Ocak 2023 Ömer Faruk ÖZCAN A- A+
A- A+

SOSYOLOJİK SİYER- İletişimde Nebevi Ölçüler - 1

Hayatı anlamlı kılmak ve yaşam kalitemizi artırabilmek için ihtiyaç duyduğumuz en önemli kavramlardan bir tanesi de iletişimdir. Bugün kendini ispatlamış özel ve tüzel kişiler, iletişim için hem özel zamanlarını hem de önemli sayılabilecek maddiyatını harcayarak kurslar ve seminerler almışlardır. İletişim, sosyolojik olarak detaylı bir incelemeye tabi tutulursa, bu konuda başarılı olanların büyük bir kısmı kendisini iyi bir şekilde tanıma ve tanıtmakla işe başlamıştır. Biz de genelde tüm Peygamberlerin (as), özelde Peygamberimizin (sav) kendilerini iyi tanıdıklarını, hem dil hem de hal ile şahıslarını çok iyi tanıttıkları kanaatindeyiz.

Peygamber Efendimizin Kendilerini Tanıma ve Tanıtması

İletişimde “kendini tanıma” sözüyle kişinin, kendisiyle, düşünce ve duygularıyla ilişki kurması, kendinde olup biten duygusal ve düşünsel süreçlerle ilgili bir anlayışa kavuşması dile getirilmektedir. (1)

Bilindiği gibi Hz. Peygamber (sav), Mekke’de hem çocukluk dönemini hem de gençlik dönemini gayet güzel bir şekilde geçirdi.

Güvenirliliğinin yanında toplumca bilinen farklı bir yönü de çok çalışkan olmasıydı. Efendimiz, evlilik dönemi de dahil olmak üzere halkın bizzat içinde ve sade bir hayat yaşamaktaydı. Bundan dolayıdır ki, peygamberliğini ilan ettiğinde, insanların; “O ihtar (Kur’ân, başka kimse kalmadı da), aramızdan ona mı indirildi? ...”(2) şeklindeki itirazlarıyla karşılaştı.

“... Allah dileseydi ben onu size okumazdım ve onu size hiç bildirmezdi. Ben ondan önce aranızda bir ömür boyu kalmıştım (böyle bir şey yapamamıştım), düşünmüyor musunuz?” (11) ayeti hem Peygamberimiz hem de muhatapları açısından çok ama çok önemlidir.

Peygamber efendimizin, kendisini, hem Mekke’de hem de Medine de çok yalın bir şekilde tanıttığını biliyoruz.

“Bir adam Peygamber'e (sav) geldi. O'nun karşısında durunca adam korkudan titremeğe başladı. Bunun üzerine Resulullah (sav): 'Korkma, rahat ol. Ben kral değilim. Ben ancak Kureyşli kuru et yiyen bir kadının oğluyum.' dedi.”(4) Peygamber efendimiz tevazu sahibi oluşunu hem bu sözüyle hem de yaşantısıyla ortaya koymuştur.

Alemlere rahmet Efendimiz, Peygamberlik konumunu da şu şekilde aktarmaktadır:

"Benimle, benden önce geçen peygamberlerin misali, birtakım evler inşa eden, onları iyi, güzel ve mükemmel yapan, ancak köşelerinden birinde bir kerpiç yeri bırakan bir adamın misali gibidir ki, insanlar dolaşmaya ve binayı beğenmeye başlarlar ve 'Şuraya bir kerpiç koysan da binan tamam olsa..." derler. İşte o kerpiç benim."(5)

Rabbimizin Peygamberimizi Tanıtması

“... Ben size Allah’ın hazineleri yanımdadır, demiyorum. Gaybı da bilmem, size ben meleğim de demiyorum. ...”(6)

Efendimiz, hayatını vahiyle yaşayan bir önderdir.

"O kendiliğinden konuşmamaktadır. O'nun konuşması, ancak bildirilen bir vahiy iledir." (7)

Efendimiz, bağışlanmış bir peygamberdir.

"Allah böylece, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlar." (8)

Efendimiz, ahlakta zirvedir.

"Şüphesiz sen büyük ahlak üzerinesin." (9)

Efendimiz, rahmet peygamberidir.

"Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik." (10)

Yüzlerce ayet içerisinden birkaç tanesini yazmakla yetineceğiz. Rasulullah Efendimizi ve kendimizi tanımak için ilk kaynak, Kur’an-ı Kerim’dir.

İletişimin başı, kendimizi tanımak ve tanıtmak demiştik ya, acele etmeden ve üzerimize alınarak hayat kitabımızı okumaya başlayalım. Kendimizi tanıyınca, tanıtmaya başlamak için sözden çok öze ihtiyaç duyacağız. Aceleci olan insanın acelesiz ama ivedilikle halletmesi gereken meselelerinden bir tanesini, Efendimiz (sav) örnekliğinde kısaca yazmaya gayret ettik.

Selam ve dua ile…

KAYNAKÇA

  1. Doğan Cüceloğlu, Yeniden İnsan İnsana, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1999, s. 94-95. Hz. Muhammed’in Bazı İletişim İlkeleri, 273
  2. Sâd, 8.
  3. Yûnus, 16
  4. Hakim, Müstedrek, H/4366; Hatib, Tarih, VI/277, 279; Zebîdî, İthafu's-Sadeti-Muttakîn, VI1/142; Heysemî, Mecmau'z-Zevaid, IX/20
  5. Buharî, Sahih, kitabu'l-menakib, 18 hadis no: 3534; Müslim, Sahih, kitabu'l-fedail, 7, hadis no: 23; Beyhakî, Sünenü'l-Kübra, 9/5; Delailu'n-Nubuvve, 1/365, 366; İmam Ahmed, Müsned, 3/361.
  6. En’âm (6): 50
  7. Necm, 3-4
  8. Fetih, 29
  9. Kalem, 4
  10. Enbiya, 107

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr