Ekim 2017 Baciyan Editör A- A+
A- A+

Editörden

Kıymetli okuyucu;

“Müslümanlık nerde! Bizden geçmiş insanlık bile
Âdem aldatmaksa maksad, aldanan yok, nafile!
Kaç hakiki Müslüman gördümse, hep makberdedir;
Müslümanlık, bilmem amma, galiba göklerdedir.”

Dizelerini dile getiren Mehmed Akif, yaşadığımız zamana en haklı eleştiriyi zihinlerimizi bir bıçak gibi keserek yapmıştır. Elimizin yettiği bazense aklımızın yittiği gerçekleri yaşıyoruz. Müslüman coğrafyalardan kan damıtan fikirler üşüşüyor kalbimize. Kalbimiz bazen taşlar kadar ağırlaşıyor, bazense bir sünger gibi her şeyi hapsediyor içine, ama en çok sancı çekiyor. Vuslatı bilmeden debeleniyor bir girdabın içerisinde. Duayı kuşanıyoruz. Kuşatıyor yeri, göğü. Hiç inmese ellerimiz belki titreyecek gök kubbe. Mazlumun duası yıkıyor en sağlam kaleleri. Elimizden gelen bir şey yok, sözü zamanımızın ninnisi oldu. Yineleye yineleye uyuttuk beynimizi.

Ve unuttuk dünyanın bir gölgelik olduğunu. Aldandık bir ağacın altında geçen şu fani ömrümüze. Ölümümüzü içimizde taşırken vurdumduymaz ama güzel eleştiren Müslümanlar olduk hepimiz. Şimdilerde kendimizi avutuyoruz gerçeklikten uzak meselelerle. Peygamberimizin konuşmaya hayâ ettiği konular, şimdi tavla muhabbetlerine, okey masalarına mesele oldu. Memleket meselesi. Hayatında hadis usulü bilemeyen, tefsir okumamış insanlar hatta ve hatta kitap kapağı açmamış yahut roman okumaktan başını alamamışlar gündemi aldı yürüdü. Âlimlerin ömrünü verdiği, cefa çektiği bu yola sefa sürerek girmeye çalışanlar, ağız bükerek “-o zayıftır, bu uygun değil” sözleriyle en yüksek perdeden giriş yaptılar. Bilemedikleri tek şey bilmedikleriydi ama bunu bile bilmiyorlardı!

Kur’an’da binlerce ikaz var ve yine bunlara kulak tıkayan binlerce Müslüman. Zaten herkes bildiğini okuduğu için ümmet olarak paramparça değil miyiz? Her kafadan bir ses çıktığı, herkes birbirini suçladığı için zalimlerin üzerini yine biz kendi ellerimizle örtmüyor muyuz? Asıl konuşulması gereken konularda sustuğumuzdan seslerimiz bu kadar kısık değil mi? Mazlum inim inim inlerken biz üzerimize vazife olmayan konularda ha bire kürek çekiyoruz. Yahu bırakalım işin erbabı konuşsun, bu konularda gömlek eskiten, saç ağartan, dirsek çürüten ilim erbabı konuşsun, ama biz susalım. Bizi saçma sapan meselelerle oyalayan, birbirimize düşürenlere inat susalım. Bize dayatılan meseleler yerine Müslümanların çektiği eziyetleri konuşalım. İlla ki konuşacaksak hakkı konuşalım…

Bizler bu sayımızda Hucurat Suresinin bize verdiği mesajlara değinmeye çalıştık.

Kur’an’dan sayfamızda Secde suresini işledik. Peygamberlerin getirdiklerine imanı, öldükten sonra dirilmeyi, mü’minlerin karşılaşacakları nimetlerle inkâr edenlerin karşılaşacağı cezaları konu edinen suremizi çeşitli müfessirlerin görüşleri ile açıklamaya çalıştık.

Aile Eğitimi sayfamızda her evlilikte olabilecek problemleri ve bunları aşmak için neler yapabileceğimizden bahsettik. Çözüm yolları aradık.

Söyleşi sayfamızda Marmara Üniversitesi öğretim üyesi olan Prof. Dr. Ömer Çelik hocamız ile Kur’an’da bize verilmek istenen mesajlar üzerine bir röportaj gerçekleştirdik.

Rabbim bizleri ilmi ile amil olan kullarından eylesin. Amin.

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Ekim 2017

Sayı: 55

Baciyan Arşiv