Kudüs Günlüğü III
Ekim 2016 Büşra VARIR A- A+
A- A+

Kudüs Günlüğü III

Rabbime hamd ile başlıyorum sözlerime. Aksa’ya ikinci bir seferi Kadir gecesinde nasip ettiği için.

Nasıl mı oldu? Şöyle ki; oraya bir kez gittin mi kesmiyor Rabbin ayağını. Artık sen de bir nefer oluyorsun. Artık murabıt olmanın verdiği ciddiyet, zikir edasıyla her an çektiriyor yüreğinde Aksa’yı. Ve kendini Kudüs’te buluyorsun. “Kudüs şehri gökte yapılıp yere indirilen şehir/ Tanrı şehri ve bütün insanlığın şehri.” Sezai Karakoç

Kaldığım otel on dakikalık yürüme mesafesindeydi Beyt’ul Makdis’e. Otelde çok kısıtlı zaman geçiriyordum. Çoğu zaman Aksa’nın içinde vakit geçiriyor, Ramazan’ın kapanışını Aksa’da geçirmeyi nasip eden Rabbime hamd ediyordum.

Bu gidişte Siyonistlerin hiçbir etkisini hissetmedim. Çünkü Aksa çok kalabalıktı. Hatta tıklım tıklım… İlk gelişte bir yetimin gözlerindeki derinliği görmüşken bu sefer bir yetimin bayramlık hediyesi almış sevincini görmek çok farklıydı. Evet, belki bu sevinç bir bayram zamanı kadar sürecekti. Ama umudunu hiçbir zaman kaybetmeyecekti yetim çocuk, biliyordu gün gelir gül de açar bülbülde öter.

Kadir gecesi Aksa’da sabahlamak…

Acayip bir heyecan. Aksa’da iğne atsan yere düşmez denilecek kadar insan. Ve siz işgalin ne kadar sembolik ve yüzeysel kaldığını fark ediyorsunuz. Ellerine silah tutuşturulmuş odun sürüsü. Ölüm ötesine inanan bir halkı kontrol etmeye çalışıyor. Ama nafile. Akın akın yürüyüşe devam. Gece boyu ibadet ve dillerden düşmeyen dua: Allah’ım Aksa’yı hür eyle, özgür eyle. Ümmet-i Muhammed’i bir eyle, diri eyle, bize fetih nasip eyle.

İkinci seferde kalpte kalan derin bir izin acısı; Halilu’r Rahman camisi. El-Halil şehri Kudüs’ün güneyinde Kudüs’e hasret olan bir şehir. El Halil ismini Hz. İbrahim’in, Yakup’un, Yusuf’un ve İshak peygamberlerin türbelerinin bulunduğu Halilu’r Rahman camisinden alıyor.

1994 yılında İsrailli sapık bir Doktor Halilu’r Rahman camisine gelir. Taramalı tüfeği ile 28 Filistinli kardeşimizi haince şehit eder. Ve orada linç edilir. Bunun üzerine fırsatçı İsrail, camiyi kontrol altına alır ve o gün bugündür camide bulunan peygamberlerimizin türbeleri yılda altı defa sadece özel gün ve gecelerde açılır.

Bu ne demek idrak edebiliyor muyuz? Peygamber katleden bir toplum, peygamberlerimizin türbelerine bile tahammül edemeyip işgal ediyor. Biz ise hala cocacola’nın İsrail ürünü olup olmadığını tartışıyoruz.

Ben size Kudüs’te olanları elimden geldiğince Büşra olarak anlatmaya çalıştım. Ama nafile. Kalemler tükenmeyeceği gibi kelamlar da tükenmez Kudüs’e.

Özgür Kudüs’te fetih namazına Allahu Ekber tekbirleriyle durmak dileğiyle…

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Ekim 2016

Sayı: 51

Baciyan Arşiv