Ekim 2014 Aynur YEŞİL A- A+
A- A+

Ailede Eğitim

Toplumun temel taşı olması nedeniyle aile; kurulurken çok dikkatli davranılması gereken bir kurumdur. Peygamberimiz aleyhisselam:  “Bir kadınla dört şey için evlenilir. Asaleti, zenginliği, güzelliği ve dindarlığı. Siz dindar olanı seçin.” buyurarak evlenirken aranacak birinci kriterin dindarlık olması gerektiğini bize bildirmiştir.

Bugün gençler yeni bir aile kurmayı düşünürken neye dikkat etmeleri gerektiği konusunda maalesef çok da isabetli kararlar verememekteler ki boşanmaların sayısı hızla artmakta ve üzülerek görüyoruz ki gelecek yıllarda bu sayı daha da daha artacak gibi.

Bu nedenle aile kurulmadan önce Müslüman gençler “Evlilikten beklentilerim nelerdir, nasıl bir evlilik istiyorum, nasıl biriyle evlenmek istiyorum” gibi soruları önce kendine sormalı, cevaplarını zihninde netleştirmelidir. Gençler aile kuracakları bireylerle aralarında ruhen uyum olup olmadığını iyi değerlendirmeliler. Bu süreçte bencil olmamalı, “Benim evlenirken karşımdakinden beklentilerim var ama evleneceğim kişinin beklentilerini ben karşılayabilir miyim, yeterli olabilir miyim?” diye kendilerini ölçüp tartarak, çevresine danışarak istişare ile bu önemli kararı vermelidirler.

Karı koca adayları kuracakları birliktelikten oluşacak yeni bireylerin eğitiminden sorumlu olacaklarını unutmadan evliliğe hazırlık aşamalarını tamamlarken kendilerini evliliğe en iyi şekilde hazırlamalıdırlar. Bu süreçte gençler aile büyüklerinin, eş ve dostlarının evlilik öncesinde kendilerine yapacakları uyarı ve telkinleri, tecrübelerini dikkate alırlarsa isabetli kararlar verebileceklerdir.

Bu safhalardan geçerek kurulan ailede bundan sonra eşlerin birbirini tamamlama sorumluluğu başlar. Bu sorumlulukların başlıcaları arasında da ortak hayatları boyunca birbirlerine uyum, birbirlerine hoşgörü ile davranma, birbirlerini idare etme ve birbirlerine saygılı davranma gelmektedir.

İnce ince işlenerek kurulan, kurulduktan sonra titizlikle korunmaya çalışılan ailede her şeyden önce İslam ahlakının yerleşmesi birinci hedef olmalı. Şüphesiz ki her çocuk ailenin bir parçası olarak her türlü davranışlarının, karakterinin temelini aileden alır.  Ailenin bu eğitsel ortamı anne babalar tarafından iyi değerlendirilmelidir. Aileler bu ortamda çocuklarına kendi kültürlerini aktararak, onlara yaşamalarını istedikleri hayat tarzını da öğretmiş olurlar.

Unutmamalıdır ki sadece nasihat vererek, şunu yap, bunu yap gibi direktiflerle çocuklara ailede eğitim yapılmış olmaz. En başta ana babalar kendileri iyi örnek olarak, kararları ortak alarak, meseleleri konuşma yöntemi ile çözerek, hataları büyütmeden insanın hata yapabileceğini özellikle de çocukların hata yapabilecekleri göz önünde bulundurularak çocuklarla iletişim kurup eğitim yapılabilir ve bu eğitimde başarılı olunabilir. Düzenli olarak aile toplantıları tertip edilip aile içi problemler büyümeden çözülmeli ve her durumun aile içerisinde çözülmesi gerektiği hususunda hemfikir olunmalıdır. İşte bütün bunlar gerçekleştirilebiliyorsa ailede eğitim yapılıyor ve bu eğitimler hedefine ulaşıyor demektir.

Ayrıca toplumda diğer aileler de birbirlerini iyi günde, kötü günde destekliyor; bir ailenin meselesi başka bir ailenin derdi oluyorsa ve çocuklar da bu süreçlerin içinde bulunuyorsa “Bu gençlik nereye gidiyor?”, “Sorumsuz gençlik!” diye hayıflanmalar artık olmayacaktır.
Aile eğitiminde anne-babalar yalnızca çocuklarını değil birbirlerini de eğitmek durumundadırlar. Bu eğitim olumlu, uyumlu ve hoşgörü ortamında gerçekleşirse huzurlu bir aile ortamı oluşur.

Aile eğitiminde de Peygamberimiz’in aleyhisselam hayatından bize güzel örnekler vardır. Hz. Peygamberimize aleyhisselam göre kişinin ailesiyle geçirdiği vakit, boşa harcanmış bir zaman değildir. Peygamber Efendimiz aleyhisselam insanlara, bildiğini anlatacağı ilk kişilerin aile fertleri olduğunu öğretmiştir. O, kendisine gelen heyetlere “Ailenize dönün ve onlara öğrendiklerinizi öğretin.” demiştir.

Yine Medine döneminde sabah namazına kalktığı zaman kızı Fatıma radiallahu anha ile damadı Ali’nin radiallahu anh evlerine uğrayıp onları namaza kaldırması da, O’nun, çocuklarının evliliklerinden sonra bile eğitimlerine verdiği önemi bize göstermektedir.

Unutulmamalıdır ki ailede yeterince eğitim almış, huzurlu ortamlarda yetişmiş bireyler diğer insanlarla uyumlu, istikrarlı kararlar verebilen, iletişime açık, başarılı, karakter sahibi, toplumda söz sahibi bireyler olacaktır.

“Ailede Eğitim” bizlerin üzerinde hassasiyetle durup, ailemizde hayata geçirmemiz gereken bir süreçtir. Bütün bu nedenlerle bizim üzerimize düşen görev “Toplum bozuluyor, bu gençlik nereye gidiyor, aile yok oluyor!” gibi serzenişlerimizi artırmak değil, bir an önce ailede eğitimi yaygınlaştırarak sistemli hale getirmektir.

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Ekim 2014

Sayı: 43

Baciyan Arşiv