Şubat 2016 Genç Adam Editör A- A+
A- A+

Editörden

Sırat yol demektir. Ve müstakim olanı makbuldür. Allah müstakim üzere yola çıkana elbet yol açıklığı verir. 2014 yılının Kasım ayına denk gelen 7. sayımızın iç kapağında Muhammed Emin Yıldırım hocamızın sohbetinden alıntıladığımız şiir gibi bir cümle vardı: “Yola çıkın, Yola çıkartın, Yolda kalın, Yola yakışın, Yolda ölün.”

Ümmetin kanı oluk oluk akarken ünite ünite taze kana ihtiyacımız var. Taze kanla birlikte başka her neye muhtaç isek hepsini bulmak için öncelikle yola çıkmak gerekiyor. ‘Yola çıkmak’ demek aktif Müslüman olmak demek. Kimileri yola çıkma işini Kur’an’a yönelmek, Buhari ve Müslim okumak, ehl-i tarik olmak, Nebevî ahlakı kuşanmak, dernek ve vakıflarda gönüllü ve ihlâslı çalışmalar yapmak, kamplar organize etmek, konferanslar vermek, ziyaretlerde bulunmak, ilim tahsil etmek, kitap yazmak, dergi çıkarmak, zalimin karşısında mazlumun yanında olmak, Allah’a iman ettikten hemen sonra tağutu reddetmek şeklinde bir şuura ulaşmak vb. şeklinde yaşıyor. Bunlardan birini değil, mümkün olduğunca hepsini birlikte yapabilme gayretine girişmek İslam’a bir bütün olarak bakabilmemizi sağlıyor.

Çıktığımız yola birilerini çıkarabilmek için yolda kalmamız gerekiyor. Her konuda olduğu gibi yolda kalmanın da bir ilmihali var. Sabitkadem bir halde yolda kalmak; sağlam bir niyet, heyecan, azim, sabır, dua ve tahammül gibi özellikleri yeterince kazanmayı gerektiriyor. Çıktığımız ve kaldığımız yolda üzerimizde bu vasıfta giysiler varsa her yönden esmesi kuvvetle muhtemel rüzgârlar bizi yoldan Allah’ın izniyle saptırmıyor.

‘Yola yakışmak’ meselenin düğümlendiği ve çözüldüğü en hassas nokta. Yola yakışmak olayını bir müridin mürşidi ile değil de bir mürşidin müridi ile övünmesine benzetebiliriz. “Kusursuz olan Müslümanlar değil, İslam’dır.” cümlesi de yola yakışmak niyetindekiler için yoldaki işaretlerden sadece biri. Ne yapıp edip yola yakışmamız gerekiyor. Ahlakımızı, okumalarımızı, örneklerimizi, hal ve hareketlerimizi, ağzımızdan çıkanları sürekli kontrol altında tutmak ve daha da iyileşmesi için gayret üstüne gayret etmek şart. Çünkü yola yakışmayınca yola çıkmak, yanlış anlaşılmaları ve haksız genellemeleri beraberinde getiriyor. Çünkü yola yakışmak, sayısı milyarları bulan ümmetin kalite olarak da kendini ispatlaması anlamına geliyor. Yola yakışmadığımız sürece yol bizden şikâyet ediyor.

Ve ancak yola yakışanlara yolda ölmek nasip oluyor. Şubat, Müslümanlar için şehadet demek. Şehadet ise bir çağrı; nesillere ve çağlara. Şehadet; cinsiyet değil, niyet meselesi. Ocak’tan sonra gelen ayın adını ‘şehadet’ koymak ne harika bir fikir değil mi? Bundan daha harika bir şey varsa o da şehadetin kendisi. Sadece İslam davası için yola çıkan ve çıkartan, yolda kalan ve yakıştığı yolda şehîd düşenlere selam olsun!

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Şubat 2016

Sayı: 12

Genç Adam Arşiv