Allah için Trollemek
Ağustos 2016 Enes BELADA A- A+
A- A+

Allah için Trollemek

-teselli-

Kamp dolayısıyla bir yurtta arkadaşlarımızla misafir edilmiştik. Ortam fevkalade güzeldi. Oturup muhabbet ediyor, bazen de muziplik olsun diye konuşmalara alakasız laflarla girip konuyu saptırıyor, tabiri caizse trollüyorduk. Gene oturup başkalarıyla konuştuğumuz bir vakitte konu ihtilaflı İslâmî meselelere gelmişti. (Tabi genç yaştaysanız, bizim gibi de birkaç dini kitap adı duymuşsanız kendinizi İmam-ı Azam sanmanız içten bile değildir.) Biz de cahil cesaretiyle lakırdı etmeye ve ardımızdan şahit olacak sözleri sarf etmeye başladık. Bir zaman sonra karşımızdaki arkadaş itikadi meselelerde cüretkâr iddialarda bulununca arkadaşımla yüzümüzün rengi değişmeye başladı. Karşımızdakini kıracak bir üsluptan da çekindiğimiz için yekten bir şey söyleyemedik ama bir şekilde bu konudan çıkmamız gerekiyordu. Biraz sonra cüretkâr arkadaşımız müsaade isteyip lavaboya kadar gitti. Onun gitmesinden fırsat bulan bizim arkadaş dönüp dedi ki:

-Yahu arkadaş konuya karşı çıkamıyoruz, bari Allah için trolle!

Hâsılı kelam; biz o zaman cehaletimizin kurbanı olup tartışmalı meselelere girmiştik. İstenmeyen sonuçlar çıkmış, tehlikeli laflar edilmişti. Hata etmiştik bir defa. Sonrasında ise teselliyi konuyu trollemekte bulmuştuk.

Başa gelen dertlerde muhakkak bir teselliye ihtiyacımız oluyor. Kavga ettiğimizde bizi anlayacak bir arkadaşta, düşük not aldığımızda kurtarma sınavlarında, bazen de lezzetsiz yemeklerde sofradaki tuzda teselli arıyoruz, bu doğru. Ama hepsi bir kabahati örtmek için oluyor. Buna yanlış diyemem, çünkü insan beşerdir, şaşabilir, hata edebilir. Ama kışın ortasındaki güneşe yalancı güneş derler. Çocuklar soğuk havada dışarı çıkmak için annelerine güneşi gösterirler. Ama anneler yalancı güneşte aldanıp da izin vermezler, sebebi evlatlarına olan merhametleridir.

Rabbimiz de bizlere teselliyi arkadaşta, kurtarma sınavında, tuzda değil Kelâm’ında gösteriyor. Sorunlar olabilir, siz teselliyi yalancı güneşlerde değil Ben’de arayın diyor. Efendimiz her musibette “… Allah’tan geldik ve yine O’na dönücüleriz.” (Bakara, 156) ayetini okurmuş, hatta ayak bağı çözülse bile.

Ahiret gibi bir hayat var önümüzde. Hangi sorunla karşılaşırsak karşılaşalım hakiki tesellinin Allah’ta olduğunu bilerek yaşayalım. Unutmayalım ki Rabbimiz küfür ve şirk dışında her günahı affedebilir, merhametim gazabımı geçmiştir buyuruyor. Biz yeter ki kimden gelip kime gideceğimizi hiç aklımızdan çıkarmayalım. Boş emeller peşinde koşup da kendi hayatımızı trollemeye gerek yok. Neticede dünyaya ikinci defa gelmeyeceğiz. Ne demiş şair:

Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Ağustos 2016

Sayı: 14

Genç Adam Arşiv