Düz Yazı / Evlilik Kıstaslarımız -1
Ocak 2018 Selma TÜMER A- A+
A- A+

Düz Yazı / Evlilik Kıstaslarımız -1

Modern hayatın bize sağladığı kolaylıklar ve imkânların yanı sıra bizden götürdüğü şeyler de oldu. Bunlar bir makalenin kelime sınırlaması içinde bitirilemeyecek kadar çok ve geniş bir alanda. Ancak insan hayatının en önemli dönüm noktalarından biri olan evlilik kıstaslarımızı modern hayatın değiştirdikleri arasında sayabiliriz. Rasulullah (sav) Efendimizin: ‘’Evlenen dinin yarısını tamamlamıştır, diğer yarısında ise Allah’tan korksun.’’ tavsiyesine kimsenin itirazı yok. Ancak teorik olarak kabul ettiğimiz, dilde de fazlaca zikrettiğimiz bu tavsiyenin pratiği noktasında sıkıntılarımız var:

Bu evlilik kiminle yapılacak?

Evlenilecek kişide aranacak vasıflar neler?

Yeni bir hayata başlangıç kabul edilecek düğün ve aşamaları nasıl olacak?

Muhtemel anlaşmazlıklarda hakem kim olmalı? Ya da hakem kıstasları nelerdir?

Günümüzde Müslüman toplum olarak kabul ettiğimiz toplumumuzun büyük kısmının uygulamalarına baktığımızda, evlilik kıstasları belirlenirken Allah’ın belirlediği ve Rasulünün vaaz ettiği değerlerin pek dikkate alınmadığını görüyoruz. Ben Müslümanım diyen, konuşurken mangalda kül bırakmayan insanımız evlilik söz konusu olunca modern dünyanın dayattığı değerlerin peşinde sürükleniyor. İletişim araçlarının bize öğrettiği şekilde evlenmek, sosyal medyada gördüğü şekilde düğün yapmak istiyor. Tabi burada ortaya çıkan soru şu:

Bu araçlarla bize öğretilenler, dayatılanlar ne kadar Allah’ın istediğiyle, hayat nizamımız olan İslam’la örtüşüyor?

Eş seçme aşamasında bile değil gençler, anne babalar bile değer sapmasına uğramış durumda. Yegâne Önderimiz Efendimiz:

‘’Kadın dört şey için nikâh edilir: malı soyu güzelliği ve dini için. Sen dini güzel olanı seç ki elin bereketlensin.’’ Buyuruyor. Amenna ve saddakna. Bu hadisi okuyan evlilik aşamasında bir kız ise o da bunu erkek dört şeyi için nikâh edilir olarak düşünebilir. Yani Efendimiz kıyamete dek evleneceklere bir kıstas vermiş. Evet, soyu için, malı için, güzelliği için birini tercih edebilirsin, fakat dini güzel olduğu için tercih yaparsan mutlu olma ihtimalin yüksek diyor Efendimiz. Ya da dini başa al diğerlerini de bulursan güzel olur.

Bu ne kadar güzel bir ölçüt ve nesillere dini yaşama hususunda ne güzel bir teşvik. Ancak günümüzde yaygın uygulamalara bakıyoruz mal mevzu olunca diğerlerinin pek bir önemi kalmıyor. Anne oğluna gelin adayı ararken atanmış ya da atanma ihtimali yüksek bir kız arıyor. Bizim dindarlığı ve hanımefendiliği hakkındaki şahitliğimiz dikkate alınmıyor. Ya da ‘’Çalışıyor mu? Kız çalışırsa dünürcü olalım’’ gibi utandırıcı teklifler dile geliyor. İslam’a göre kadın evinin maddi geçimiyle mesul olmadığı bu vazifenin erkeğe ait olduğu unutuluyor. Müslüman bir kadın uygun bir çalışma ortamında evinin, çocuğunun bütün sorumluluğuyla birlikte çalışmayı göze alarak çalıştığında kazancı da kendisinindir. Bütün bunların İslami boyutu bilinmeksizin, sanki kurulacak yuvayı kadın geçindirecekmiş gibi atanmış/memur gelin arama çalışmaları her geçen gün hız kazanıyor.

Öte yandan hanım kızlarımızın da eş tercihinde ise, Peygamberimizin bize verdiği kıstaslar arasında romantik olanı tercih et tavsiyesi varmışçasına, dindar ve romantik olanı bulma, seçme çabası içinde olduklarını görüyoruz. Evlilikte mutluluk; mekânların ve seremonilerin mübarekliği ile değil her iki tarafın samimi niyetleriyle, hoşgörüleriyle, sorumluluklarını yerine getirmeleriyle, akıllı ve isabetli davranışıyla mümkün olur.

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Ocak 2018

Sayı: 56

Baciyan Arşiv