Haziran 2013 M. Selçuk ÖZDOĞAN A- A+
A- A+

Zihin Kontrolü & Ömer Özkaya

Kıymetli İlkadım Kitaplığı okuyucuları! Bu ay sizlerle Ömer ÖZKAYA’nın Paradoks yayınlarından çıkan Zihin Kontrolü (İnsan Zihnini Kontrol Altına Alma Yöntemleri) isimli kitabını inceleyeceğiz.

Günümüzde çokça konuşulan konular arasında geliyor, insanların çeşitli araçlarla takibi. Hatta dinlenemez, takip edilemez dediğimiz kişilerin bile dinlendiği, bir şekilde takip edildiğini medyadan öğrendik. Bununla ilgili mahkemelerin devam ettiğini biliyoruz. Hele hele yeni işletim sistemlerine ait cep telefonları sayesinde hiçbir gizlimiz kalmadı. Buna ilaveten bu şekilde bizi çevreleyen elektrikle çalışan aletlerle bizleri bir şekilde etkilemeye çalıştıkları da ortaya çıkmaya başladı. Bizim zihnimizi birileri bir şekilde kontrol altına almaya çalışıyor. Başarılı oldukları da söylenebilir. Bunu inceleyeceğimiz kitapta daha iyi görüyoruz.

Yazar kitabını kendisine ulaşan bazı belgeler vesilesiyle yazmaya başlıyor. E.T isimli biri İsveç’te fiziksel ve zihinsel işkencelere tabi tutuluyor. Şimdi de kimsenin duymadığı sesler uydu aracılığıyla beynine gönderiliyor. Gerçekten böyle bir zihin kontrolü var mı? Varsa bunu kimler kullanıyor? Soruları yazarımızın zihnini meşgul ediyor ve elimizdeki kitap ortaya çıkıyor. Prof Dr. Haluk NURBAKİ’nin bu konuyla ilgili tespitleri dikkat çekicidir:

“İnsan zihinlerine etki, mikro hertz üzerinden bir dalga harekâtıyla mümkündür. Bizim dinimiz İslam’ın temelindeki şeytan kavramı, bununla çok paraleldir. Şeytan, insana istediğini yaptırmak için bir dalga harekâtına nüfuz eder. İnsana içki içmesi, zina yapması ve yahut da hırsızlık yapması için vesvese verir ve yaptırır. Şeytan bu insanı nasıl etkiliyorsa işte kesinlikle dalga harekâtı da böyle etkiliyor insanı… Ve adam dayanılmaz bir baskı altına giriyor ve o işi yapıyor. Buna çare olarak da Haluk NURBAKİ şunu tavsiye ediyor: Bizim fark etmediğimiz pek çok hadisede zihinsel disiplin vardır. Bu konuda dinimiz İslamiyet’in çok ciddi kuralları vardır. Mesela bir işi yapmaya kalkışmadan önce niyet edilmesi… Niyet etmek zihinsel bir disiplindir, besmele çekmek bir zihinsel disiplindir. Bunlar dalga harekâtına yakalanma ihtimalini iyice düşürür ve azaltır. Allah bunları bizden boşuna istememiştir.

Bunu bir paranoya haline getirmeyin; ancak kullandığınız her cihaz düşmanlarınız tarafından, uzaktan sizi öldürebilmek maksadıyla adeta bir bomba gibi de kullanılabilir. Masanızın üzerindeki bilgisayarınız, cep telefonunuz, otomobilinizin radyo teybi vs. siz onu kullanırken onu uzaktan patlatıp sizi öldürebilecek teknolojik düzeyi çoktan aştılar. Cep telefonu kullanan kişinin yerinin saptanması artık “Çocuk Oyuncağı”. Alman İstihbarat Örgütü (BND) cep telefonunun mikrofonunu uzaktan devreye sokarak çevredeki sesleri dinleyebiliyor. (s.289)

Tüm internet ve cep telefonları ağının mikrodalga silah endüstrisinin etkisi altına girdiği söyleniyor. İddiaya göre, bu teknolojide meydana gelen yeni gelişmelerle artık insan beyni dalgalarının kopyalanması söz konusu oluyor. EEG sinyallerinin içindeki kızgınlık, nefret, kıskançlık, depresyon, korku gibi duyguların dalga boylarının tespit edilip bilgisayar aracılığıyla izolasyonu gerçekleştirildikten sonra, seçilen duygu dalgasının başka bir insan beynine kopyalanmasının mümkün olabileceği söyleniyor.

Kitapta bizleri şaşırtan bilgiler çok fazla. Amerika’nın dünyayı nasıl dinlediğini, Türkiye’nin bu işteki konumunu, zihin kontrol deneyleri ve sonuçlarını vb… Birileri dünyaya dinleyecek teknolojilerle uğraşırken bizleri nelerle uğraştırıyorlar, farkında mıyız?


Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Haziran 2013

Sayı: 299

İlkadım Arşiv