Mayıs 2016 Genç Adam Editör A- A+
A- A+

Editörden

Allah İle Kulları Arasındaki Engelleri Kaldırmak

Mevlana’nın sorumluluğunun farkında olan ve sonuna kadar mü’minlik kokan bir cümlesi var: “Dünyanın herhangi bir yerinde bir insan üşüyorsa ben ısınamıyorum. Yine dünyanın herhangi bir yerinde bir insan aç ise ben doyamıyorum.” Mevlana burada vicdanın sınırlarını ilan ediyor aslında. Vicdanının sınırlarını dünyanın sınırlarıyla eşitlerken coğrafya ayırt etmediği gibi insana ait olabilecek herhangi bir ayırt edici kimliği de önemsemiyor. Dinine, nesline, soyuna bakmıyor. Muhtaç mı, değil mi? Öncelikle buna dikkat ediyor ve yine öne bu ihtiyaç halini getirip koyuyor. Mevlana böylece insanları yani dünyayı vicdanında iki gruba ayırıyor: muhtaç insanlar ve muhtaçlar karşısında kendini sorumlu hisseden insanlar.

İnsanoğlu Allah’tan ve Allah’ın vahyettiklerinden yani sorumluluklarından uzaklaştıkça günaha giriyor. Günah ise işleyenin kendisiyle ya da iç dünyasıyla sınırlı kalmıyor. Çünkü Kur’an’daki karşılıklarından biri de ‘zulümât’ olan günah, sahibini karartıyor. Ruh, düşünce ve fikir dünyasında aydınlanamayan ve karanlıkta kalanların bu hali davranışlarına yansıyarak önce yakın sonra da uzak çevresindeki insanları etkiliyor. Sonuç olarak ortaya, güzel bakamayan ve güzel(llikleri) göremeyen günahkârlar çıkıyor. Günahın birey ve toplum planında önünün alınamaması yani emri bil maruf ve nehyi anil münker farzında yaşanan gevşeklikle Allah’ın emir ve yasaklarını dinlemeyerek her itaatsizlikte İblis’e daha da yakınlaşan ‘hizbuşşeytan’ kılıklı tiplerin sayısı artıyor.

Kur’an’î bir ifade ile Allah’ın taraftarları anlamına gelen Hizbullah karakterli mü’minlerin sayısının artması ve en büyük günah olarak karşımıza çıkan şirk başta olmak üzere zulümât’ın mağlup edilebilmesi için iyilerin iktidara yani söz hakkı makamına intikali gerekiyor. Nefislerin ve nesillerin ıslahı için iyilerin inisiyatif almaları ve bunu bir Hizbullah olarak vazife edinmeleri kaçınılmaz oluyor. Fiili duadan bahsediyoruz. Yani gayret! Mücadele! Hareket! Elimizden geleni yaptıktan sonra sıra dilimizden ve gözümüzden dökülmesi gerekenlere geliyor. Çünkü sırayı genellikle karıştırıyoruz.

Cihad’ın tanımını burada bir kez daha yaparak bunu nefsimize ve birbirimize her defasında hatırlatmamız gerekiyor; “Cihad, Allah ile kulları arasındaki engelleri kaldırmaktır.” Bu yüzden hayat dediğimiz şey iki kelime ile ‘iman ve cihaddır.’ Bir iman ve cihad hareketidir. Ömür, iman ettikten sonra yapılması gereken cihad kariyerinden ibarettir. İşte bu yüzden kariyer sahipleri kilolarından çok günahlarından korkmalıdır. Çünkü günahlar kariyeri zaafa uğratan şeytanî engellerdir. Engeller ise tevbe ile aşılır. “… En güzel akıbet takva sahiplerinindir.” (Kasas, 83; Taha, 132)

Mehmet Erturan

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Mayıs 2016

Sayı: 13

Genç Adam Arşiv