Nisan 2016 Büşra VARIR A- A+
A- A+

Kudüs Günlüğü 1

Kudüs, dünyanın kalbinin attığı yerdir. Kudüs’e gittiğinde coğrafyanın sınırlarını aşan, dünyayı göklere bağlayan vuslatlara Burak olan istasyonlardan birisi olduğunu hissedersin, anlarsın. Yerden göklere yükselişi simgeler. Küfrün karşısında tek vücut olmayı, bir olmayı öğretir. Kudüs sonra senin ne olduğunu, dünyaya geliş nedenini hatırlatır. On binlerce nebinin içtima noktasıdır. Sahabelerin ufku olarak durur karşımızda.

Bütün gözlerin takılı kaldığı, kendisinde hak iddia ettikleri ve bunun için her türlü yol ve yöntemi kullanarak ele almaya çalıştıkları merkezin merkezidir. Lakin Kudüs İslam’ındır, İslam’ın şiarıdır. Bütün ezilmişliğine, yok edilmek için kuşatılmışlığına rağmen cihadın en aktif noktası olarak kalacaktır.

Kudüs namazın seccadesidir. Yüreklerden namaz silinmedikçe Kudüs silinemez. Mü’minin kalbinin, nabzının attığı üç noktadan biridir. Neden Selahaddinlerin yetiştirilmesi gerektiğini hatırlatır. O dindir, imandır, davadır, heyecandır, şiardır, ölçüdür.

Kudüs tıpkı bir aynadır, onun duvarlarına bakarak anlarız ahvalimizi. Samimiyettir Kudüs, dün ile bugünümün kıyasıdır. Ümmet olmak veya olamamaktır. İçerisinde öfkeler barındıran, umutlar doldurandır. Efendimiz aleyhisselam’ı umutları ile karşılayan, vuslatına burak olandır.

Yürürken, otururken, yatarken, konuşurken, alnımızın ve kalbimizin merkezinin içerisinde oturan mekândır Kudüs.

Kendine özel bir duruşu vardır. Yenilgiyi asla kabul etmez, umutla bekler hür olmayı. Çünkü buna iman etmiştir. Kudüs imandır. İmanı Kudüs olmayanın onu bir şehir zannetmekten başka hiçbir kazancı olamaz.

“Sabır ve namazla Allah’tan yardım isteyin.” ayetinin yaşandığı ve yaşattığı mekândır. Efendimiz aleyhisselam’dan bize kalan vefadır, samimiyettir. Kendimizdeki samimiyeti ölçmemiz için tartıların en hakikatlisidir.

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Nisan 2016

Sayı: 49

Baciyan Arşiv