Kasım 2019 Ali Rıza KAŞIKÇI A- A+
A- A+

Sitemli Mektup

Karlı dağlar, sarp kayalar, aşılmaz,

Gel diyorsun dostum, gelmek kolay mı?

Damla damla birikmeden taşılmaz,

Dol diyorsun dostum, dolmak kolay mı?

 

Dertler var, çatlatır yerdeki taşı

Dertler var, ağrıtır düşünen başı

Garibin, yetimin gözünden yaşı

Sil diyorsun dostum, silmek kolay mı?

 

Ne arar çiçekte şu garip arı?

Kim saklar tâ kıştan, nazlı baharı

Göğüs kafesinden, bütün kuşları

Sal diyorsun dostum, salmak kolay mı?

 

Alkışlar çürüğe, yuhlar sağlama

Şu yaramı kırk bin yerden dağlama

Ağlamak iş değil, sakın ağlama!

Gül diyorsun dostum gülmek kolay mı?

 

Kendinle kimseyi koyma araya,

Aklını gamsıza verme kiraya!

Şu aciz merhemi, kutlu yaraya

Çal diyorsun dostum, çalmak kolay mı?

 

Sitem yüklü sözün var mıdır hayrı?

İnsan ayrı, beden ayrı, leş ayrı!

Dost kimdir düşman kim? Bugünden gayrı!

Bil diyorsun dostum, bilmek kolay mı?

 

Ölçü mü eskidi, tartı mı yeni?

Şu koca dünyanın kaç santim eni?

Baktığın her yerde, arayıp beni

Bul diyorsun dostum, bulmak kolay mı?

 

Tefekkür nimettir, tevekkül rahmet,

Ezâya gülümse, çileye sabret

Çarşıdan pazardan bin türlü ibret

Al diyorsun dostum, almak kolay mı?

 

Gün olur, saklarım, dostu canımda

Yıkanır namertler akan kanımda

Ayrılma, bir ömür, bekle yanımda

Kal diyorsun dostum, kalmak kolay mı?

 

Rızâ'yım, ateşim, bitmez anlarım . . .

Yanmayan ocaklar, tütmez, anlarım . . .

Ham adam, tam adam etmez, anlarım . . .

Ol diyorsun dostum, olmak kolay mı?

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Kasım 2019

Sayı: 27

Genç Adam Arşiv