KAPAK-Dr. Yahya Macit – Ebeveyn

KAPAK-Dr. Yahya Macit – Ebeveyn

Ebeveyn…

Anne ve baba…

Toplumsal yapıyı oluşturan en küçük birim olan ailenin kurucu unsurları…

Onlara nasıl bakmalı ve nasıl görmeli? Zira insan nasıl bakarsa öyle görür, nasıl görürse öyle davranır.

Her toplum, her olgu ve olayı kendi değerler silsilesi içinde değerlendirir. İnsanlık tarihinin en kadim müesseselerinden olan aileye, özellikle ailenin temel direnç noktaları olan anne ve babaya bakış konusunda da durum aynıdır. Binaenaleyh biz Müslümanlar da aile ve ebeveyne, çerçevesini İslam’ın çizdiği nazarla bakar ve öyle değerlendiririz. Öyle değerlendirmeliyiz. Rahim olan Rabbimiz Allah (cc) onlara hangi nazarla baktıysa; Kerim olan Peygamberimiz Hz. Muhammed (as) onları nasıl gördüyse biz dahî öyle bakar, öyle görürüz. Görmeliyiz.

Anne-babalarımız ilk öğretmenlerimiz, bizler ise onların daimi öğrencileri. Çocuklarının hem anne-babalık hem de eğitmenlik sorumlulukları altında zorlu yürüyüşlerin kahramanları. Çocuklarını tahkim ve takviye ederken kendilerini feda eden izzet abideleri. Vahyin kendilerine değer biçtiği değerlerimiz. Annelerimiz ve babalarımız. Sevindiğinde ve üzüldüğünde, ayrıldığında ve özlediğinde bütün cömertliğiyle gözyaşlarını sebil eden annelerimiz; yine bütün vakarıyla gözyaşlarını içine akıtan babalarımız. Işıltılı sevgileriyle bizleri kuşatıp sarmalayan annelerimiz ve tabi çağıldayan bir yer altı nehri gibi içinde beslediği merhametine sırtımızı dayadığımız babalarımız. Onlar bizim varlık sebebimiz. Onlar bizim değerlerimiz ve değerlilerimiz.

Rabbimiz, Kitab’ında yalnızca kendisine kulluk etmemizi ve anne-babaya iyilik etmemizi emretti. Onlara “öf” bile demememizi ve onları azarlamamamızı zikretti. Onlara güzel söz söylememizi buyurdu.  Onlara merhamet ve alçak gönüllülük göstermemizi istedi. Hatta onlara, “Rabbim! Onlar beni küçükken nasıl yetiştirdilerse Sen de onlara merhamet et.” diye dua etmemizi öğretti. (Bakınız: İsra, 17/23-24) … ve şu ayetlerle bize talimatta bulundu:

-Biz insana anne ve babasına iyilik etmesini tavsiye ettik. (Ahkâf, 15)

-Biz insana anne ve babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi onu zorluk üstüne zorlukla taşıdı. (Lokman, 14)

-Biz insana anne-babasına iyi davranmasını emrettik. (Ankebût, 8)

-Allah’a ibadet edin… anne-babaya, akrabaya, yetimlere iyilik edin. (Nisa, 36)

Allah’ın resulü, yegâne rehberimiz, ulu önderimiz Hz. Muhammed (as) mübarek sözleriyle ana-baba konusunda bizi bilgilendirip donatıyor:

-İnsanlar içinde en iyi davranmama en layık kimdir, diye sorulduğunda Allah resulü, “annen, annen, annen” demiş; sonra da “baban” buyurmuştur.

-Rabbin rızası anne-babanın rızasındadır; gazabı da onların gazabındadır.

– “Burnu yerde sürünsün.” diye beddua eden Peygamberimize, bu kimdir, diye sorulduğunda Allah resulü, “anne-babasına yaşlılıkta yetişip de (onlara hizmet ederek) cenneti kazanamayan kimse!” buyurmuştur.

-Allah’a en sevimli amel hangisidir, diye sorulduğunda Allah resulü, vaktinde kılınan namazı ve ardından ana-babaya iyiliği zikretmiştir.

-Cennet annelerin ayakları altındadır.

Allah’ın değer verdiğine Resulünün değer vermesi, olması gereken bir şeydir. Onun bu konuda hiçbir hadisi bize ulaşmamış olsaydı bile Allah resulünün ana ve babaya çokça değer verdiğini kabul ederdik. Zira Allah’ın emri Resulünün de emridir. Yasağı ise yine Resulünün de yasağıdır.

Ancak Rabbimiz onlara değer verirken bir de kırmızı çizgi çizmiş ve Allah’a isyan olan yerde anne-babaya itaat olmayacağı konusunda bizi şöylece uyarmıştır:

Eğer onlar seni, hakkında bilgin olmayan şeyi bana ortak koşmaya zorlarlarsa, onlara itaat etme. (Ankebût, 8)

Kendisine kulluk etmemizi emretmesinin hemen arkasından anaya babaya iyilik etmemizi, onları merhamet kanatlarımız altına almamızı ve onları dualarımızla kuşatmamızı isteyen, ana-babaya iyiliğin en efdal ibadetlerden olduğunu bize öğreten Allah ve resulü onlara ne kadar değer veriyor belli değil mi? Rabbimiz ve rehberimiz bu denli değer veriyorsa bizim değer vermemiz insanlığımızın, hatta kulluğumuzun bir gereğidir. O zaman yeri gelmişken dua edelim:

رَبَّـنَا اغْفِرْ لي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ۟.                      

Rabbimiz! Hesap kurulacağı gün beni, anamı, babamı ve müminleri bağışla! (İbrahim, 14/41)

رَبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَاني صَغيراًۜ.

Rabbim! Onlar (anne-baba) nasıl küçüklükte beni şefkatle eğitip yetiştirdilerse şimdi Sen de onlara merhamet göster. (İsrâ, 17/24)

رَبِّ أَوْزِعْنٓي أَنْ أَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّتي أَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلٰى وَالِدَيَّ وَأَنْ أَعْمَلَ صَالِحاً تَرْضٰيهُ وَأَصْلِحْ لي في ذُرِّيَّتي إِنّي تُبْتُ إِلَيْكَ وَإِنّي مِنَ الْمُسْلِمينَ.

Allah’ım! Bana ve anne babama verdiğin nimetlere şükretmemi, Senin razı olacağın salih amel işlememi bana ilham et. Neslimi de salih kimseler yap. Şüphesiz ben Sana döndüm. Muhakkak ki ben Sana teslim olanlardanım. (Ahkâf, 46/15)

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.