A- A+

Problemsiz Evlilik Var mıdır? (Evlilikte Çatışma ve Çözüm Yolları)

Arif diyor ki: “Evlenmeden önce eşinizi seçerken gözünüzü dört açın, evlendikten sonra da yarı yarıya kapatın.”

Evlilik kurumu, aile hayatı her daim mutlu devam etmez. Her evlilik ilişkisinde çatışma, tartışma ardından da çözüm bulma süreci, ilişkinin doğasında yer alır ve sürekli tekrarlanır.

Çatışmaların sebebi genellikle iki kişinin birbirinden farklı beklenti, ihtiyaç, değer ve yaklaşımlara sahip olmasıdır. Çiftin ilişkisine zarar veren çatışmanın varlığı değil, çatışma sırasında asıl problemden uzaklaşmak, karşısındakini incitici tavırlar içinde olmak, intikam-hırs-saldırı gibi olumsuz tavırlar sergilemek ve çatışmaların çözümsüzlükle sonuçlanması gibi durumlardır. Evlilik tek taraflı bir ilişki biçimi değildir. Evlilikteki her türlü problem eşlerin karşılıklı katılımıyla çözülebilir.

Aslında problemsiz evlilik yoktur. Evliliklerinde problemlerini başarıyla çözebilen veya problem çözme becerisi düşük olan çiftler vardır. Sorunlarını çözmekte genellikle başarısız olan çiftler, tartışmalar esnasında işe yaramayan tartışma kalıplarını kullanıp dururlar. Bugünü tartışırken geçmişe dönmek ve geçmişte yaşanan olumsuzlukları tekrar tartışmaya başlamak da sık yapılan bir davranıştır. Bu işe yaramayan tartışma kalıpları kısır döngüye dönüşür ve problemin çözümü gittikçe güçleşir.

Sebepler değişmeden sonuçlar değişmez; Evlilik çatışmalarında önce problemi tanımlamak çok önemlidir. Sonra da bu problemin nedenini iyi tespit etmek gerekir. Çünkü nedeni tespit edemezsek doğru çözümü bulmamız zorlaşır. Bazen de asıl sorun, eşlerin neyin sorun olduğu konusunda hem fikir olmamalarıdır. Örneğin eşiniz yemeğe geç kaldı ve sizi aramayı da unuttu. Bu sizin için büyük bir problemken onun için sadece “Unutmuşum, ne yapabilirim?” cümlesi kadar basit olabilir. Bu durumda çatışmayı-tartışmayı çözümleyebilmek için bizi çok rahatsız eden ve bizim için önemli olan bu durumu eşimize en iyi şekilde, en uygun zamanda ve en uygun cümlelerle anlatabilmemiz gerekmektedir.

Kişi kendisi için, kendi haklılığı için her şeyi malzeme yapabilir. Bununla ilgili güzel bir hikâye vardır.

“Alkolün çok zararlı olduğunu kanıtlamak isteyen bir hatip, bir grup alkoliğe konferans veriyormuş. Önündeki kürsüde 2 bardak varmış. Birinde saf su, diğerinde saf alkol. Su dolu bardağın içine bir kurt atmış. Kurt suda biraz gittikten sonra bardağın kenarına tutunmuş ve çıkmış. Aynı kurdu alkol olan bardağa atmış, kurt parçalanmış.

-Gördünüz demiş hatip, alkolün içindeki kurt parçalandı. Peki, bu olaydan ne anladınız?

Odanın arkasından tok bir ses cevap vermiş: “İçki içersek asla kurtlanmayız…”

Denediğim halde olmuyor mu diyorsunuz?

-Denediğiniz yöntem gerçekten doğru mu?

-Yöntem doğru, peki uygulamada uygun zaman, üslup, usul kullandınız mı?

-Talep ettiğiniz şeyin muhatabınız için uygun olup olmadığını araştırdınız mı?

-Sürekli, şikâyet ve mızmızlanma var mı?

-Ufak tefek şeyleri hep sorun haline getirir misiniz?

-Karşınızdakine ulaşamadığınızı düşünürken aslında ulaşılamayan siz iseniz?

Bütün bunları gözden geçirerek tekrar tekrar denemeler yapmak, değişik yöntemler bulmaya çalışmak sonuca ulaşmamızı kolaylaştırabilir.

Evlilik çatışmalarıyla başa çıkabilmek için;

-Açık iletişim çok önemlidir. Çoğunlukla eşler arasında çatışmaya sebep olan şey ağızdan çıkan cümlenin karşıdaki kişi tarafından, söyleyenin niyetinden farklı biçimde algılanmasıdır.

Düşündüğünüz,

Söylemek istediğiniz,

Söylediğinizi sandığınız,

Söylediğiniz ile

Karşıdakinin duymak istediği,

Duyduğu,

Anlamak istediği,

Anladığını sandığınız,

Anladığı…

İşte iletişim bu cümlelerdeki kadar karmaşık bir süreç. Bu yüzden yaşanan çatışmaların çoğu aslında bu iletişimdeki anlama, anlatma süreçlerinden kaynaklanmaktadır.

-İletişimde yaptığımız en büyük hatalardan birisi de ne yazık ki dinlemeyi bilmiyoruz. Karşıdaki kişi meramını anlatmaya çalışırken biz onu dinlemek ve anlamak yerine kendi söyleyeceğimiz cümleleri hazırlamakla meşgul oluyoruz. O zaman da iyi bir dinleyici olmadığımız için yine iletişim çatışmaları yaşayabiliyoruz.

-Olumsuz düşünceleri kontrol edebilmek de çok önemli. İnsanın zihninden her şey geçebilir. Önemli olan bu düşünceleri süzgeçten geçirebilmektir. Tartışmalar esnasında sürekli olumsuzlukların gündeme getirilmesi çözüme hiçbir katkı sağlamaz, sadece tartışmayı daha da alevlendirir.

-Affedicilik; eşler arasında incinmişlik ve kırgınlık duyguları meydana gelebilir. Bu durumlarda affedici olabilmek büyük bir erdemdir.

-Olaylara karşımızdakinin gözünden bakabilmek de önemlidir. Karşısındakinin gözüyle bakmayı denemek, kendini onun yerine koymak kişiye yeni bir ufuk açabilir.

-Problem çözme becerisi kazanabilmek (sen-ben çekişmesinden vazgeçerek biz olmayı başarabilmek).

-“Çok laf âşık usandırır.” Susmayı ve sabretmeyi öğrenmek gerekir.

-Unutmayalım öfkeyle kalkan zararla oturur, öfke her zaman çözümsüzlüğe neden olur, yapıcı tartışma ise probleme odaklanmayı ve kendini ifade etmeyi kolaylaştırır.

-Bakış açısı çok önemlidir.

Örneğin; çalışan bir annesiniz ve o gün eve geç geldiniz. Mutfak kirli ve dağınık. Eşiniz ise sokakta çocuklarınızla oynuyor.

Sizin tepkiniz;

-“İnsan bir düşünür, bu kadın geç geliyor diye. Hadi bir yemek hazırlamamış, bari mutfağı toplasaydı. İşi gücü eğlence!”

Ya da;

-“Ne kadar çocuklarına düşkün bir baba! Bütün gün yorulmuş olmalı ama yine de çocuklarıyla oynayacak enerjisi var.” Olaylara ve problemlere bakış açımız, vereceğimiz tepkinin ne olacağını da belirler. Verilen bu tepkiler sonucunda da aile yuvamız şekil alır aslında.

-Yorgun, sinirli ve öfkeli iken ya da kafanızda başka sorunlar varken tartışmaya girmemek gerekir. Kişiler kendilerini sakinleşmiş hissedene kadar beklemeli, daha sonra problemlerini konuşmalıdır.

Unutmayın! Evlilik huzur bulmak içindir, didişmek için değil. Eşler birbiriyle rakip değil, ekip olma duası yapmalıdır.

Rabbim cümlemize eşlerimizle yaşadığımız problemleri en kısa zamanda en kolay şekilde çözebilmeyi nasip etsin. Kalplerimizdeki merhameti daim eylesin…

*Psikolog / Aile Danışmanı

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Ekim 2017

Sayı: 55

Baciyan Arşiv