Kasım 2022 Ömer Faruk ÖZCAN A- A+
A- A+

SOSYOLOJİK SİYER- İhtiyacımız Olan Devlet: Adalet

Oturduğumuz, kalktığımız, üzerinde gezindiğimiz dünya, Sünnetullah (Allah’ın evrendeki yasaları) ile yaşamını sürdürmektedir. Rabbimizin özellikle Fiziksel ve Biyolojik yasaları kâinatın ayakta durması demektir. Toplumsal yasalar ise yaşanan bölgeye göre farklılıklar içermektedir. Ne yazık ki, dünya Allah’ın sosyolojik yasalarından uzak yaşamakta ve sayılamayacak kadar da çok dert ile mücadele etmek zorundadır. Tarih sayfaları, insanlık adaletten ne zaman uzak kalsa başından bela eksik olmaz diye defalarca hatırlatma yaptı bize. Peygamberlerin sosyal çalışmalarının başında da adalet yer almaktadır.

Yaşantısıyla bize örnek olan Efendimizin aleyhisselam önemli ve pusula hadislerinden bir tanesini yazımızın merkezine aldık. Adalet dedi, Peygamberimiz aleyhisselam;

“Yönettikleri insanlara, ailelerine ve sorumlu oldukları kişilere adaletle davrananlar, Allah Teâlâ katında, Rahmanın yanında nurdan minderler üzerinde ağırlanacaklardır.” (Nesai, Adabul Kuddat 1)

Özel sektör veya kamuda idareci olanlar, elinizin altında olanlara adaletle davranmakla emrolundunuz. Hatta ilk adaletiniz işe alacağınız personel seçiminde olmalı. Liyakat ve ehliyet, vazgeçilmez iki kriter olmalı. Hak edenin hakkı verilmezse, iki türlü sorun oluşur. Hem hak edenleri kaybederiz hem de işin sağlıklı yapılmasının önüne set çekeriz. Bu işin vebal kısmı da cabası. Elbette bazı vazifelerin güvenlik soruşturması iş kadar, hatta işten de önemli olabilir. Burada görevlilere çok daha fazla iş düşmekte, hak ve hakikat namına.

Belki de adaleti ilk tesis etmemiz gereken yer kendi benliğimizdir. Zaman zaman nefsimizi sanık sandalyesine oturtup yargılamalıyız. Kendimizi kurtarmak için de manevi rüşvetten sakınmalıyız. Vicdanımızın hâkim olduğu davalardan beraat edemiyorsak, eğitime ve çalışmaya devam etmeliyiz. Adaleti kendi bünyemize kabul ettirmeden ne hâkim ne savcı ne de avukat olabiliriz.

Aile bizim en sağlam tutmamız gereken kale ya! İşte bu kalede adalet kaptan olmalı. Bize çok hizmet edeni severiz. Normaldir, ama sevgi bizi hak yemeye götürmemelidir. Anadolu’da yaşayanlar ve az da olsa orada bulunanlar bilir, halen çoğu bölgemizde miras konusunda kadınlara uygulanan bir haksızlık var. İslam öncesi toplumda hiçe sayılan kadın haklarını Cenab-ı Hakk vahiyle garanti altına aldı. Mirastan pay verilmeyen kadınlar bir pay almaya başladılar. Öyle ki, kadının aldığı bir pay, erkeğin aldığı iki paydan daha değerlidir. Çünkü erkek paylardan birini ihtiyaç durumunda anne-babasının bakımına, diğer bir payı zaten çekirdek ailesinin geçimine harcayacaktır. Kadının elindeki bir pay ise kendi inisiyatifinde kalacaktır. Şimdilerde cahiliye dönemini anımsatan miras paylaşımında adaletten söz etmek mümkün değildir. Sadece olayı miras paylaşımına da has kılmamak gerekir.

Hayatın her alanında, özellikle de kravatlı dairelerde, hak ve adaletin, adamına, dayısına ve gelecek telefona endeksli olarak konuşulması, itiraz edilmesi ve hatta masaya yatırılıp bir daha kaldırılmaması gereken bir konudur. Bizden öncekiler bize yaptıkları için dahi olsa adaletsiz davranmayalım. Müslüman olmanın farkını gittiğimiz, yönettiğimiz ve hizmet ettiğimiz her yerde göstermek mecburiyetimiz var. Mecburiyet kısmı insanların görmesi için değil, el-Adl olan Allah’ın (cc) görmesi içindir.

Biraz da kafamızı “medeniyetle” yaşayan Batı’ya çevirelim. Dünyanın jandarması olduğunu korkak halklara kabul ettirmiş, arsası ve yaşayanı çok olan ama dünyaya kan kusturan, özellikle de Müslümanlara rahat yüzü göstermeyen ABD’nin adaletinden bahseden biri olduğunda ağızının ortasına Osmanlı tokadını indiresim var. Afganistan, Irak, Suriye halkları adına vurasım var, serseri devlet övücülerine.

Hele bir de Fransa diye bir ülke var, tamamen yalan üzere yaşayan. Tek söyleyeceğim şey, Afrika’nın ahı çıkacak.

Bazen “adalet nerede” diyenlere Minyeli Abdullah filminin bir repliğinden cevap veriyorum.

Merak edenler sorabilirler.

Dünyada adaletin tesis edilmesi için önce biz adil olmak zorundayız.

En azından bizim dünyamıza adalet gelir.

Selam ve dua ile…

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr