Kasım 2014 Ayşe Nur GÜL A- A+
A- A+

Film, Dizi ve Reklamla Hayatını Karartma!

Sabah uyanınca yanına gidilir. Haberler ondan alınır. Kahvaltıda herkes onun karşısına dizilir. O varken sus pus olunur, konuşulmaz. Akşam da o olmadan yemeğe başlanmaz. Dışarıdan gelen herkes yanına uğramadan olmaz. Akşamları herkes karşısına toplanır, çaylar alınır ve o dinlenilir. Onun yanında hafif bir uyku sonrası yatağa gidilir. Dedelerimizden ya da babamızdan bahsetmiyorum.

Televizyonlarımızdan bahsediyorum. Şimdi yazıyı baştan okuyalım ve evlerimizde televizyonun bu raddeye gelip gelmediğini kendi içimizde sorgulayalım.

Günümüz Türkiye’sinde televizyon hemen hemen her evde var. Pek çoğumuzun evinde başköşede yer alan televizyonlar birer kara kutudan ibaret değiller. Aksine hayatımızda fazlasıyla etkinler. Hangi ara ailenin sözü dinlenen, saygı duyulan bireyi olmuşlar da fark etmemişiz, bilemiyorum!

Aslında izlediğimiz şeyleri sadece izleyip geçmiyoruz. Yapılan araştırmalar, deneyler hep bundan bahsediyor ve diyor ki; “İzlediğimiz şeyleri ister istemez içselleştiriyoruz. O hayatlar bize çoook uzak gözükse de değer yargılarımız zamanla onların değer yargıları gibi oluyor.” Çocuklara, asıl mesleği ‘hırsızlık’ olan Robin Hood gibi karakteri ‘kötüden alıp iyiye veren’ olarak gösteren bir zihniyet bizler için sinsi sinsi neler hazırlamıştır neler, değil mi?

Filmlerinde zinayı, hırsızlığı, adam öldürmeyi ve daha nicesini yapan insanları iyiymiş gibi göstererek onları içten içte haklı görmemizi sağlamaya çalışıyorlar. Bu da değer yargılarımızın keskinliğini azaltıyor. Bunların tohumları içimize şimdiye kadar ekilmiş olsa da bunları izlemeyerek su vermeyi kesersek bu tohumların yeşermeyeceğine inanıyorum.

Sivil toplum örgütleri, cemaatler, vakıflar gibi dünya üzerinde bir şeyleri değiştirmek isteyen insanlar en çok gençlere önem verirler ve onlar üzerine planlar yaparlar. Çünkü gençlik en dinamik zaman dilimimizdir. Tabi bir de gaza gelmenin en kolay olduğu dönem. Bu nedenle de en çok değişim yapılabilen dönem. ‘Bu güç kötülerin eline geçerse tam bir felaket olur’ cümlesi süper ötesi makinelerden önce gençler için söylenmesi gereken bir cümle aslında. Ve aynı zamanda bu güç kötüler tarafından etkisiz hale getirilirse bizim için de tam bir felaket olur. Necmeddin Erbakan’ın da ifade ettiği gibi “Hakk’ın tesisi için çalışmamakla batılın hâkimiyeti için çalışmak arasında fark yoktur.”

Televizyon kanallarının, dizilerin, haberlerin, reklamların, filmlerin yapım şirketlerinin pek çoğu Müslüman olmayan insanların elinde... Ve onların yaşama amacımızı elimizden alma niyetlerini hiçbir zaman için unutmayalım. Bu amaç sayesinde bizler, onlar karşısında imanı haykırıyoruz. Onlar da biliyorlar ki biz buna sahip olmadığımızda ekranlarda izlediğimiz boş kafalı zombilerden farkımız kalmayacak. Bize ecdadımızı öyle anlattılar ki pek çoğumuz sarayda haremden başka oda yok sanıyor! Kendi ecdadını böyle tanıyan acaba nasıl yaşar?

Dizilerdeki insanlar gibi dünyaya sadece yemek, içmek için gelmiş ve bir gün ölünce hiçbir şey olmayacağını düşünen insanlar olursak onların yoluna çıkmayan, hiçbir şey değiştiremeyecek insanlar olacağımızı biliyorlar. Bir top peşinde koşanları izlerken bombaların atıldığı şehirleri unutacağımızı iyi biliyorlar. Televizyonun başından kalkmazsak Kudüs için ellerimizi bile açamayacağımızı çok daha iyi biliyorlar. Bunun için üzerimize planlar kurup bizi uyuşturuyorlar uyuşturuyorlar ve uyuşturuyorlar…

Tükürüğüyle düşmanı boğacak sayısal çoğunluğumuz varken televizyon karşısında salya akıtmaktan başka bir şey yapmadığı için hiç olan yığınlar halinde yaşıyoruz.  Ne yazık ki pek çoğumuz farklı oranlarda da olsa böyle bağımlı halde. Bu durumu düzeltmek için bildiğim bir adres varsa o da her derdimize nokta atışı çözümler sunan; Kur’an.

Biz, Kur’an’a ve Sünnet’e sarılıp yol almaya başladığımızda ve onlar iliklerimize kadar işlediğinde sorunlarımızı aşmış olacağız. Bu yolculuk için hazırlık yapmamız lazım. Nureddin Yıldız hocam “Kur’an öğrenip hayatına geçirmek isteyen insan önce yedi şeyi disiplin altına almalı.” demişti. İşte disipline edeceklerimiz;

1. Uyku: Uyanık bir hayat için zamanlı uyumak lazım. Unutulmamalı ki Allah, Ashab’dan öncelikle uykusunun kontrolünü ellerine alıp alamadıklarını göstermelerini istediği için gece namazına kalkmalarını emretti.

2. Vakit: Dönüşümü olmayan tek israf çeşidi vakittir. Müslüman gençlerin oturup saatlerce bilgisayar oyunları oynamak, yeni çıkan popüler filmleri ve dizileri takip etmek, futbol ve basketbolun tüm turnuvalarını, çeyrek ve yarı finallerini vs... saniyesi saniyesine takip etmek için vakti yoktur. Ümmetin, biz gençlere ihtiyacı var.

3. Yemek: Midesi kontrol edilemeyenin beyni de kontrol edilemez.

4. Arkadaş: Arkadaşlarımızda kendimizi görebiliriz. Bizi hayra çağırmayanla işimiz olmamalı. Niyetleri ‘Allah rızası’ olan bir arkadaş topluluğu bulmamız gerekiyor. ‘Bizimkiler’ dediğimiz insanlar yaptıkları planlarda namazı hesaba almayan insanlarsa bir durup düşünmek lazım.

5. Plan-Program: Saatlerimizi, dakikalarımızı planlamamız gerekiyor. Aksi takdirde bir bakıyoruz sabah olmuş yatakta tavana bakıyoruz, bir bakıyoruz gece olmuş yatakta tavana bakıyoruz. Planlarımız, fedakârlık üzerine kurulmalı. Ancak bu sayede istediğimiz sonuçlara ulaşabiliriz.
Planlarımızı kısa notlar halinde yazarsak hedefimiz daha belirgin olacaktır. Belli periyotlarla da geri dönüş yapılıp planın ne kadarının yapıldığını hesaplamak verim kalitemizi artıracaktır.

6. Mürşid: Mürşid, danışman demektir. En büyük mürşidimiz Peygamberimiz’dir aleyhisselam. Bunun haricinde insan yerel mürşidini kendisi bulmalıdır. Bunun ille diplomat veya köylü olması şart değildir. Uçması, kaçması, suda yürümesi, görünmez olması da zorunlu değildir. Mürşid, bize yön veren insandır. Her namazda söylediğimiz ‘müstakim’ olan ve doğru yola yönlendiren kişidir.

7. Niyet: Önceki altı maddenin toplamından oluşur. Sabah namazına niyet ettiğimiz gibi hayat için de niyet etmemiz lazım.

Allah Teâlâ, bizde bunları gördüğünde bize açıktan ve gizliden yardım edecek inşallah.

Rabb’im, idrak etmeyi ve rızasına uygun yaşamayı bizlere nasip etsin!

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Kasım 2014

Sayı: 7

Genç Adam Arşiv