Ocak 2016 Hümeyra KELLAHLI A- A+
A- A+

Editörden

Kıymetli okuyucu;

Koskoca bir yılı daha geride bıraktık. Yeni bir sayfa açıp devam ediyoruz hayatımızın bize ayrılan kısmında. Hududullahı aşmadan, haddimizi bilerek yürümeli engebeli yollarda. Bizler uzunca bir zamandır ümmet olarak birbirimizle sınanıyoruz. Farkında mıyız bilemiyorum. Ortadoğu alev alev yanarken biz bananeci Müslüman rolünü üstlenmiş durumdayız. Ne de olsa içinde yanan ne biziz, ne evlatlarımız ne ailemiz ne de yüreğimiz.

Oysaki o közler yüreğimizi yakıp kavurmalı. Bir çocuk gülmeden gülmeyi kendimize çok görmeliyiz belki. Belki taş üzerini mesken edinenleri gördükçe sıcak yataklarımız batmalı, belki de yuvaya hasret kalanları görünce sıcak rahatsız etmeli rahat bedenlerimizi!

Görünürde yeni bir yıla giriyoruz. Bize ait olmayan, bizden olmayan bir yeni yıl tüm sahteliği ile birçok Müslümanın evini ve zihnini işgal etmiş durumda. Bize biçilen ömür çokça hata yapabileceğimiz, dönüp dönüp nerede hata yaptığımızı düşüneceğimiz kadar uzun soluklu değil maalesef. Hayatımız geriye dönme fırsatı sunmuyor bizlere, ânı yaşamak ve ânın kıymetini bilmek zorundayız. Boşa geçirebileceğimiz tek bir dakikamız bile olmamalı aslında. Lakin insanı aldatan şeylerin başında boş vakit geliyor ve sıhhat de devamında. Bizler bunu biliyoruz, biliyoruz lakin her seferinde tekerrür ediyor hatalarımız.

Bilmek büyük nimet, ilim sahibi olmak ayrı bir nimet, ilmimizle amil olmak ise en büyük nimet. Zira Efendimiz aleyhisselam şöyle buyurmuştur; ‘İstediğiniz kadar ilim öğreniniz, Allah’a kasem ederim ki siz öğrendiğiniz ilimle amel etmedikçe ilim toplamakla mükâfat alamazsınız.”

Bizler bu sayımızda ilim amel bütünlüğünü konu edindik. İlmimiz ile ne kadar amiliz. İlmimizin zekâtını verebiliyor muyuz? Bir Müslüman olarak bilmediğimizi biliyor muyuz? Bildiklerimizi ne kadar hayatımıza tatbik edebiliyoruz?

Söyleşi sayfamızda Mısır El-Ezher/Şeriat Fakültesi mezunu olan ve şu anda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İl Müdür Yardımcılığı yapan Tahir Dağaslanı hocamız ile ilim-amel bütünlüğü üzerine bir röportaj gerçekleştirdik.

Kur’an’dan sayfamızda, özetle Allah’ın varlığının ispatının, Peygamberlerin bazı özelliklerinin, Kıyamet alametlerinin, ahlak ve adab kurallarının bahsedildiği Furkan suresini işledik.

Aile eğitimi sayfamızda, ilim amele dönüşmezse insan psikolojine bir etkisi olur mu, olursa ne gibi etkileri vardır gibi önemli konunun üzerinde durduk.

Ya Tutarsa sayfamızda, doğru bir şekilde neyi nasıl okumalıyız. Bizi Allah’a götüren bir okuma nasıl olmalı ve okumamızı hakiki manada nasıl tamamlarız buna değinmeye çalıştık.

Güncel sayfamızda neyi nasıl okumamız gerektiğinden, okumalarımızın nasıl olduğundan ve doğru bir okumanın nasıl olması gerektiğinden bahsettik.

Rabbimiz bizleri oku emrini doğru anlayan, hayatına geçiren kullarından eylesin. Unutmayalım ki Rabbini bilen kendini bilir. Kendini ve haddini bilen kullardan olmak duası ile…

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Ocak 2016

Sayı: 48

Baciyan Arşiv