HADİS İKLİMİ – Allah’ın Sınırları: Helal ve Haram / Mahmut Avader

HADİS İKLİMİ – Allah’ın Sınırları: Helal ve Haram / Mahmut Avader

Ebu Hureyre’den nakledildiğine göre, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: “Öyle bir zaman gelecek ki kişi malını helalden mi yoksa haramdan mı elde ettiğine bakmayacak!” (Buhari)

İnsanları sorumluluk sahibi varlıklar olarak yaratan Allah, onlara yeryüzünde sayısız nimetler vermiştir. Bu nimetlerin pek çoğunu onlara helal kılarken bir kısmına ise sınırlama getirmiştir. Söz gelimi bunca üzüm bağını bahşeden Allah, sarhoş ederek insan aklını giderdiği için içkiyi yasaklamıştır. Koymuş olduğu yasaklar, aslında yine insanların yararınadır. Yüce Allah neyin haram, neyin de helal olduğunu bazen gönderdiği kitaplar ve elçiler aracılığıyla açıklamış ve kendisine inananların bu yasaklara dikkat etmesini istemiştir.

İslam’da helal ve haramı belirlemek Allah’a ve O’nun izniyle de Hz. Peygamber’e aittir. Dolayısıyla insanların kendi arzularına göre bir şeye helal veya haram demeleri şiddetle yasaklanmıştır. Müşriklerin kendi arzularına göre, istedikleri şeylere helal veya haram demelerini kınayan Yüce Allah, “Dillerinizin yalan yere nitelendirmesinden ötürü, ‘Şu helaldir, şu da haramdır.’ demeyin, sonra Allah’a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz, Allah’a karşı yalan uyduranlar, kurtuluşa eremezler.” (Nahl, 116)ayetiyle de Müslümanları uyarmıştır.

Yüce Allah, “Size rızık olarak verdiklerimizin temiz olanlarından yiyin. Bu hususta taşkınlık etmeyin. Sonra gazabım sizi çarpar…” (Ta-Ha, 81) buyurarak kullarına helal rızık peşinde koşmalarını emretmiştir. Ayrıca Allah Resulü, helal kazanç talep etmenin her Müslüman’a farz olduğunu belirtmiş (Taberani), meşru bir işten helal rızık kazananların, işlerine içtenlikle sarılmalarını istemiştir (İbn Mace). Hatta Peygamber Efendimiz, “Öyle bir zaman gelecek ki, kişi, malını helalden mi yoksa haramdan mı elde ettiğine bakmayacak!” (Buhari) buyurarak nesiller değiştikçe helalinden kazanmanın daha da zorlaşacağına işaret etmiştir.

Haram kazançla yapılan ibadetleri Yüce Allah’ın kesinlikle kabul etmeyeceğini anlatan Sevgili Peygamberimiz, bununla ilgili olarak uzun bir yolculuğa çıkmış, saçı başı dağılmış, toz içinde kalmış bir adamı örnek göstermiştir. Bu adam ellerini semaya kaldırmış, ‘Ya Rabbi, ya Rabbi!’ diye yalvarmaktadır. Oysa yediği haram, içtiği haram, giydiği haram, beslendiği gıda haramdır! Onun bu haldeki duası nasıl kabul edilebilir ki (Müslim)? Bu yüzden, duası makbul bir kişi olmak isteyen Sa’d b. Ebu Vakkas’a, Resulullah’ın (sav), “Yediklerinin helal olmasına dikkat et ki duaların kabul olsun.” tavsiyesinde bulunduğu nakledilmektedir.

Müslümanlar, harama düşmemek için son derece dikkatli davranmalı hatta haram mı yoksa helal mi olduğu belli olmayan şüpheli şeylerden bile kaçınmalıdırlar. Zira “Seni şüphelendiren şeyleri bırak, şüphelendirmeyenlere bak!” (Nesai) sözü her zaman akılda tutulması gereken nebevi bir düsturdur.

Netice olarak helal ve haram sınırları Allah’ın kullarına bahşettiği sınırlardır. Bunlar, insanları kötü şeylerden uzaklaştırmakta ve onları iyi olana çağırmaktadır. Allah, kulları için bu sınırları (hududullah) çizmiş, bunlara riayet edenler için mükâfat vadederken, çizgiyi aşanlar için ise alçaltıcı bir azabın var olduğunu haber vermiştir.

Bir müminin ebedi saadetini tehlikeye sokacak olan haramlardan kaçınması son derece önemlidir. Allah Resulü ümmetini sadece haramlardan değil, şüpheli şeylerden de sakındırmıştır. Çünkü şüpheli şeyleri işlemekte mahzur görmeyen bir kişi, adım adım harama yaklaşır ve belki de bilmeden harama düşebilir.

Dinin özünü teşkil eden helal ve haramlar, Allah Teâlâ’nın, kullarının ebedi saadeti için koymuş olduğu ve aşılmamasını emrettiği sınırlardır. Helal ve haramlara dikkat edilmek suretiyle hem Allah’ın dininin ilkelerine sadık kalınmakta, hem de can, akıl, nesil ve mal gibi dinin temel amaçları (zarurat-ı hamse) korunmuş ve bunlara yönelik ihlaller engellenmiş olmaktadır.

Helal ve haramlar konusunda belirleyici olan hususlara bakıldığı zaman, insanların hoşlandığı, tabiatı itibariyle temiz, iyi, güzel, yararlı olan tutum ve davranışlar helal kılınırken, kötü, pis ve zararlı olabilecek sınırlı birtakım şeyler haram sayılarak yasaklanmıştır. İnsan, bu sınırlı haramlardan uzak durarak, Allah’ın emrettiği şekilde, oldukça geniş olan helal dairede yaşamak suretiyle kulluk sınavını geçip, dünyevi ve uhrevi saadete nail olabilecektir.

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.