Ocak 2014 Aynur YEŞİL A- A+
A- A+

Eleştiride Bilinen Doğru ve Yanlışlar

Eleştirmek; bir kişinin, bir düşüncenin, bir yargının veya bir eserin, doğru ve yanlışlarını açığa çıkarmak, gerçek değerini ve doğruluğunu incelemek, tespit etmek ve değerlendirmektir. Yani eleştiri, doğruyu bulma, iyiyi hâkim kılma ve onu yayma çabalarının ürünüdür.

Bunlarla birlikte eleştiri her zaman karşı taraf açısından doğruyu bulma, yayma çabası, daha ileriye taşıma geliştirme gayreti olarak değerlendirilmeyebilir.

Eleştiri; hem sorun hem de çözüm olan, hem geliştiren hem tökezleten, hem ağlatan hem güldüren, hem değer kazandıran hem de kaybettiren bir ifade biçimidir.

Biz de toplumumuzda eleştiri hakkında bilinen doğru ve yanlışlara şöyle bir bakalım ki; eleştiri yaparken ve eleştirildiğimizde muhatabımızı yanlış anlamayalım, iletişim problemi yaşamayalım:

• Eleştiri yol gösterici olduğu, doğrultma çabası ile yapıldığı sürece değerlidir. Eleştirinin hedefi yanlışı yıkmak olmalı. İnsan eleştiriyi kendi doğrularına göre değil Allah’ın doğrularına göre yapmalıdır.

• Eleştiri kişilik kazandırmak için yapılır, muhatabın kişiliğini bozmak için değil.

• Eleştiri yıkıcı değil aksine ustalıkla yapıcılıktır.

• Eleştirmek sıkıntı üretmek demek değil, önceden oluşmuş sıkıntılara çözüm sunmaktır. Zaten kaliteli eleştiri de alternatif çözüm üreten eleştiridir.

• Eleştiri “ayağını nasıl kaydırabilirim” demek değil, “daha iyisini nasıl birlikte yapabiliriz” demektir.

• Bu yapılırken de lisanı hal ile iyi niyet hissettirilmelidir.

• Eleştirmenin kötüleme olmadığını unutmayarak, eleştirmenin tartışmaya dönüşmesine izin verilmemelidir.

• “Bana ayıplarımı hediye edenden Allah razı olsun” diyen Hz. Ömer eleştiri yapanı anlamamızda bizim rehberimiz olmalıdır.

• Sürekli olumsuz eleştiri; pasifleştirme, cesaret kırma gibi kötü etki oluşturur.

• Sürekli olumsuzluklar değil; yapılan güzel işler, doğrular, olumlu gelişmeler de gündeme getirilmelidir.

• En mükemmeli beklemek ve istemek bazı güzelliklerin sönmesine neden olabilir.

• Eleştiride suçlama, motivasyonu azaltarak hizmet kalitesini düşürür. Bu nedenle üslup noktasında dikkatli olunmalı suçlayıcı, yıkıcı, aşağılayıcı ve kırıcı üsluptan kaçınılmalı. Unutulmamalıdır ki suçlayarak yapılan eleştiri iletişimi kapatır.

• Eleştiri cümleleri hakaret içerikli, alaycı ve küçümseyici ifadeler taşıyan, yargılayan cümleler barındırmamalı.

• Ayrıca eleştirme kavga etmeye ve bağırmaya kesinlikle dönüştürülmemeli. Çünküeleştirmek kavga etmek demek değildir.

• Model insan Hz. Muhammed’in (s.a.v.) yaptığı gibi sen dili değil ben dili kullanılmalı. Çünkü sen dili suçlayıcı, ben dili düşündürücü ve bilgilendiricidir. Peygamberimin de yaptığı gibi şahıs muhatap alınmamalı, eleştirilen şeye vurgu yapılarak daha iyi nasıl olur ifade edilmeli.

Peygamberimiz (sav)’in şu uygulamasını örnek almalıyız. ‘’Mescide bevleden bir şahsa karşı  sahabenin göstermiş olduğu tepkiye karşı, Hz. Peygamber araya girerek ‘’Bırakın onu bevlinin üstüne su dökün dedikten sonra, sizler zorlaştırıcı olarak değil kolaylaştırıcı olarak gönderildiniz.’’ diyerek ortalığı yatıştırdıktan sonra bedeviyi yanına alıp şöyle demişti: “Bu mescitler ne bir bevl, ne de başka bir pislik için uygundur. Buralar Allah’ı anmak, namaz kılmak ve Kur’an okumak için yapılmıştır.”

• Eleştiri adabı ve ahlakına uygun yapılan eleştiri muhatabını geliştirir, iletişime katkı sağlar.

• Muhatap savunmaya geçmişse istenilen mesaj ulaşmamış demektir.

• Yapılan eleştiri bir yeteneğin, kabiliyetin ortaya çıkmasına mani olmamalıdır.

• Söze damdan düşer gibi başlanılmamalı ve üslup noktasında dikkat edilmeli, sert bir başlangıç yapılmamalı.

• Boş, boşu boşuna, sadece konuşmak için, konuşmuş olmak için eleştiri yapılmaz,

• Eleştiri yapmak gıybet yapmak, gevezelik yapmakla karıştırılmamalı.

• Kişisel kanaatler ayet ve hadis gibi tartışılmaz değildir.

• Eleştiri yapmadan önce özeleştiri yapmak gerekir. Çünkü hatalarının bilincinde olan kişi eleştirilerini daha insaflı yapar ve karşısındakine daha anlayışlı davranır.

• Unutulmamalıdır ki hata yapmak bile eylem içerir, iş yapmayanlar hata da yapmazlar, yeni şeyler de üretemezler. Eleştiriyi keskin kılıç gibi kullananlar genelde hiçbir şey yapmayanlardır.

• Dinlemesini bilenler dinlenmeyi hak ederler.

• Daha iyi olmanın yolu sürekli gelişmeden geçer. Eleştiri ise insanların gelişiminde etkili bir iletişim metodudur.


Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Ocak 2014

Sayı: 40

Baciyan Arşiv