Ocak 2013 Mehmet ŞENTÜRK A- A+
A- A+

Sigara İçmenin Hükmü

Bu konuyu aklî, sıhhî, kamusal, malî ve asıl önemlisi dinî olmak üzere çok yönlü ele almakta fayda vardır.

Aklî yönden: Bir insan düşünün, her gün sabah cebinden on lira çıkarıp sobaya atıyor ve yakıyor. Bu kişi hakkında ne düşünülür? Sigara içen kişi de aynı parayı yakıyor ama kendisine ve etrafındakilere zarar vererek. Hangisi daha akıllıca hareket ediyor? Düşünelim. Oksijenle temizlenmesi gereken akciğerimizdeki kana karbon monoksit gazı göndermek akıl karı bir iş olabilir mi? Temiz havadan rahatsız olmak anlamına gelmekte değil midir?

Sigara içen insanımız bir gün sigara içmeyip sigaraya verdikleri para bir fonda toplansa, toplanan trilyonlarca liraya devasa fabrikalar yaptırılıp, istihdam ve ülke üretimine sağladığı katkıyı düşünebiliyor muyuz? Ayda bir gün bu işlem tekrar edilse hem insanımız daha sağlıklı yaşar hem de ülkemizin en önemli sorunu işsizliğe katkı sağladığı görülür.

Sıhhî yönden: “İnsanların çoğunun aldandığı (ve kıymetini takdiredemediği) iki nimet vardır. Vücut sıhhati ve boş vakit”.(Buhari, Tirmizi) “İman müstesna, hiç bir kimseye sıhhatten daha hayırlı bir nimet verilmemiştir”. (Tirmizi, Hadis No: 3553)

Bu gün sigaranın 2000 civarında zehir içerdiğini, pek çok hastalığın sebebi olduğunu, içenlerin sadece kendilerine değil, içmeyenlere dahi zarar verdiklerini bilim kesin olarak ortaya koymuştur.

Sağlık Bakanlığı’nın çocuklar üzerinde yaptığı bir araştırmaya göre 13-15 yaş grubundaki çocukların yüzde 35’i alkol kullanırken, yüzde 50’si sigara içiyor. Gençlerin yüzde 29,3ü en az bir kere sigara içmeyi denediğini söylüyor. Araştırmada, sigara, alkol ve uyuşturucu kullanımının özellikle çocuklar arasında yaygınlaştığı ve önemli bir toplumsal soruna dönüştüğü vurgulanıyor. Sigara, akciğer, mide ve prostat kanserleriyle kalp damar hastalıklarının en önemli sebebi. Akciğer ve gırtlak kanserlerinin yüzde 90’ı, tüm kanserlerin yüzde 30’u, bronşit ölümlerinin yüzde 75’i ve kalp krizlerinin yüzde 25’i sigaradan kaynaklanıyor. Bu da beyin, kalp ve damarların tahribine sebep oluyor. Sigara içenler, içmeyenlerden daha hızlı yaşlanırken, sigara erkek ve kadınlarda kısırlık ihtimalini 10 kat artırıyor. Doktorların tespitlerine göre, sigara içen bir kişi ile bir evde 4 saat kalan sigara içmeyen bir kişi, 10 adet sigara içmiş gibi zehirlenecektir.

Kamusal yönden: Araştırmalara göre her yıl 100 bin kişi sigaradan hayatını kaybediyor. Çocukların yüzde 75i ise pasif içici konumunda.

Türkiye’de geçen yıl sigaraya 9 milyar dolar harcandı. Parasını tütüne yatıran 25 milyon tiryaki, karşılığında ölüm ve hastalık aldı. Sigara şirketleri kârına kâr katarken, her yıl 100 binden fazla insan sigaranın yol açtığı hastalıklar sebebiyle hayatını kaybetti. Yüz binlercesi de astım, kronik bronşit ve kalp damar rahatsızlıklarına yakalandı.

Sigaranın dumanı atmosferi kirletme özelliğine sahip olduğundan onu içen kişi en başta eşi ve çocukları olmak üzere, çevresinde bulunanlara, içinde yaşadığı topluma ve nihayet bütün dünyaya zarar vermektedir.

Yaklaşık 30 milyon kişi ülkemizde sigara kullanmakta. Bütün sigaraya verilen paralar muhtaç insanlarımıza verilse hem bu sigara içen insanlar sağlıklı yaşar, hem hayır yaptıkları için cennete giden yolda mesafe alırlar hem de fakir diye bir halk kalmaz. Suç işleme oranları daha aşağıya çekilmiş olur.

Ayrıca,  bir hadislerinde Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz; “Müslüman elinden ve dilinden, Müslümanların incinmediği insandır” diye buyurmaktadır. Umumî bir toplantıda sigara içen bir şahıs, diğer sigara içmeyenleri de belli bir nispette zehirlemektedir. Bu sigara içmeyen diğer mü’min kardeşlerine eziyet etmek değil de nedir? Sigara içen şahıs, farkında olmadan başkalarının kul hakkını almış olmaktadır. Kul hakkının ‘’ahirette hesabını vermenin en zor bir hak olduğu hepimizce malumdur.

Malî yönden: Yıllık ilaç harcaması 8 milyar dolar olarak gerçekleşen Türkiye’de sigaraya 9 milyar dolar ödeniyor. Günlük sigaraya 10 tl veren bir insan ayda 300 tl, yılda 3600 tl veriyor. 30 yıl sigara içen bir insan (eşi içmiyorsa) yaklaşık 100 000 tl ödüyor. Bu parayla insana hem dünyada hem de ahiret’te fayda sağlayacak neler yapılmaz ki?

Dinî yönden: Yukarda işaret edilen hususlar elbette önemli ama bir mü’min için belki de en önemli olan bu konunun dinî yönüdür. İsraf yönü, sağlık emanetine ihanet yönü, başkalarına zarar verme ve kötü örnek olma konusu bunların tamamı sigarayla beraber gündeme gelmektedir.

Kur’an ve sünnette adı geçmeyen bir şeyin hükmünü anlamak için İslam’ın bazı genel kuralları vardır. Bunlardan birisi şudur: “Eşyada aslolan, ibahadır”. Yani, her şey insanlar için yaratılmıştır. Bazı şeylerin ise haram olduğu açıklanmış, böylece hükmü bildirilmeyen şeyler de helal olarak kalmıştır demektir. Bir diğeri de şudur: “…işte o Peygamber onlara iyiliği emreder, onları kötülükten meneder, onlara temiz şeyleri helâl, pis şeyleri haram kılar…(Araf, 7/157)

Yani pis ve zararlı olan şeylerin haram oluşu.

Bu iki genel kural, beraberce düşünüldüğü zaman sigara için karşımıza şöyle bir sonuç çıkar: Sigara hakkında kaynaklarda bir şey söylenmediğine göre onun hakkında hüküm verebilmemiz için onun pis ve zararlı olup olmadığına bakmalıyız: Eğer onun pis ve zararlı olduğunu söyleyebileceğimiz özellikleri varsa haram olduğuna, yoksa helal olduğuna hükmetmeliyiz. Sigaranın pis ve zararlı olduğu konusunda bugün ihtilaf yoktur. Sigaranın çok zararlı olduğunu ve ölümcül olduğunu bütün tıp otoriteleri beyan etmektedir.

Bununla birlikte Hanefî gelenekte şöyle bir anlama metodu vardır: “Kıyasa/kurallara göre haram olan, ancak Kuran-ı Kerim’de ve sünnette adı ve hükmü açıkça zikredilmeyen şeylere haram yerine, tahrîmen mekruh demek daha uygundur. Gerçi bununla kastedilen de haramlıktır, ancak bir şeye haram ya da helal hükmü vermek sadece Allah’a (cc) ait bir hak olduğu için, haram olduğu kesinkes anlaşılsa bile, Kur’an’da haram denmeyen şeylere nezaketen, tahrimen mekruh demek daha güzeldir.” Bu sebeple son dönem Hanefîler sigara için “tahrimen mekruh” hükmünü tercih etmişlerdir. “Tahrîmen mekruh”, kanun hükmünde kararname gibi, haram hükmünde mekruh demektir.

Allah Teâla şöyle demiştir: “Yakınına, düşküne, yolcuya hakkını ver; elindekileri saçıp savurma. Saçıp savuranlar, şüphesiz şeytanlarla kardeş olmuş olurlar; şeytan ise Rabbine karşı pek nankördür.”. (İsra, 17/26-27)

Sigara içmek malı saçıp savurma ve israf kapsamında bir eylemdir.

“Zarar görme de yoktur. Zarar verme de yoktur”. (Ahmed b. Hanbel, 1/313)

Sigara içen kişinin kendisi başta olmak üzere etrafında bulunanlara zararlı olduğu aşikârdır.

Allah’ın elçisi şöyle demiştir: “Kim Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsa çevresine eziyet vermesin.” (Buhari, Rikak, 23, Nikâh, 80, Edeb, 31, 85; İbnMace, Edeb, 4; Ahmed b. Hanbel, 2/267)

Sigara içen kişinin sigara dumanı ile eşine, çocuklarına ve etrafında bulunanlara, namaz kılarken yanında duran cemaate eziyet vereceği açıktır. Bu aynı zamanda bir kul hakkı ihlalidir.

O halde kıymetli okuyucu;  insan hangi gerekçeyle sigara içebilir....? Rabbim bu illetten sigara içen kardeşleri kurtarsın. Âmin yâ Muîn...


Yazımızı paylaşın..

Facebook Twitter Whatsapp’ta Paylaş Google Email Print LinkedIn Pinterest Tumblr

Ocak 2013

Sayı: 294

İlkadım Arşiv