Mayıs 2014 Nureddin SOYAK A- A+
A- A+

Tevekkülsüz Olmaz!

Allah davasına hizmet edenlerin olmazsa olmaz özelliklerinden biri de tevekkül ehli olmalarıdır. Öncelikle tevekkülü iyi anlamak gerekir. Tevekkül, Rabbe kayıtsız şartsız bir teslimiyettir. Dünya imtihan yeridir. Başta peygamberler olmak üzere, Allah’ın sevgili kulları en şiddetli bela ve musibetlerle imtihan olmuşlardır. Peygamber kıssaları ibretlik olaylarla doludur. Peygamberlerin yolunu ve izini takip eden, samimi ümmetler menzili maksuduna ermişler, diğerleri ise yolda kalmıştır. Tevekküllün en muhteşem örneklerinden biri de şüphesiz Hacer validemizdir.
“Ey İbrahim, bizi burada, hiçbir insanın, hiçbir yoldaşın bulunmadığı bir yerde bırakıp nereye gidiyorsun?” diye seslendi. Bu sözü birkaç kere tekrarladı…
“Böyle yapmanı sana Allah mı emretti?” Dedi. Hz. İbrahim bunun üzerine “Evet!” buyurdu. Kadın: “Öyleyse Rabbimiz bizi burada perişan etmez!” dedi, sonra geri döndü. Hz. İbrahim de yoluna devam etti. (Buhari)
Rabimiz de onu bu katıksız teslimiyeti sayesinde iki cihanda aziz eyledi. Onun hatırası hac ve umre ibadetinin say bölümünde kıyamete kadar yâd edilecektir.
Allah davası için yola çıkan hizmet insanı, ister kadın olsun ister erkek olsun, ihlâs ve samimiyetle Rabbine tevekkül etmelidir. Hacer validemiz gibi tek başına kalabileceğinin de hesabını yapmalıdır. Allah’tan gayrısına güvenerek, Allah yolunda hizmete çıkan kişi, başta kaybetmiş demektir.
Rabbimiz buyurdu ki:
“Musa: ‘Ey kavmim! Eğer siz gerçekten Allah’a iman etmişseniz, eğer Ona teslim olmuş kimseler iseniz, artık sadece ona tevekkül edin’ dedi.” (Yunus, 84)
Dün de, bugün de, yarın da tevekkülünü ihlâs ve samimiyetle Rabbine yapanlar, kazanmıştır, kazanmaktadır, kazanacaktır.
Ferdî, ailevî ve toplumsal münasebetlerinde her an bin bir çeşit imtihandan geçen kulun bu imtihanları başarı ile geçmesinin yolu, Rabbine katıksız teslimiyet ve tevekkülden geçer.
“Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımcısız bırakırsa, Ondan sonra size kim yardım edebilir?” (Al-i İmran, 160)
Mü’min, Rabbinin müsaadesi olmadan hiçbir şeyin olamayacağını, hiç ama hiç unutmamalıdır.
“Rabbimiz her şeyi ilmiyle kuşatmıştır. Biz yalnız Allaha tevekkül ettik.” (Araf, 89)
Rabbimiz her şeyi kuşattıktan sonra, mü’min de Rabbine tevekkül ettikten sonra, artık ne gam ne de keder. Rabbi o kuluna yetmez mi?
“Bütün işler ona döndürülür. Öyleyse O’na kulluk et ve O’na tevekkül et.” (Hud, 123)
Allah davasına hizmetin, engelleri pek çoktur. Eziyet ve meşakkatler de hiç bitmez Kâfirler, münafıklar, fitne ve fesat ehli boş durmaz. Bunları aşabilmenin yolu ise Rabbimize tevekküldür.
“Kâfirlere ve münafıklara itaat etme! Onların eziyetlerine aldırma ve Allah’a Tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.” (Ahzab, 48)
“Sana ‘baş üstüne’ derler. Fakat senin yanından çıktıklarında, içlerinden bir takımı, geceleyin; söylediklerinin aksini kurarlar. Allah onların geceleyin kurduklarını yazmaktadır. Sen onlara aldırma. Allah’a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.” (Nisa, 81)
Mü’minler, Rıza-yı Bari’ye ulaşma için yaptıkları her hayırlı işte Rablerinin yar ve yarıcısı olacağını unutmamalıdır.
“Hâlbuki Allah onların yardımcısı idi. Mü’minler, yalnız Allah’a tevekkül etsinler.” (Al-i İmran-159)
Hizmet ehli mü’min, yaptığı hizmetlerde azim ve gayret sahibi olmalıdır. Hiçbir kimse onun azim ve gayretini engelleyememelidir.
“Bir kere de karar verip azmettin mi, artık Allah’a tevekkül et. Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever.” (Al-i İmran, 122)
“Eğer yüz çevirirlerse de ki: Bana Allah yeter.” (Tevbe, 129)
Hizmetler sabır ve sebat ister. Hizmete talip olan, her çeşit olumsuzluklara hazır olmalıdır.
“Onlar sabreden ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimselerdir.” (Ankebut,  59)
Daralan, bunalan, sıkılan, Rabbine yönelsin onun kelamına müracaat etsin. Onda her derdine derman bulacaktır.
“Onun ayetleri kendilerine okunduğu zaman onların imanlarını artırır. Onlar sadece Rablerine tevekkül ederler.” (Enfal, 2)
Rabbimiz bize yollarını açık seçik bir şekilde göstermişti. Nefislerini hizmetlere bulaştırmayanlar için yol aydınlıktır. Ona sarılanlar yolunu şaşırmazlar.
“Allah, bize yollarımızı dosdoğru göstermişken, biz ne diye ona tevekkül etmeyelim.” (İbrahim, 11)
“Gerçek şu ki; şeytanın, inanan ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimseler üzerinde bir hâkimiyeti yoktur.”
Hizmet ehli müslümanda rızık endişesi asla olmaz.
“Onu beklemediği yerden rızıklandırır. Kim Allah’a tevekkül ederse, O kendisine yeter.” (Talak, 3)
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz buyurdu ki:
“Siz Allah’a hakkıyla tevekkül edebilseydiniz, sizleri de, kuşları rızıklandırdığı gibi rızıklandırırdı: Sabahleyin aç çıkar akşama tok dönerdiniz.” (Tirmizi)
“Evden çıkınca kim: ‘Allah’ın adıyla Allah’a tevekkül ettim, güç ve kuvvet Allah’tandır’ derse kendisine: ‘İşine bak, sana hidayet verildi, kifayet edildi ve korundun da’ denir, ondan şeytan yüz çevirir.” (Nesai, Ebu Davud, Tirmizi)

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Mayıs 2014

Sayı: 310

İlkadım Arşiv