Ağustos 2015 Süleyman BEYAZ A- A+
A- A+

Ortadoğu Batılının Tarlası Olmayacak

“Düşmanı olmayan ideolojiler yok olmaya mahkûmdur.” Bu ifade sistemine düşman olarak İslam’ı seçen, Müslümanların doğal kaynaklarını dalavere ile ele geçiren, elinden Müslüman kanı damlayan, dünyanın sinsi devleti İngiltere’nin başbakanı Margaret Thatcher’e ait. Son yıllarda artan Müslüman katliamlarının fitili de bu sözdür. Benim de sizlerin de vicdanını sızlatıyor.

Tek dişi kalmış canavar olarak tanımlanan batı, düşman olarak gördüğü İslam Dünyası’na yaklaşık 250 yıldan beri üstünlük sağlamış olarak görülüyor. Bizi her yönden boyunduruk altına almaya çalışıyor. Çalışmaları parçalayıp yutmak adına. Süreç hep böyle mi ilerleyecek? Kesinlikle ‘hayır.’

Peki, ‘Düşman İslam’dır.’ diyenlerin ağzına bu laflarını ağızlarına kim sokacak? Elbette biz, Müslüman nesiller. Yani güneşin doğduğu toprakların evlatları.

Ortadoğu ne zaman batının tarlası olmaktan kurtulursa İslam’ın yükselişi de o zaman gerçekleşecek. Çünkü batılı tarlasına kin, nefret ve savaş tohumları atıyor. Gübre olarak önceden kullandığı mezhepçilik, ırkçılık ve maddecilikle de ürünleri en verimli şekilde alıyor.

Fabrikalara, teknolojiye tapan kapitalizmin çocukları için Ortadoğu; petrol, hammadde ve maden demek. Üretim temelli anlayışa geçemediğimiz için kullandığımız sanayi, bilişim ürünleri tarlayı sulayan ark oluyor. Batılı hem tarladan hem de ürünlerden oldukça memnun görünüyor. Bize çizdikleri rol ise birbirini öldüren zararlı haşeratlar.

Ama bu düzen böyle devam etmeyecek. Üretebilen ecdadın tüketen torunları olma gafletinden kurtulacağız. Ümidimiz ve heyecanımız bu hareketin başlangıcı olacak. Kardeşliğimiz de ufuk hattımızı genişleterek ümmet şuuru ile hareket etmemizi sağlayacak. Ve o sözler geldiği yere bizim elimizle girecek.  

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Ağustos 2015

Sayı: 10

Genç Adam Arşiv