Ağustos 2018 Ömer Faruk ÖZCAN A- A+ Sesli Dinle    |  
Sesli Dinle    A- A+

SOSYOLOJİK SİYER-Çalışan ve Çalışkan Peygamber

Daha küçük yaşlarda iken bir insanın yaşayabileceği çok sayıda imtihanı seri bir şekilde tüm hücrelerinde hisseden ve hayatı öğrenen peygamberimiz aleyhisselam, toplum tarafından her daim sevilen bir gençti. Babası, efendimiz anne karnında iken vefat etmişti. Babasıyla hiçbir sosyal faaliyet yapamayan, şakalaşamayan ve arkasındaki baba gücünü hep yakın akrabalarından gören efendimiz aleyhisselam, annesini de altı yaşında kaybedince iyiden iyiye mahzunlaştı.

Dedesi kendisine herkesten ve her şeyden kıymetli olsa da anne-baba sıcaklığı tabi ki aranmaktaydı. Dedesiyle geçirdiği güzel zamanlar da çok uzun sürmedi ve Ebu Talib himayesi efendimiz aleyhisselam’ın en uzun soluklu dönemi oldu. Hz. Fatıma binti Esed’in (Ebu Talib’in eşi) peygamberimize olan ilgisi ve sevgisi peygamberimiz tarafından hep hayırla hatırlanmış ve peygamberimiz kendisine “Annemden sonra annemdir” demiştir.

Efendimiz, doğduğu ve yaşadığı şehir Mekke’yi çok sever, “şehirlerin anasına” methiyeler dizerdi. Çünkü “emin belde”de acısıyla tatlısıyla elli üç yıl geçirmişti.

RASULULLAH’IN ŞEHRİ MEKKE’NİN YAPISI

Hz. Peygamber aleyhisselam’ın doğduğu, kendisine peygamberlik görevinin verildiği ve risalet döneminin on üç yılının geçtiği Mekke, cahiliye döneminde Afrika ile Asya kıtaları arasında önemli bir stratejik ve coğrafi konuma sahip olan Arabistan’ın önemli şehirlerinden olup, ticari faaliyetler açısından oldukça önemli bir konuma sahipti. Bu konumu hem ulusal hem de uluslararası düzeyde idi. Zira başta Ukaz panayırı olmak üzere bölgede kurulan panayırlar sayesinde iki düzeyde de ticari, sosyal ve kültürel alanda çeşitli faaliyetler gerçekleştirilmekteydi. Hz. Peygamber’in müntesibi olduğu Kureyş kabilesi de ticari faaliyetlerin başını çekmekteydi. Bu çerçevede Hz. Peygamber’in de ticari hayatta yer aldığı bilinmektedir.

EFENDİMİZİN İŞ HAYATI

Hz. Peygamber aleyhisselam’ın risaletten önce ve sonra ticaretle meşgul olmasındaki amacı, sadece hayatını kazanmaktı. Bu arada Hz. Peygamber, ticaretten önce tüm peygamberlerin ortak mesleği olan çobanlık yapmış; çocukluk döneminde ücret karşılığında Karârît’te Mekkelilerin koyunlarını gütmüştür.

Hz. Peygamber aleyhisselam’ın ticari amaçla gerçekleştirdiği seferlere bakıldığında Şam, Yemen, Habeşistan ve Bahreyn’e gittiği kaynaklarda ifade edilmektedir. Hz. Peygamber’in Mekke dışına yaptığı ilk ticari yolculuğuna dair kaynaklarda amcası Ebu Tâlib ile katıldığı Şam seferi zikredilmektedir. Hz. Peygamber, dokuz veya on iki yaşında iken katıldığı bu seferde amcasıyla birlikte Suriye topraklarındaki Busrâ’ya gitmiş ve bu yolculuk birinci Şam seferi olarak adlandırılmıştır.

Hz. Peygamber’in, Hz. Hatice adına genç dişi deve karşılığında Yemen tarafında bulunan Curaş’a gittiği ve Hicaz-Yemen yolu üzerinde bulunan Hubâşe panayırına katıldığı bilinmektedir. Meşhur Tihâme kumaşlarının satın alınıp Mekke’ye getirilmesi amacını taşıyan bu sefer, Hz. Hatice’nin daha önemli bir görevi, yani Suriye’ye bir ticaret kervanı götürme görevini Hz. Peygamber’e vermesi sonucunu doğurmuştur. Hz. Hatice’nin Hz. Peygamber’i Suriye’ye giden kervanın başına geçirmesi konusundaki farklı rivayetlerle birlikte, Hz. Hatice’nin daha önce gönderdiği kervanlardan daha fazla kâr etmesi ve güvenilir vasfı nedeniyle Hz. Peygamber’i Şam’a gönderdiği anlaşılmaktadır. Bu sefer dönüşünde de evlilikleri gerçekleşmiştir.

Hz. Peygamber’in Arap Yarımadası’nın doğu kısmında yer alan Bahreyn’e birkaç defa sefer yaptığı hadiste zikredilmektedir. Rivayete göre Hz. Peygamber’in, Mekke’nin fethinden sonra gelen heyetlerden birisi olan Abdu’l-Kays kabilesinin lideri el-Eş’ac’a değişik kasabalar ve durumları hakkında sorular sorması ve Safa beldesi ve önemli panayırlardan olan Muşakkar ile Hecer ve bazı yerleşim yerlerinden bahsetmesi üzerine heyettekiler şaşırdılar. Allah Resûlü de oralara sık sık gittiğini ve onların misafirperverliklerini gördüğünü ifade etti. Kaynaklarda Hz. Peygamber’in Habeşistan’a seferi hakkında bilgi bulunmamakla birlikte M. Hamidullah aşağıdaki gerekçeler nedeniyle bunu muhtemel görmektedir:

Hz. Peygamber’in Habeşistan’a ikinci kafilenin hicretinde Necaşi’ye yazdığı mektuptaki samimi ifadeler, Hz. Peygamber’in bazen özellikle Habeşçe kelimeler kullanması ve Mekkeli tacirlerin Necaşi’nin memleketine sık sık seyahat etmeleri bu ihtimali güçlendirmektedir. Yine Hamidullah’a göre bu seyahat muhtemelen deniz yoluyla gerçekleşmiştir. Hz. Peygamber aleyhisselam bütün bu süreçte şahsi tecrübeler edinmiş ve ticari hayatında başarılı olmuştur.

Hz. Peygamber aleyhisselam’ın ticari hayatta yer aldığı süre içerisinde gerçekleştirdiği ticari muameleler ve ortaklıklara göz atıldığında öncelikle ifade etmek gerekirse, ticari hayatında meşru olan muameleleri yerine getirdiği görülecektir. Mesela, satış yapmış ve satın da almıştır. Ortaklık ve vekillik yapmış; aynı şekilde vekil de tayin etmiştir. Peşin alışverişi yanında borçla da almıştır. Bu noktada Hz. Peygamber’in nübüvvetten ve hicretten sonra satın alma akitleri, satıştan daha çoktur. Eldeki bilgilere göre ücret karşılığında çalışan Hz. Peygamber aleyhisselam’ın, ücret mukabilinde insanlar çalıştırdığı ve vekil kullandığı da anlaşılmaktadır.

Hayatı daha genç yaşlarda omuzlamaya başlayan efendimiz aleyhisselam hem kendi işini hem de başkalarının işlerini yaparken o dönemin şartlarına göre başarı ve kar elde etmiştir. Diğer ahlaki özellikleri övüldüğü gibi iş hayatındaki çalışkanlığı da herkes tarafından takdir edilmiştir. Kendi yetim olan peygamberimiz aleyhisselam, başta Ebu Talib ailesi olmak üzere kimseye yük olmamaya dikkat ettiği gibi, amcasının yükünü almaya / ona maddi olarak destek olmaya önem ve özen göstermiştir.

Daha peygamber olmadan dahi tertemiz bir hayat yaşayan canımız efendimize salât ve selam olsun.

Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Ağustos 2018

Sayı: 361

İlkadım Arşiv