kısa zamanda Rabbimizin ayetlerde tarif ettiği Ümmet olacağız.
Rabbim, şanlı tarihimizde olduğu gibi izzetli, vakarlı, yeryüzünü İslam’ın hak nizamı üzerine dizayn eden, razı olacağı bir ‘’ümmet’’ olduğumuzu görmeden canımızı almasın.
