Bizim Dünyamız 1
Ağustos 2018 Genç Adam A- A+
A- A+

Bizim Dünyamız 1

“Yüzyılın Anlaşması”

ABD tarafından siyonist işgal rejiminin çıkarları doğrultusunda hazırlanan “Yüzyılın Anlaşması”nın detayları ortaya çıkıyor. Anadolu Ajansı’nda da yer alan habere göre, Filistin meselesinin siyonist israil rejimi lehine çözülmesi adına Trump yönetiminin hazırladığı ve bazı İslam ülkelerinin de perde arkasından destek verdiği ‘Yüzyılın Anlaşması’na dair hem İsrail basını hem de uluslararası basında önemli iddialar yer alıyor.

Söz konusu iddialara göre, ABD’nin hazırladığı ‘Yüzyılın Anlaşması’ dört ana başlıktan oluşuyor. Hazırlanan plan tamamıyla israil rejiminin emellerine hizmet ediyor.

Uluslararası kaynakların aktardığına göre “Yüzyılın Anlaşması”nın 4 ana maddesi şu şekilde:

  • Kudüs’ün tamamı İsrail’in başkenti olacak.
  • Gazze’de yeni bir devlet kurulacak.
  • Filistinli mültecilerin topraklarına dönmesine izin verilmeyecek.
  • Batı Şeria’da Yahudilerin işgal ettiği yerleşim birimlerinin çok büyük bir kısmı boşaltılmayacak.

 

Bizim Dünyamız 2

Yüzyılın Anlaşmasına Müslüman Ülkeler Destek Veriyor Mu?

‘Yüzyılın Anlaşması’nın Filistinlilerce reddedilmesi beklenirken bölgedeki bazı Müslüman ülkelerin söz konusu plana perde arkasından destek verdiği belirtiliyor.

ABD’nin bölgedeki en önemli müttefiklerinden olan ve Filistin direnişini terörist olarak nitelendiren Suudi Arabistan’ın  ‘Yüzyılın Anlaşması’na destek verdiği yönündeki iddialar uluslararası basında ciddi şekilde yer alıyor. Öte yandan Trump’ın damadı Jared Kushner’in Ürdün, Suudi Arabistan, Mısır ve Katar'a yaptığı ziyaretler oldukça önem arz ediyor.

Siyonist israil rejiminde yayın yapan Hayom gazetesinde yer alan haberde Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Ürdün’ün “Yüzyılın Anlaşması” planına destek verdiği iddia edildi.

 

Bizim Dünyamız 3

Yaz Kursları Büyük Bir Heyecanla Devam Ediyor.

Okulların kapanmasının ardından camilerde, kurslarda ve okullarda; STK ve Müftülükler nezdinde açılan Kur’an kurslarına ilgi artarak devam ediyor. Evlatlarını; Kur’an ve İslamla büyütmek isteyen veliler çocuklarını kurslara kaydettirerek devamlarını sağlıyor.

İçeriklerdeki eksikliklere rağmen Kur’an kurslarında çok büyük hizmetler yapılıyor. Boş vakitlerinizde hizmetlere yardımcı olmaya ya da heyecanınızı artırmaya bekleniyorsunuz.

 

Bizim Dünyamız 4

200 Yıllık Telafi: Cumhurbaşkanlığı Sistemi

Yönetim sistemleri mevzubahis olduğunda her zaman farklılıklar olagelmiştir. Geleneksel yönetim şekilleri yani krallıklar, sultanlıklar vb. 18. ve 19. yy’da liberal anayasalar ile ulusal meclislerin oluşturulmaya başlamasına kadar genel kaideyi oluşturmuştur. Biz de köklü devlet tecrübemizle bu modernleşme gereksinimini inkılaplarla değil ıslahatlarla yerine getirmeye başladık. Fakat Cumhuriyetin ilanı ile evrimsel modernleşme sürecimiz devrimsel bir hâle bürünmüştür. Şimdi en önemli ve köklü sistem değişim denemelerimizi sırasıyla yazalım:

  1. 1856 Tanzimat Fermanı
  2. 1876 Birinci Meşrutiyet
  3. 1908 İkinci Meşrutiyet
  4. 1923 Cumhuriyet

Padişahlığın iki yönü vardır: 1- Denetlenemez, 2- Seçilemez(saltanat)

Padişahlarımız yıllarca devletimizi yönetmek için tüm güçlerini, imkânlarını sarf ettiler. Fakat bir kişinin doğuştan yönetim hakkına üstelik sınırsız ve denetimden uzak haklarla sahip olmasının bazı sakıncaları olduğu da muhakkak.

Padişahın denetlenmesi ve haklarının sınırlanması için ilan edilen meşrutiyet beraberinde parlamenter sistemi getirmiş ve bu sefer de daha farklı bir sorun ortaya çıkmıştır: ÇİFT BAŞLILIK

Saltanatın seçilmezlik dezavantajı ise cumhuriyetle giderilmeye çalışılmış ama meşrutiyetle gelen parlamenter sistem değiştirilmemiştir. Her iki durum da koalisyonlar ve çeşitli sebeplerle istikrara kavuşmamıza engel oluşturmuştur.

Cumhuriyetin ilanından sonra saltanat, meşrutiyet, cumhuriyet gibi rejim tartışmaları yerini istikrarın nasıl sağlanacağına bırakmış fakat yıllar geçmesine rağmen bir çözüm bulunamamıştır. Bu sebeple ilk başta “halk hâlâ hazır değil” diyerek çok partili sisteme geçilmemiş, sonrasında da sürekli yönetime müdahale edilerek sık sık askeri darbeler yapılmıştır. Sistem kendiliğine bırakıldığında ise ülkemiz koalisyonlarla hükümet bunalımları yaşamış ve bir türlü istikrar sağlanamamıştır.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile parlamenter sistem terkedilerek çift başlılık ortadan kaldırılmış ve 5 yıllık kesintisiz hükümet dönemine geçilmiştir. Başkan meclisi, meclis de başkanı kendisiyle beraber feshedebilme yetkisine sahip. Bunun karşılıklı olması sistemin dengeye oturmasına yardımcı olan bir diğer etken durumunda. Dolayısıyla bu sistem, parlamenter sistemin dezavantajlarını ortadan kaldırmak için 200 senelik arayışlarımıza getirilen bir çözüm önerisidir. Darbe ya da devrim gibi zoraki yollar yerine halkoylaması yapılarak geçilmesi ise diğer bir ilki yaşatmıştır. Artık halkın doğrudan kendi içinden seçeceği koalisyon derdi olmayan bir cumhurbaşkanı görev yapacak. Üstelik eskisinden çok daha güçlü bir meclisi, denetlenebilirliği ve yargılanabilirliği de beraberinde getiriyor.

Tabi bütün bu teorik değişiklikler, geçmişten günümüze değişim yolunda çekilen acılara, halkın yönetime layık görülmeyip demokrasi getirmek vaadiyle yıllarca tek parti rejiminin devam ettirilmesine ve hükümet bunalımları bahanesiyle yapılan siyasi darbelere asla birer bahane olamayacak ve milletimizin hafızasında yerini muhafaza etmeye devam edecektir.

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Ağustos 2018

Sayı: 22

Genç Adam Arşiv