Ağustos 2014 Enes BELADA A- A+
A- A+

Hayat Stajı: Öğrenci Evleri

İnsanları Tanımak
Komşuluk, Alışveriş, Yolculuk. Öyle sanıyorum ki bir insanla aynı öğrenci evinde kalmak bunların hepsini içine alacaktır. Zira komşuluk desen âlâsı var; alışveriş desen sabunundan kirasına kadar; yolculuk desen hayatın önemli bir bölümünde aynı evde yol alıyorsun. Bu yönüyle öğrenci evinde kalmak bir insanı tanımakla eş değerdir. Belki çoğu insan evleneceği kişiyi ev arkadaşını tanıdığı kadar iyi tanımaz. Üniversite evindeki arkadaşınızın hangi yemeği sevdiğini bırakın, yemeğin üzerine hangi baharatı attığını bilirsiniz. Hangi şampuanın saçına kepek yaptığını, gece ayağına çorap giyerek yatmayı sever mi sevmez mi, öğrenmeniz muhtemel özelliklerden bazılarıdır. Ama ne yazık ki bunları bilmeniz çoğu kez ev arkadaşınızın umurunda olmazken, evleneceğiniz kızın sorması muhtemel sorular olacaklardır. (Tabi asıl olan kalp güzelliği :) )


Fedakârlık
Peki, ev arkadaşınız hiçbir şeyi önemsemez mi? Elbette önemsediği şeyler vardır. En başta FEDAKÂRLIĞINIZ gelir ki öğrenci evlerinin kepenk kapatmamasının en önemli aromalarındandır. Bir öğrenci evinde arkadaşlarınızla hiç uyuşmuyor olabilirsiniz. Misal olsun; siz kapı açık yatmayı seviyorsunuzdur o kapalı veya siz ekmeği tuza banıyorsunuzdur diğerlerinin tuza alerjisi vardır. Bunlar olağan şeylerdir. Yoksa herkes android gibi aynı olsa dünya nasıl bir yer olurdu ki? Öyle ya da böyle uyuşmayacağınız konular olacaktır. Bunların hiç önemi yok. Önemli olan fedakârlık ve tahammüldür. Ama bu bir kereye mahsus değil, sürekli bir fedakârlıktır. Sekiz ay boyunca bulaşık yıkayın demiyorum tabi ki ama tuzu azaltacak, geceleri kapıyı aralayacaksınız. Böylece herkes bir miktar alışkanlıklarından fedakârlık etmiş olacak. Bu konuda öğrenci evlerinin çerçevelik (ve tabi ki aklımıza kazımamız gereken) sloganı da şudur:
“Burası anacığımızın evi değil!”


Ev Başkanlığı
“Üç kişi yolculuğa çıktığında birini başkan seçsinler.” Hadis-i Şerifinden hareketle bir öğrenci evinin olmazsa olmazlarından birisi de EV BAŞKANLIĞIDIR. Seçilecek olan ev başkanı diğerlerine ayaklarını yıkatıp, çeri çöpü toplatsın diye değildir elbette. Vagonlara lokomotiflik yapsın diyedir. Teknik teçhizat nasıl lokomotifte olursa hesap kitap işleri de ev başkanında olur. Ama sadece muhasebeci değildir ev başkanı. Sorunları, sıkıntıları gidermek, ev sahibiyle görüşmek (vakıf evindelerse hocalarla irtibat kurmak) ev başkanının görevidir. Ancak ev başkanlığının en önemli faydalarından birisi “ev nasıl geçindirilir” stajını erkenden yaptırıyor olmasıdır. Yarın kendi evini barkını kurduğunda hayata 1-0 önde başlayacaklardır.


Sorun Çözme Tarifi
Burası öğrenci evi. Tabi ki kişiler arasında ya da tek bir kişide bazı problemler olabilir. Burada ev arkadaşlarına çok iş düşüyor. Önce sıkıntılı olan arkadaşımızı akıllı tarama modunda gözünden anlayıp ilk fırsatta tenhada derdini soracağız. Eğer kişiselse oracıkta çözüm ve önerilerimizi sunacak, eğer umumiyse hemen ev ahalisini toplayıp oturumu başlatacağız.
Şeytanın fitnesi kardeşler arasına böyle giriyor arkadaşlar. Bir yandan sorunları içine attırıyor mel’un şey, bir yandan da ha bire hatırlatıp duruyor. İçten içe kaynatıyor adamcağızı. Sonra keyifli bir çay faslının tam ortasında içi volkana dönen garibanı, kardeşinin tam suratının ortasına sol kroşe olarak patlatıyor. Sonra gelsin dertler, tasalar; gitsin huzur, sükûnet… Allah muhafaza!

Nöbetçilik Neden Şart
“Öğrenci evinde nöbetçilik neden şarttır? Profesyonel yemek servisleri açılmışken neden hâlâ yemekle, bulaşıkla uğraşılıp durulur ki?” denir içten içe… Hesaplar yapılır. Falan yerden bir aylık yemek bizimkinden daha ucuz vs. vs. Ama bu hiçbir zaman müsaade görmez. Çünkü burası bir vakfın öğrenci evidir, basit bir ev değil. Buraya gelen öğrenciye bir şeyler öğretmek hedeflenmiştir. Evin içindeki kitap okuma programları, sohbetler hep bunun içindir. Buraya kadarki durumlar belki yurtlarda da vardır (darılmasın yurtta kalan arkadaşlar) ama bahsettiğimiz manada nöbetçilik sistemi sadece öğrenci evlerinde vardır. Bu bir işkence gibi gözükebilir.


“Yurtta da hem kendimi geliştirir hem insanları tanırım. Üstelik yemek hazır, bulaşık derdi de yok!” diyebilirsiniz fakat öğrenci evinde kalan arkadaş hayatı öğrenir, SORUMLULUK bilinci tavan yapar. Yemek yapmayı, bulaşık yıkamayı, misafir ağırlamayı (ki bu en iyi bileceği şeylerdendir) öğrenir. En basit birkaç örnek vereyim: Teflonda çatal gezdirilmeyeceğini, porselende yemek ısıtılmayacağını, sararan bardakların porçöze yatırılacağını, masayı sildikten sonra ahşap kabarmasın diye durulanması gerektiğini bilir/öğrenir. Ama maalesef yurtta kalan arkadaşlarımız (kendi evinde öğrenmediyse) bunları öğrenemezler. (yakında darp edilirsem faili yurtta kalan arkadaşlarımdır haberiniz olsun :) )

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Ağustos 2014

Sayı: 6

Genç Adam Arşiv