Ağustos 2020 Atilla DEĞİRMENCİ A- A+
A- A+

"Neyi Kaybettiğini Hatırla!"

Resmi büluğ çağıma erdiğim zamanlarda sevdiğim bir yazarın “Neyi Kaybettiğini Hatırla” kitabı elime geçmişti. Kitabın içeriği de muhteşemdi ama bu başlık bana çok heyecan kattı ve hayatımı dizayn etmemde önemli rol oynadı. Hem nimetlerin farkına varıyorsun bu başlıkla hem de imkânların yoksunluğunu daha iyi kavrıyorsun. Hala bu ifade beni etkiler ve kendimi hayat karşısında salıvermemi engeller.

Evet, neyi kaybettiğimizi hatırlasak? Neleri yitirdik öyle değil mi? Tertemiz, cennetlik bir varlık olarak doğmuştuk bu hayata. Etrafımızdakilerin telkini ve baskısıyla, kendimizin de hırsları ve arzularıyla kirlenmeye başladık zamanla. Örneğin ağzımızdan çıkan ilk yalanla yalansız bir dünyayı kaybetmiştik aslında. Ve her yalanla daha az yalansız dünya hayallerimiz de kayboldu. Velhasıl yanlışlarımız temizliğimizi kaybettiriyor.

Dünyaya her dalışımız mücahitliğimize, kardeşlerimizi her unutuşumuz Müslümanlığımıza, haramlara her yaklaşımımız Müminliğimize darbe vuruyor. Darbeler öncelikle bilincimizi kör ediyor ardından başkalaşmanın sıradanlığını hatta zevkini zerk ediyor zihinlerimize. Böylece altüst olan düşünce yapımız birbiri ardınca hatalar yapmamızın fikirsel alt yapısını hazırlıyor. Ve her hata elimizdekileri kaybetmemize neden oluyor.

Bunlara bir de modern gözüken, çağdaş görünümlü sömürgecilerin etkisini de ilave etmeliyiz. “Hayat bizimkisi gibi olmalı, Yaşantılar ancak bize benzerse kabul edilebilir, Bize benzerseniz modern ve çağdaş olursunuz” gibi slogan cümleleri her türlü araçla insanlara ulaştırmaya çalışıyorlar. Bu oltaya takılanlar da maalesef kendisine ve milletine yabancılaşıp türlü belalarla kendi toplumuna zarar veriyor.

Şunu da ifade etmek gerekir ki hatalarımızla uzaklaşıyoruz hedeflerimizden. Hâlbuki bizim Allah’ın rızası ve cennet gibi en yüksek planda ve en önde yer alan hedeflerimiz vardı. Hedeflerimize ulaşmak bizi aşağılık bir hayattan kurtaracaktı. Bu durumu düzeltmek adına hata yapabilme ihtimalimizi unutmamalıyız. “Neyi Kaybettiğini Hatırla” düsturu içeriğinde tevbeyi de barındırdığı için yanlışlarımızdan, hatalarımızdan vazgeçeriz. Böylece Allah’a ve insanlığa doğru dönüşün adımlarını atarız.

Sahip olduklarımızın farkına varmak için illa ki kaybetmek gerekmiyor. Şükür-Hamd birlikteliğini hayatımıza uyguladıkça, diğer insanların imansızlıklarını gördükçe, ahlaksızlığın insanı ne kadar aşağılara çektiğini fark ettikçe, kulluğun ve imtihanın gereklerini idrak ettikçe nimetleri israf ederek kaybetmeyiz. Ve kaybedilmeyen her nimet büyük potansiyel oluşturacaktır; kardeşlik için, ümmet için, insanlık için.

 

Not: Ayasofya Camii’nin ibadete açılmış olması bizleri çok sevindirmiş ve memnun etmiştir. Vesile olanlara teşekkürü bir borç biliriz. Bu hâlin şükrü mescidlerin doldurulması ve bilinçli gençler yetiştirlmesidir.

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Ağustos 2020

Sayı: 30

Genç Adam Arşiv