Ocak 2024 Av. Mustafa Yavuz A- A+
A- A+

Kadın Müslüman

İlk kadın ve erkek insanoğlunun yaratılışı, o günden bugüne Kuranımızın ifadesi ile belirli evrelerden geçerek Sürekli devam ediyor. Dünyaya gelirken seçim hakkımız olmuyor. Anne baba ve cinsiyet seçimi tercih hakkımız yok. Milletimizi seçemiyoruz yaşamayı istediğimiz zaman dilimini seçemiyoruz. Bu takdirler arasında kadın ya da erkek olarak dünyaya seçimliklerle dolu nerede ise tüm adımlarımızı seçebileceğimiz tercih edebileceğimiz dünya şartlarında ömür tüketiyoruz. Külli irade olan Cenabı hakkın takdirleri dışında cüzi iradelerimiz için çok fazla alanın olduğu bir ortam dünya yaşam yerimiz.

-Günümüzde de şeytan ve aveneleri boş durmamakta ve kadın hakları ile aile bütünlüğü üzerinde fitne ve fesatlarına hız vererek devam etmektedir. Kadınları eşitlik ve haklar konusunda soru ve eleştiri gibi vasıtalar kullanarak, İslam hakkında şüpheye düşürmektedir. Ekonomik özgürlük bağımsız yaşam, ayaklarının üstünde durmak ve itaatsizlik en çok vurgu yapılan alanlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bireyselleşmenin ön plana çıkartıldığı aile baskısından bireyselleşme ile özgürleşileceği fikri yeni değil ama hiç gündemden de düşürülmeyen fikirlerden. Aile bütünlüğünden kopartılmaya çalışılan kadın ve çocuklar özgürleşecek ve kapital acımasız dünyaya yalnızlaşmış bir birey olarak katılacaklar. Sonrası çok daha kolay. Bireyselleşen insan her şeyi hak eden özgür insan düşüncesi ile donatılıp adı üstünde özgür yaşam ile tanıştırılıyor.

-Bireysel hakların korunduğu tam ve mutlak özgürlüğün ancak İslam ile olabileceği gerçeği bir kez daha hatırlanması gereken bir gerçektir. İnsan gerçek bir Müslüman olması ile birlikte gerçek özgürlüğe kavuşur. Kendisini sınırlayan tüm ilahlardan ve putlardan kendini arındırır. LA ile başlayan inanç binasını örmeye mutlak özgürlük ile başlar bu öyle bir özgürlüktür ki tüm kısıtlamalara tüm sınırlamalara tüm ilahlara HAYIR der. Bu mutlak özgürlüğünü sadece Allah celle ile sınırlandırır ve başkaca da bir sınırlandırıcıyı kabul etmez. Başka otoritelere, nefsine, tağutlara, putlara, çeldiricilere dönüp bakmaz, sadece Allah için özgürlüğünü sınırlı hale getirir. La İlahe ile başlayan inanç ancak Allah vardır ile biter. Bu inanca sahip kadın, erkek, çocuk özgürdür. Birey olmuştur. Müslüman kimliği almıştır. Şahsiyet kazanmıştır.  Bu aşamadan sonra ise;

-Allah ve Resulü bir konuda hüküm vermişse; erkek ya da kadın Müslümana düşen vazife işittik ve itaat ettik demekle kulluk şuuru başlar. Haklarına razı olur. Sorumluluklarını bilir ve onları yerine getirmeye çalışır. İnanç, itaat ve uygulama (Haram ve helallere riayet ile ibadetlere devam etmek) ile bir insanın inşası devam eder. Sonrasında herkesin ulaşacağı yer ise Allah tır. Dönüşünüz banadır diyen Allah a ulaşacağız. Müslümanlar dan olmayı ve Müslüman olarak can vermeyi ve Allaha ulaştığımızda ise yüzü gülenlerden olmayı bizlere nasip eyle ya Allah’ım. 

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Ocak 2024

Sayı: 80